“Mutluluk bazen ulaşılan değil, aranan şeydir.”

Kızıl Elma - Oğulla Görüşme
Cengiz AytmatovCengiz Aytmatov insanın kendisine, diğerlerine ve hayata karşı mücadelesini, kısacası yeryüzü tecrübesini ustalıkla hikâye ediyor. Bir yitirişin ve peşi sıra gelen uyanışın anlatıldığı Kızıl Elma, eşinden ayrılmak isteyen İsabekov’un kızı Anara’nın çocuk masumiyetinde ailesini yeniden buluşunun çarpıcı hikâyesidir. Oğulla Buluşma ise kapanmayan yaraların ve ertelenen yüzleşmelerin yükünü anlatır. Savaşta kaybettiği oğlunun hatırasını içinde yaşatan Çordon, gerçek ölümün unutulmak olduğunu anlayacaktır. Zira baba ölmedikçe oğul, oğul ölmedikçe de baba yaşamaya devam eder! (Tanıtım Bülteninden)
“İnsan, eksik olduğu yerde yaşar.”
“Bazı hayaller gerçekleştiğinde anlamını kaybeder.”
“Aramak, bulmaktan daha uzun sürer ama daha çok yaşatır.”
“İnsan en çok sahip olmadıklarını büyütür.”
“Ulaştığın şey, hayal ettiğin şey değildir.”
“Kızıl elma, çoğu zaman var olmayan bir şeydir.”
“İnsan bazen neyi istediğini değil, istemeyi sever.”
Kızıl Elma, Aytmatov’un en sembolik ve en katmanlı öykülerinden biridir. Yüzeyde basit bir hikâye gibi görünür, ancak aslında insanın arzuları, hayal kırıklıkları ve ulaşamadığı idealler üzerine kuruludur. “Kızıl elma” burada bir nesne değildir. O: ulaşılmak istenen hedef hayal edilen mutluluk insanın içindeki eksiklik tir. İnsan hayatı boyunca bir “kızıl elma”nın peşinden gider. Ama çoğu zaman: ona ulaşamaz ulaştığında tatmin olmaz ya da onun bir yanılsama olduğunu fark eder Aytmatov bu öyküde çok net bir şey söyler: İnsan, çoğu zaman ne aradığını değil, arıyor olmayı sever. Bu çok derin bir tespittir. Çünkü insanın arzuları çoğu zaman gerçek ihtiyaçlarından değil, içsel boşluklarından doğar. Öykü, modern insanın ruh hâlini de yansıtır: sürekli arayış tatminsizlik ulaşamama hissi Ve en acısı: İnsan bazen istediği şeye ulaşsa bile mutlu olamaz.

