
Çok teşekkür ederimmm 💕💕
Bu konuda bende bir ara dertliydim ama Allah beni bu zamana göndermişse bende bu zamana iz bırakmalıyım gibi bir düşünce ile toparladım konuyu 🙃
Ya bu kitap bizde var ama pek okuyasim gelmemişti burada görünce şaşırdım
Konu ölçmek değil, ölçünün kaynağı. Ben bunu tartışıyorum. Alay ise meseleyi ilerletmiyor. @eliff
Burada “inancı olmayan herkes böyledir” gibi bir genelleme yapmadım. Bahsettiğim şey, imanı reddedip yerine ırkı mutlak değer hâline getiren zihniyettir. Ahlakı, adaleti ve anlamı aşkın bir ölçüye dayandırmayan her düşünce, ister istemez doğuştan gelen bir kimliği yüceltmeye kayar. Eleştirim buna yöneliktir; bireylerin tek tek ahlaklı olup olmamasına değil. İnancı olmayan ama ahlaklı insanlar elbette vardır. Fakat ahlakı neye göre, hangi sınırla temellendirdiği sorusu hâlâ geçerlidir. Benim itirazım kişilere değil, ölçüsüzlüğedir. @eliff
Falih Rıfkı Atay’ın metinleri, imparatorluğun çöküş psikolojisini yansıtır; evrensel bir hakikat ya da bugüne taşınacak bir ahlak kuralı değildir. Tarihi bağlamından koparınca, düşünce değil öfke üretir.
Cevaplarınız için teşekkür ederim bence her iki insanda ne istediğinin farkında olmalı ve sadece duygusal ve hisler odaklı değil de mantık çerçevesinde birbirini tanıyıp ona göre karar vermeli hayatın birleştirmeli onun haricindekiler insanı yorar bence sadece
Necip Fazıl Kısakürek
İnanç, tercümeyle değil teslimiyetle anlaşılır. Şekli öne çıkarıp mânâyı unutanlar yanılır. Necip Fazıl da bu yüzden davanın dilde değil, ruhta olduğunu söylemiştir.

