"Boynumda bir taş bu, kendisiyle birlikte dibe doğru çekiyor beni. Fakat seviyorum bu taşı ben, onsuz yapamam."

Vişne Bahçesi
Anton Pavloviç ÇehovVişne Bahçesi, toplumsal değişimin insanlar üzerindeki etkisini ele alan bir oyundur. Eserde, on dokuzuncu yüzyıl ortalarında Rusya’da toprak köleliğinin kaldırılmasıyla birlikte orta sınıfın yükselişi ve devrime ayak uyduramayan aristokrasinin, tüm çabalarına rağmen toplumsal statüsünü kaybedişi verilir. Vişne Bahçesi’nde, ipotek borcuna karşılık aile mülkleri (ünlü büyük vişne bahçesi de dâhil) açık arttırmayla satışa çıkarılan bir Rus aristokrat ailesi anlatılır. Çehov bu oyunu komedi olarak yazdı, ama Moskova’da bir tragedya olarak sahnelendiğini görünce şaşkına döndü. Yapıt, hâlâ her iki oyun türünde de yorumlanarak sahnelenmektedir. (Tanıtım Bülteninden)
"Ciddi suratlardan korkuyorum ve hiç hoşlanmıyorum, ciddi konuşmalardan korkuyorum. En iyisi susalım!"
"Yaşam geçip gitti, hiç yaşamamışım gibi."
Vişne Bahçesi, Anton Çehov'un 1904 yılında yayımlanan son tiyatro eseridir. İlk bakışta bir ailenin vişne bahçesini kaybetmesini anlatıyor gibi görünse de, aslında geçmişe tutunma, değişime direnme ve zamanın acımasız ilerleyişi üzerine yazılmış derin bir eser. Hikâyede, borç içinde olan aristokrat Ranevskaya ailesi yıllar sonra malikânelerine döner. Ellerindeki en değerli mülk, çocukluk anılarıyla dolu vişne bahçesidir. Eski bir köylü ailesinden gelen, artık zengin bir tüccar olan Lopahin, bahçeyi kurtarmak için mantıklı bir çözüm önerir: Ağaçlar kesilecek, arazi yazlık evler için parsellenecektir. Ancak aile, geçmişe olan bağlılıkları nedeniyle bu gerçeği kabul edemez. Sonunda bahçe satılır ve eski düzen yerini yeni bir toplumsal düzene bırakır. Bana göre Çehov'un asıl anlattığı şey şudur: Hayat, değişimi kabul etmeyenleri beklemez. Vişne bahçesi sadece ağaçlardan oluşan bir yer değildir; çocukluğun, hatıraların, kimliğin ve kaybedilen bir dünyanın simgesidir. Bu yüzden eser bittiğinde insan, "Acaba ben de hayatımda artık geride kalmış bir şeye mi tutunuyorum?" diye düşünmeden edemez.
bir kitabı okudu.
"Mutlu olun... Boş verin... Dünyada her şeyin bir sonu var..."

