Açıkçası kitabı tam olarak sevebildim mi sevemedim mi ben de kestiremiyorum. Öncelikle üslubu bana fazla ciddiyetsiz geldi. Tabii ki kasıntı ya da aşırı ciddi bir dil beklemiyordum ama bu kadarı da biraz kalitesiz bir anlatım hissi uyandırdı. Yazarın üslubu yüzünden zaman zaman hikayeden koptum.Sosyal medyada fazlasıyla abartıldığını düşünüyorum. Ancak kitabın hakkını teslim etmem gereken çok güçlü bir yönü var, gerçekçiliği. Sosyal medyanın karanlık yüzünü, internetteki sanal zorbalığın bir insanın zihninde yaratabileceği anksiyete krizlerini ve dijital dünyanın ne kadar tehlikeli bir yere dönüşebileceğini oldukça realist bir şekilde işlemiş. Günümüz dünyasını ve internet kültürünün getirdiği o psikolojik baskıyı okuyucuya doğrudan hissettiriyor. Özetle edebi ve anlatım açısından beni pek tatmin etmese de, ele aldığı konu ve sunduğu gerçekçilik bakımından okunabilir bir eserdi.
Sarı Yüz
R. F. KuangÇoksatan listelerinden uzun süredir inmeyen, son yılların en çok ses getiren romanı SARI YÜZ şimdi Türkçede! GOODREADS YILIN EN İYİ ROMANI İNGİLİZ KİTAP ÖDÜLÜ YILIN KURGU KİTABI Athena Liu edebiyat dünyasının sevgilisi, June Hayward ise kelimenin tam anlamıyla bir hiç kimseydi. June, delice kıskandığı arkadaşının bu başarısını Amerikalı-Çinli olmasına, kendi başarısızlığını da normal bir beyaz kız olmasına bağlıyordu. TEHLİKELİ YALANLAR Athena korkunç bir kazada ölünce June onun yayımlanmamış kitabını çalacak, Juniper Song adıyla kendi romanıymış gibi yayımlayacak ve çoksatanlar listesini kasıp kavuracaktı. KARANLIK SIRLAR Ancak kanıtlar ve gizemli bir Twitter hesabı June'un çalıntı başarısını tehdit ettikçe June hak ettiğini düşündüğü şöhreti elinde tutmak ve bu korkunç sırrı tüm dünyadan saklamak için ne kadar ileri gidebileceğini keşfedecekti. ÖLÜMCÜL SONUÇLAR Sonrasında olanlar ise tamamen diğerlerinin suçu. R. F. Kuang'ın sansasyon yaratan romanı, pandemi sonrası dünyanın hâlini çarpıcı bir biçimde gözler önüne seriyor. Sarı Yüz, ilk sayfadan son sayfaya temposunu hiç düşürmeden, çeşitlilik, ırkçılık ve kültürel sömürü gibi önemli meseleleri işlerken sosyal medyanın ürkütücü yüzünü de etkileyici bir şekilde ortaya koyuyor. “Edebiyat dünyasının yıldızı Kuang’dan şahane bir hiciv.” –Publishers Weekly “Bu harika bir kitap. Suç, hiciv, korku, paranoya, kültürel yağmacılığın yarattığı sorunlar, sosyal medyadaki çirkin olaylar... Elden bırakması zor, unutması daha da zor.” –Stephen King “21. yüzyılın en önemli kitaplarından biri.” –The New York Times
bir kitabı okuyor.
Kitaplara sığındım. Etrafımdaki dünya hoşuma gitmediğinde okudum hep...
Ona bakmak güneşe bakmak gibiydi..
Ama en iyi intikam başarılı olmaktır.
Spoiler içerebilir! Hayatımda bu kadar narsist bir karakter görmemiştim (yaşamak -yu hua- kitabındaki fugui dışında). En yakın arkadaşının ölümünden bir gram etkilenmeyen ana karakterimiz June, üstüne üstlük ölen arkadaşının üzerinde çalıştığı kitabı kendi adıyla çıkarıyor! Arkadaşının becerisi, güzelliği ve zekasını o kadar çok kıskanıyor ki o ölürken yardım etmiyor, Athena yerde kıvranırken metnini çalıyor! Bunu o kadar soğukkanlılıkla yapıyor, haklı olduğunu düşünüyor ve vicdan azabı duymuyor ki şok içerisinde okudum. Yalanlarına kendisi bile inanmış noktada ve herkesi de bu yalan silsilesinin içerisine çekiyor. Okurken yazarlık konusunda hiçbir bilgisi olmadığını düşündüm. Çünkü tek yapabildiği şey belli bir metin üzerinden tamamlamalar yapabilmek! Bunun da müthiş bir yazarlık olduğunu düşünüyor. Hatta öyle ki ders verdiği lise öğrencilerinin yazdığı metinlerden bir kurgu çıkartmayı bile düşünüyor. Hadi ama yani intihal olduğunu kabul et artık. Beni aşırı içine çeken ama bir o kadar da sinirlendiren bir kitaptı 😄
Kitaplara sığındım. Etrafımdaki dünya hoşuma gitmediğinde okudum hep…
Gerçekten çok zor günlerden geçiyorum, müsait olan varsa konuşabilir miyiz?
“Ona bakmak güneşe bakmak gibiydi. O kadar parlaktı ki uzun süre bakınca gözleriniz acırdı.”
“Ama en iyi intikam başarılı olmaktır.”
bir kitabı okudu.

