Ben asla hoşçakal demem. Sulu gözlünün tekiyim. -Peki,ne dersin? Mutlu ol. Kendine iyi bak. - Sen de öyle.
Selin Öztürk
Psikoloji ve kişisel gelişim kitapları okuru. Düşüncelerimi burada paylaşıyorum 🌿
İnsanlık tarihi Davetsiz misafirleri sevmezdi kahramanlarını kendi seçer ne kadar usandırıcı bir çabaya girerlerse girsinler Hakkı olmayanları acımasızca geri çevirirdi talihin ilerlemekte olan arabasından bir kez düşen kişi arabaya bir daha yetisemezdi
Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir.
Söz konusu vatansa, gerisi teferruattır.
Senin gözünde güzeldi çünkü sen kurmuştun onu.Bence sen onu hiç görmedin kendi yaratını gördün sadece
Açıkçası kitabı tam olarak sevebildim mi sevemedim mi ben de kestiremiyorum. Öncelikle üslubu bana fazla ciddiyetsiz geldi. Tabii ki kasıntı ya da aşırı ciddi bir dil beklemiyordum ama bu kadarı da biraz kalitesiz bir anlatım hissi uyandırdı. Yazarın üslubu yüzünden zaman zaman hikayeden koptum.Sosyal medyada fazlasıyla abartıldığını düşünüyorum. Ancak kitabın hakkını teslim etmem gereken çok güçlü bir yönü var, gerçekçiliği. Sosyal medyanın karanlık yüzünü, internetteki sanal zorbalığın bir insanın zihninde yaratabileceği anksiyete krizlerini ve dijital dünyanın ne kadar tehlikeli bir yere dönüşebileceğini oldukça realist bir şekilde işlemiş. Günümüz dünyasını ve internet kültürünün getirdiği o psikolojik baskıyı okuyucuya doğrudan hissettiriyor. Özetle edebi ve anlatım açısından beni pek tatmin etmese de, ele aldığı konu ve sunduğu gerçekçilik bakımından okunabilir bir eserdi.





