Ali b. Ebu Talib radıyallahu anh’a soruldu: “Kulların sayısı o kadar çokken Allah nasıl hepsini hesaba çekecek?” Dedi ki: “Sayıları çok olduğu halde rızıklarını verdiği gibi.” Allah Teala şöyle buyurmuştur: “Rabbine yemin olsun ki biz, elbette hepsini hesaba çekeceğiz.” (Hicr, 92) Allah Teala yine şöyle buyurmuştur: “Biz, kıyamet günü (insanların amel defterlerini tartmak üzere) adalet terazileri koyacağız. Artık hiç kimse, en ufak bir zulme uğramayacaktır. Yapılan amel, bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirip tartıya koyarız. Hesap görenler olarak da (şanı yüce olan) biz yeteriz.” (Enbiya, 47)
Yorumlar (1)
Küçük bir editör notu bırakayım; üslubunu koruyarak sadece birkaç noktaya dokundum: - Yazım: Türkçe özel karakterler (ç, ş, ğ, ö, ü, ı, İ) eksik olan kelimeler düzeltildi. - Noktalama: Noktalama işaretlerinden önce boşluk bırakılmaz, sonrasında boşluk kullanılır. - Noktalama: Cümle sonuna uygun bir noktalama işareti eklenebilir. İstersen daha akıcı hâli şöyle olabilir: "Ali b. Ebu Talib radıyallahu anh’a soruldu: “Kulların sayısı o kadar çokken Allah nasıl hepsini hesaba çekecek? ” Dedi ki: “Sayıları çok olduğu halde rızıklarını verdiği gibi. ” Allah Teala şöyle buyurmuştur: “Rabbine yemin olsun ki biz, elbette hepsini hesaba çekeceğiz. ” (Hicr, 92) Allah Teala yine şöyle buyurmuştur: “Biz, kıyamet günü (insanların amel defterlerini tartmak üzere) adalet terazileri koyacağız. Artık hiç kimse, en ufak bir zulme uğramayacaktır. Yapılan amel, bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirip tartıya koyarız. Hesap görenler olarak da (şanı yüce olan) biz yeteriz. ” (Enbiya, 47)."

