KifidiaKifidia
Geri

Kuyucaklı Yusuf

Sabahattin Ali
Yıl: 2019Yayınevi: Can YayınlarıTür: EdebiyatISBN: 9789750739255
5.0puan
8 paylaşım
Alıntı Ekle İnceleme Yaz

İnsan dediğin mahluk hiçbir şey değiştiremez. Bunun için, gönlünün rahat olmasını istersen, gördüğün fenalıkların bile bir hikmeti olduğunu düşün ve yeryüzünde olmayan iyilikleri oraya getirmek sevdasına kapılma... Sonra en mühimi: Kendini halinden şikâyet etmeye alıştırma. Ömrünün sonuna kadar dövünsen bu hayatın cefası tükenmez. Dehşet dolu bir olayın gölgesinde büyümüş köylü bir gencin mücadelesini anlatan Kuyucaklı Yusuf, taşra ve taşralılık üzerine zamanının ötesinde bir roman.   (Tanıtım Bülteninden)  

PaylaşımlarİncelemelerAlıntılar
Elif Doğan
@elif16383 gün önce

Kasaba yaşamının o boğucu atmosferinde, haksızlıklara ve yozlaşmaya karşı durmaya çalışan Yusuf’un hikayesi daha ilk sayfalardan itibaren sizi içine çekiyor. Sabahattin Ali, Anadolu’nun sert gerçekliğini ve insan ilişkilerini öyle temposu yüksek bir kurguyla aktarmış ki sayfaların nasıl aktığını anlamıyorsunuz. Yusuf’un o sessiz ama derin duruşu, gururu ve yaşadığı tüm adaletsizliklere rağmen içindeki o saf özü koruma çabası... Muazzam bir karakter anlatımı. Muazzez ile aralarındaki o dile dökülemeyen, bakışlarla ve susuşlarla büyüyen bağ ise hikayenin en vurucu, en hüzünlü damarlarından biri. Kitap sadece bir kasaba romanı değil; güçlünün zayıfı ezdiği bir düzende, başı dik kalmanın ve yalnızlaşmanın destanı. Olayların gelişimi, toplumsal baskı ve kaçınılmaz sona doğru sürüklenen kader... Son sayfaya geldiğinizde boğazınızda bir düğümle kalakalıyorsunuz. Sizi hem toplumun karanlık yüzüyle yüzleştiren hem de sürükleyiciliğiyle bir oturuşta bitirtecek kadar güçlü bir başyapıt. Puanım: 10/10 "İçinde hakiki bir yaşama sevinci olan insan, her şeyden tat alabilir..."

@gizey00217 gün önce

Bu kitabı ilk okuduğum da daha farklı şeyler bekliyordum ama devam ettikçe içinde yeni şeyler çıktı ve 2.kez okuduğumda da aynı duygulara sahiptim gerçekten mükemmel bir kitap.

Buğlem
@buglem236 gün önce
... bir felakete sükun ve itidalle tahammül edenlerin manzarası, o felaket için ağlayıp çırpınanların manzarasından çok daha korkunç ve ezicidir. Kuru ve sabit gözlerin arkasında nasıl bir ateşin yandığı; yavaşça kalkıp inen göğsün içinde nelerin kaynadığı bilinmediği için, insan mütemadi bir ürkeklik ve tereddüt içinde üzülür...