KifidiaKifidia

kriptolog

@kriptolog
Sv.2 · Meraklı Okur
Mesaj

Kitap tutkunu. Özellikle dini doğru anlatan kitapları, tarihi romanları, sağlıkla ilgili kitapları seviyor.

Haziran 2026 tarihinde katıldı
İlk Kalemtümü →
@kriptolog28 gün önce
Hikmet ehli bir zata, “Herhangi bir tecrübe yahut imtihan olmadan kişinin vefalı olduğu nasıl bilinir?” diye soruldu, o da şöyle cevap verdi: “Vatanına duyduğu hasret ve ömründen geçirmiş olduğu zamandan dolayı duyduğu üzüntüsü ile.”
1 yorum51 gösterim
1
51
@kriptolog28 gün önce
Asmaî yaşadığı bir olayı anlatırken şöyle demiştir: Konuşurken fesahati, akıllıca ve güzel konuşması hoşuma giden Arap gençlerinden birine dedim ki: “Ahmak olup da yüz bin dirhemin olmasını ister misin?” “Hayır, Allah’a yemin olsun ki istemem.” “Neden?” dedim, şöyle dedi: “Ahmaklığımın bana bir bela getirip malımı kaybettirmesinden, üstelik ahmaklığımın da üzerimde kalmasından korkarım.” Söze bir bak! Bu delikanlı, sivri zekâsı ve kâmil aklı ile -belki de- kendisinden yaşça daha büyük ve tecrübeli kimselerin bile farkına varamayacağı ince bir mana ve mühim bir netice çıkarıyor!
1 yorum59 gösterim
1
59
@kriptolog28 gün önce
Ali b. Ebu Talib radıyallahu anh’a soruldu: “Kulların sayısı o kadar çokken Allah nasıl hepsini hesaba çekecek?” Dedi ki: “Sayıları çok olduğu halde rızıklarını verdiği gibi.” Allah Teala şöyle buyurmuştur: “Rabbine yemin olsun ki biz, elbette hepsini hesaba çekeceğiz.” (Hicr, 92) Allah Teala yine şöyle buyurmuştur: “Biz, kıyamet günü (insanların amel defterlerini tartmak üzere) adalet terazileri koyacağız. Artık hiç kimse, en ufak bir zulme uğramayacaktır. Yapılan amel, bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirip tartıya koyarız. Hesap görenler olarak da (şanı yüce olan) biz yeteriz.” (Enbiya, 47)
1 yorum55 gösterim
1
55
@kriptolog33 gün önce
Bazen en büyük değişim, büyük adımlarla değil her gün atılan küçük ama kararlı adımlarla başlar.
66 gösterim
66
@kriptolog34 gün önce
İsrail hapishanelerinde 14 ay kalıp ciddi sağlık sorunlarına maruz kalan ve sonra serbest bırakılan esir Mücahid Beni Müflih tarafından kaleme alınan yazı: Hapishanede geçen ondört ay ve ardından gelen uzun iyileşme süreci beni sonsuza dek değiştirdi. Şükretmenin gerçek anlamını öğrendim. Gerçek açlığın ne hissettirdiğini öğrendim—hiçbir zaman doymayacağınız bir yemeği beklemeyi, aç yatağa girmeyi ve aynı şekilde aç uyanmayı. Bir somun ekmeğin nasıl bir rüyaya dönüşebileceğini ve bir yudum soğuk suyun gökyüzünden gelen bir lütuf gibi nasıl hissettirebileceğini öğrendim. Gününüzün her anı—ne zaman yiyeceğiniz, uyuyacağınız, ayakta duracağınız veya oturacağınız—başka biri tarafından kontrol edildiğinde aşağılanmayı öğrendim. Mahremiyetinizin ve onurunuzun artık size ait olmadığı anları... Yorgunluk bedeninizden hiç çıkmadığında ve geceler dayanılmaz derecede uzadığında acıyı öğrendim. Fiziksel ıstırap ile ağır düşünceler arasında uyanık yatar, saatleri sayar ve şafağı adeta bir kurtuluşmuş gibi beklersiniz. Tedavi sürecinde çaresizliği öğrendim. Yataktan kalkmak bir savaşa, tek bir adım bir başarıya ve ağrısız bir nefes bir arzuya dönüştü. İnsanların gerçekten kim olduğunu da öğrendim. Bazıları ortadan kaybolurken, diğerleri aradaki tüm mesafelere rağmen yakın kaldı. Zorluklar, dostluğun gerçek anlamını açığa çıkardı. O on dört ay bana hayatın en büyük nimetlerinin büyük şeyler olmadığını öğretti. Onlar, nadiren fark ettiğimiz küçük şeylerdi: doyana kadar yemek yemek, kanana kadar içmek, özgürce yürümek, huzur içinde uyumak, ağrısız uyanmak ve sevdiğiniz insanları hiçbir engel veya izin olmadan görebilmek. Ancak şimdi anlıyorum ki, her şey elinizden alındığında en çok özlediğimiz şey olağanüstü olanlar değil; bir zamanlar hayatı bütün kılan o basit şeylermiş.
66 gösterim
66
@kriptolog35 gün önce
"Tartışma hakkında ne dersin?" diye sorulan Abdullah b. Hasan şöyle cevap verdi: "Eski dostlukları bozar, sağlam bağları çözer. En hafif zararı, galip çıkma hırsı için bir siper olmasıdır. Galip çıkma hırsı ise, dostlukların kopmasının en güçlü sebebidir." 📚 Behcetü'l-Mecâlis
58 gösterim
58
@kriptolog36 gün önce
Bir mümin art arda üç gün ilim öğrenmeyi, kitap okumayı keserse fark etmese de manevi halleri alt üst olur. •İmam Gazzali
42 gösterim
42
@kriptolog36 gün önce
Bir kadın şair şöyle der: Pek tatlı buldum aşkı, birlik olursa Ve çok acı hatta ölüm, ayrılık olursa Hicranı tatmayan biri tatsa bile aşkı, Bilmez ki vuslat nasıl bir şey. İkisini de tattım yakın ve uzak düşerek, Uzaklığı ölüm, yakınlığı aklın bozukluğu
70 gösterim
70
@kriptolog36 gün önce
Her kulun başı ve sonu vardır. Başı hevaya uymak olan kimsenin sonu zillet, fakirlik, mahrumiyet ve hevasının uyduğu şeyin getirdiği bela olur. Hatta bu sonuçla kalbindeki, bir azap ve işkenceye dönüşür. Şairin de dediği gibi: Bir takım arzular gençlikte sahibine tat idi Sonra ihtiyarlayınca ona bir azap oldu Kötü hale düşen her insanı düşündüğünde başlangıcının, hevasına göre gitmesi ve onu aklına tercih etmesi olduğunu görürsün. Her kimin başlangıcı hevasına muhalefet ve sağduyusunun çağrısına uymak olursa onun sonu da Allah ve insanlar katındaki izzet, şeref, zenginlik ve şöhret olur.
88 gösterim
88
@kriptolog36 gün önce
Sözün gücü derde derman olmaya yetmiyor demek. Yetmiyor ya, şu yaşadığımız günlerde ne çok konuşan var. Niçin konuşuyor bu adamlar, ne diyorlar? Sayısına bereket birsürü TV kanalı, bir yığın konuşmacı - tartışmacı - politikacı - uzman - bilirkişi - akademisyen - artist... Tiraj toplamı otuz senedir artmamış olsa bile bir sürü gazete, mecmua. Keyif ekleri, pazar ekleri, bulmaca ekleri. Car car konuşuyorlar. ~Mustafa Kutlu
88 gösterim
88
@kriptolog36 gün önce
Hakkı Tahsin'e gelince şark masalları yazmaya merak salmıştı. Renk renk kumaşlar gibi kıvrılıp fışırdayan bir üslup ile yazardı. ~Halit Fahri Ozansoy
77 gösterim
77
@kriptolog36 gün önce
Bu küçük zaafını da çoktan affetmeli idi. Değil mi ki, bugün o da, toprak olan arkadaşlarım arasındadır. ~Halit Fahri Ozansoy
47 gösterim
47
@kriptolog36 gün önce
Tabakta tirtir titrerdi ve kaşık sokulunca her tarafından şahrem şahrem ayrılır, yumuşacık çökerdi. ~Refik Halit Karay
82 gösterim
82
@kriptolog36 gün önce
İki buçuk basbayağı sözle bu mucizeyi "Açıl ya susam!" dermişçesine nasıl becerdikleri şaşılacak şeydir. ~Halikarnas Balıkçısı
45 gösterim
45
@kriptolog36 gün önce
Orada insan bir duvarlar ormanının içinde sıkışakalmaz ~Halikarnas Balıkçısı
50 gösterim
50
@kriptolog36 gün önce
Sanki gece, günü doğuracağım derken onu düşürmüştür. Gün ölü doğar. Gece karanlığının az çok ağarmasından ibarettir gün. Gök ne karadır ne de ak, renksizliğin ta kendisi olan beti benzi kül bir kurşunidir, hem de kurşun gibi ağır oturur insanın gönlüne. ~Halikarnas Balıkçısı
42 gösterim
42
@kriptolog36 gün önce
Bilmem nasıl oldu, ben istemeksizin, haberim olmadan ağzımdan bir "of" sesi çıktı. Bütün mabed birdenbire ürperdi. Ses bir aralık derinleşerek, uzaklaşarak bitecekmiş zannını verdiği halde yeniden büyüyor, başımın üzerine her taraftan gelen bir inilti halinde tekrar tekrar dökülüyordu: "Oooof! Oooof!" ~Hamdullah Suphi Tanrıöver
53 gösterim
53
@kriptolog36 gün önce
Gözleri... bir duygudan öteki duyguya akarsu gibi geçiyorlar. ~Halide Edip Adıvar
39 gösterim
39
@kriptolog36 gün önce
Artık benim ordumda bir nefersin, dedi. Ben de çok askerce bir tavır aldım. "Evet, paşam." dedim. ~Halide Edip Adıvar
38 gösterim
38