bir kitabı okuyacaklarına ekledi.

Beyaz Gemi
Cengiz AytmatovCengiz Aytmatov’dan geçmişle geleceğin, hafızayla hayal gücünün, ayrılık ve kavuşmanın ustaca bir araya getirildiği, beyaz perdeye de uyarlanmış unutulmaz bir eser! Engin ve korkutucu bir ormanın kıyısında, iyi yürekli dedesinin himayesine terk edilmiş küçük bir çocuk; balık olmayı, Isık-Göl’ün sularında ağır ağır yüzen beyaz gemiye ulaşmayı düşler. Gemide babası ve tamamlanmış bir hayat onu bekliyordur. Dedesi Hamarat Momun ise yalnız torununa ormanın ve kimsesiz çocukların koruyucusu Boynuzlu Geyik Ana’nın masalını anlatır sabırla. Elbet ormanın kalbinden çıkıp gelecektir Boynuzlu Geyik Ana. İnsanın acımasız tabiatını tüm gerçekliği ile gözler önüne sererek. Beyaz Gemi; yalnızlık, kökler, düşler, dünler ve yarınlar üzerine çarpıcı bir hikâye… (Tanıtım Bülteninden)
"Deniz her zaman oradaydı, gemi ise sadece bir umut..."
bir kitabı okudu.
“Çocuk için beyaz gemi sadece bir gemi değil, başka bir dünyaydı.”
“Büyükler bazen söylediklerini ilk unutanlardır.”
“Efsaneler insanların unutmaması gereken şeyleri anlatır.”
“Bir çocuk dünyaya inanarak gelir.”
Beyaz Gemi, masumiyetin kırılışını anlatan en sarsıcı hikâyelerden biridir. Romanın merkezinde isimsiz küçük bir çocuk vardır. Bu çocuk, Issık Göl yakınlarında dağlarda yaşayan dedesi Mümin ve birkaç yetişkinle birlikte yaşamaktadır. Çocuğun hayatı yalnızdır. Annesi ve babası yoktur. Onu hayata bağlayan iki şey vardır: Dedesi Mümin’in anlattığı efsaneler Uzaktan gördüğü beyaz gemi Çocuk, babasının o gemide çalıştığını hayal eder. Bu gemi onun için umut ve kurtuluş sembolüdür. Dedesi ona Boynuzlu Maral Ana efsanesini anlatır. Bu efsane, Kırgız halkının kökenini anlatan kutsal bir hikâyedir. Ancak roman ilerledikçe yetişkinlerin dünyasının ne kadar acımasız olduğu ortaya çıkar. Özellikle Orozkul adlı karakter doğaya ve insanlığa karşı sert ve zalimdir. Trajik dönüm noktası, kutsal Maral Ana’nın öldürülmesi ile gelir. Bu olay çocuğun bütün dünyasını yıkar. Çocuk artık şunu fark eder: Büyükler anlattıkları değerlere kendileri inanmamaktadır. Romanın sonunda çocuk kendini suya bırakır. Çünkü o, balık olup beyaz gemiye ulaşmak ister. Bu son, dünya edebiyatının en acı sonlarından biri olarak kabul edilir.
Bir eğitimcinin baş ucu kitabı kesinlikle. Kıyas öngörü ve hiç bir sonucun eğitimden ve başlangıçlar dan bağımsız olmadığını örnekler ile sunan ayna tutarak yol gösterici bir kitap her yıl esinlenmek için okurum.
İnsanlık,daima kocaman bir çocuğa benzer. İnsanlar kendi aralarındaki anlaşmazlıkları hep kavga ve gürültüyle çözerler.
"Paranın hüküm sürdüğü yerde güzel ahlaka ve güzel söze yer yoktur."🥀

