Didem Madak’ın Pulbiber Mahallesi, onun şiirinde hem bir devam hem de bir dönüşüm noktasıdır. Ah’lar Ağacı ve Grapon Kağıtları’ndaki kırılganlık ve içe kapanış burada hâlâ vardır; fakat bu kez şiire farklı bir ton eklenir: İroni. Bu kitapta acı hâlâ merkezdedir, ama artık doğrudan ağlayan bir ses yoktur. Onun yerine: kendisiyle konuşan kendisini hafifçe tiye alan acıyı küçülterek anlatan bir ses vardır. Bu değişim, Madak’ın şiirini daha da derinleştirir. “Pulbiber Mahallesi” Metaforu Kitabın adı, sıradan gibi görünen ama çok katmanlı bir metafordur. Pul biber: yakıcı küçük ama etkili sıradan ama belirleyici bir şeydir. Mahalle ise: aidiyet geçmiş insan ilişkileri demektir. Bu ikisi birleştiğinde ortaya şu çıkar: Küçük ama yakıcı hatıralardan oluşan bir yaşam alanı. Yani bu kitap, bir mahalleden çok, bir iç dünyadır. Temel Duygu: Acının Dönüşmesi Bu kitapta acı hâlâ vardır ama biçim değiştirir. Önceki kitaplarda: acı doğrudan çıplak savunmasızdı Burada ise: dolaylı ironik yer yer hafifletilmiş bir hâl alır. Ama bu hafiflik yanıltıcıdır. Acı azalmamıştır, sadece anlatılma biçimi değişmiştir. İroni ve Kendine Mesafe Bu kitabın en ayırt edici özelliği ironidir. Didem Madak artık: sadece hissetmez aynı zamanda hissettiklerine dışarıdan bakar Bu, şiirde bir olgunlaşma işaretidir. Kendine mesafe koyabilmek: acıyı inkâr etmek değil onunla yaşamayı öğrenmektir Ve bu kitap tam olarak bunu yapar. Kadınlık: Daha Bilinçli Bir Ses Bu kitapta kadınlık hâlâ önemli bir tema ama tonu değişmiştir. Artık: sadece kırılganlık yok aynı zamanda farkındalık vardır Kadın sesi: kendini tanıyan yaşadıklarını anlamlandıran ama yine de kırılgan kalan bir hâl alır. Bu da şiire hem güç hem de derinlik katar. Yalnızlık: Kabullenilmiş Bir Hâl Pulbiber Mahallesi’nde yalnızlık artık bir sorun değil, bir durumdur. dramatik değildir isyan içermez daha çok sessiz bir kabulleniştir Bu da şu noktaya götürür: İnsan bazen yalnızlığı çözmez, onunla yaşamayı öğrenir. Gündelik Hayatın Şiiri Bu kitapta dikkat çeken bir diğer şey, gündelik hayatın şiire daha fazla girmesidir. mahalle ev sıradan nesneler küçük anlar şiirin parçası olur. Ama bu sıradanlık, yüzeysellik değildir. Tam tersine: En büyük duygular, en küçük detaylarda saklanır. Dil ve Üslup Didem Madak’ın dili bu kitapta: daha akıcı daha konuşma diline yakın daha ironik bir hâl alır. Ama hâlâ: kırık imgeler ani duygusal geçişler çocukça sadelik korunur. Bu da şiire çok insani bir ritim verir.

Didem Madak Seti - 3 Kitap Takım
Didem MadakYayınevi: Metis YayınlarıTür: EdebiyatISBN: 9786053163343
5.0puan
4 paylaşım
Set İçindekiler Ah'lar AğacıGrapon KağıtlarıPulbiber Mahallesi (Tanıtım Bülteninden)
PaylaşımlarİncelemelerAlıntılar
Yorum yap
92
@_derya•215 gün önce
Seni sevince pazara çıktım sevinçten Enginar aldım "süper enginarlar" diye bağıran adamdan Oturup ağladım sonra, şaşırdım. Bu "süper" oluşumda canımı acıtan bir aşk vardı. Canımın acısıydın. Ben bir tek o canı unutmamak için her şeyi hatırlamıştım. Sevişmiştik. Evde binlerce tespih böceğinin ayak izi sevişmiştik. Biri başımdan aşağı pırıltılılarla dolu bir sözlüğü boşaltmış gibi Seni sevince kıpırdayan onun şiiri kahverengi bir çaydanlıkta saklıyorum.
Yorum yap
83
@_derya•215 gün önce
Ben senin ruhuza çiçek aşısı yapayım da çiçeklerin ruhuz.
Yorum yap
72
@_derya•215 gün önce
Ben ne zaman öleceğim tanrım! Sabah olduğunda mı? Keşke birkaç dakikayı ipek mendillere sarıp saklasaydım.
Yorum yap
80

