Hakk'a teslimiyet ne zayıflık ne edilgenlik demektir. Tam tersine, böylesi bir tesli miyet son derece güçlü olmayı gerektirir. Teslim olan insan çalkantılı ve girdaplı sularda debelenmeyi bırakır; emin bir beldede yaşar.

Aşk (Pembe Kapak)
Elif ŞafakYazarın 2009 yılında Doğan Kitap tarafından K.Yiğit Us çevirisiyle yayımlamış olduğu eseridir. Kitabın kapağında fotoğraf sanatçısı Ebru Bilun Akyıldız’ın “Kadın Kalbi” adlı fotoğrafı yer almaktadır. Elif Şafak bu kitabında biri günümüzde, diğeri ise 1200’lü yıllarda geçen iki öyküyü anlatıyor. Kitap iki farklı öykü şeklinde kurgulanmış olsa da bu iki hikayeler “aşk” temelinde birbirlerine bağlı. Yazar bu kitabı için “Ben 'aşk'ı anlatmak istedim. Hem dünyevî hem manevî boyutlarıyla aşkı yazdım.” demiştir. Ella Rubinntain, 40 yaşında bir ev hanımıdır ve düzenli bir hayatı vardır. Bir gün bir yayınevinde editör asistanı olarak işe başlar ve eline incelemesi için bir kitap geçer. A. Z. Zahara adındaki gölgede kalmış bir yazarın eserini inceleyen Ella, kitabın tasavvuf felsefesinden oldukça etkilenir. Ella, etkisinde kaldığı bu kitap nedeniyle bir arayışa düşecektir. Kitabın en ilgi çekisi yanı ise Elif Şafak ‘ ın Aşkı 40 kuralla sıralaması. Yazar bu 40 kuralı Şems’in söylemlerinden ilham alarak oluşturmuştur. Sayfa Sayısı: 420 Baskı Yılı: 2014 Dili: Türkçe Yayınevi: Doğan Kitap
Hakk'a yakınlaşabilmek için kadife gibi bir kalbe sahip olmalı. Her insan şu veya bu şekilde yaşamayı öğrenir. Kimi bir kaza geçirir, kimi ölümcül bir hastalık; kimi ayrılık acısı çeker, kimi maddi kayıp... Hepimiz kalpteki katılıkları çözmeye firsat veren badireler atlatırız. Ama kimimiz bundaki hikmeti anlar ve yumuşar; kimimiz ise, ne yazık ki daha da sertleşerek çıkar.
Bir erkeği arzulamayalı, kendini kadın gibi hissetmeyeli o kadar uzun zaman olmuştu ki bu duygunun neye benzediğini bile unutmuştu.
Hakk'ın karşına çıkardığı deği şimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın. "Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir" diye. endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?
Hakk'ı ararım Hak için.
Aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır. Acaba ilahi aşk peşinde mi koşmalıyım mecazi mi, yoksa dünyevi, semavi ya da cismani mi diye sorma! Ayrımlar ayrımları doğurur. AŞK'ın ise hiçbir sıfata ve tamlamaya ihtiyacı yoktur. Başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasındasındır, merkezinde, ya da dışındasındır, hasretinde.
Sabah ezanını hep özel bulmuşumdur.
Noktalar sürekli değişse de bütün aynıdır. Bu dünyadan giden her hırsız için bir hırsız daha doğar. Ölen her dürüst insanın yerini bir dürüst insan alır. Hem bütün hiçbir zaman bozulmaz, her şey yerli yerinde kalır, merkezinde... Hem de bir günden bir güne hiçbir şey aynı olmaz. Ölen her Sufi için bir Sufi daha doğar.
Yaşlandığını senden evvel vücudun anlıyor.
Şu fani dünyada rüzgâr çabuk yön değiştirir. Hüznü de, neşeyi de, zaferi de, yenilgiyi de, hiçbir şeyi kalıcı sanma.
Sevdiğin birini yitirince bir yanın onunla beraber kaybolur. Terk edilmiş hayaletli bir ev gibi buruk bir yalnızlığa esir olur, eksik kalırsın. İçinde bir sır gibi, giden sevgilinin yokluğunu taşırsın.
"Yaşadığım hayatı değiştirmeye, kendimi dönüştürmeye hazır mıyım?" diye sormak için hiçbir zaman geç değil. Kaç yaşında olursak olalım, başımızdan ne geçmis olursa olsun, tamamen yenilenmek mümkün. Tek bir gün bile öncekinin tıpatıp tekrarıysa, yazık. Her an her nefeste yenilenmeli. Yepyeni bir yaşama dogmak için ölmeden önce ölmeli.

