KifidiaKifidia

Derya Türkoğlu

@_derya

biraz hüzün biraz mavi biraz anne biraz çocuk..zün biraz mavi biraz anne biraz çocuk..

Aralık 2025 tarihinde katıldı
8 Takip
9 Takipçi
1 İnceleme
63 Gönderi
340 Puan
DuvarKitaplıkYorumlarHakkında
@_derya204 gün önce
Furuğ’un doğum, Rilke’nin ölüm günü bugün. 🤍 “Eyvah, yaralarım ruhumu hissizleştirdi!” //Furuğ Ferruhzad “Anlamak yalnızlıktır.” //Rainer Maria Rilke
@_derya207 gün önce

Fyodor Mihailoviç Dostoyevski’nin Beyaz Geceler adlı eseri, insan ruhunun en kırılgan hâllerini büyük bir sadelikle anlatır. Dostoyevski, henüz 27 yaşındayken kaleme aldığı bu uzun öyküde yalnızlığı, umudu ve hayal kurmanın incelikli ağırlığını merkezine alır. “Ben hayalperestim.” Bu tek cümle, ismini hiç öğrenemediğimiz anlatıcıyı bütünüyle tanımlar. O, gerçek hayattan çok hayallerde yaşayan; insanlarla değil, duygularıyla yakınlık kuran biridir. Beyaz geceleriyle ünlü St. Petersburg, eserde yalnızca bir arka plan değildir. Gecenin tam kararmadığı, zamanın belirsizleştiği bu şehir, Hayalperest’in iç dünyasının yansımasına dönüşür. Sokaklar, köprüler ve sessizlik; onun yalnızlığına eşlik eder. “Hayaller de yaşanmış bir hayat sayılmaz mı?” Nastenka ile yaşanan kısa yakınlık, şehri ve hayatı bir anlığına aydınlatır. Ancak bu aydınlık kalıcı değildir. Dostoyevski, mutluluğun geçiciliğini ve insanın kendi iç yalnızlığına geri dönüşünü büyük bir incelikle anlatır. Beyaz Geceler, yalnızca bir aşk hikâyesi değil; insanın kendisiyle, hayalleriyle ve yaşadığı şehirle kurduğu derin ilişkinin unutulmaz bir anlatımıdır.

@_derya213 gün önce
Hayır, seninle yalnız kalmayı senin hayal ettiğin gibi hayal etmemiştim. İmkansızı istiyorsam, onu bütünüyle isterim. Tamamen yalnız, sevgilim, bu dünyada tamamen yalnız olmamızı, gökyüzünün altında tamamen yalnız olmamızı ve hayatımı, senin olan hayatımı, dikkat dağıtıcı unsurlardan uzak ve tam bir konsantrasyonla, sana odaklanarak yaşamayı istedim.
@_derya213 gün önce
Öğrendiklerimi, okuduklarımı, yaşadıklarımı veya duyduklarımı, insanları veya olayları hatırlamıyorum; hiçbir şey yaşamadığımı, hiçbir şey öğrenmediğimi, aslında ortalama bir okul çocuğundan daha az şey bildiğimi ve bildiklerimin yüzeysel olduğunu, her ikinci sorunun benim için anlaşılmaz olduğunu hissediyorum. Bilinçli düşünme yeteneğim yok; düşüncelerim duvara çarpıyor. Şeylerin özünü tek başına kavrayabiliyorum, ancak tutarlı, kesintisiz düşünme yeteneğim yok. Doğru düzgün bir hikaye bile anlatamıyorum; aslında, neredeyse konuşamıyorum bile.
@_derya213 gün önce
İnsanları ya oldukları gibi kabul etmek ya da oldukları gibi bırakmak gerekir. Onları değiştiremeyiz, sadece dengelerini bozabiliriz. Sonuçta insan, tek tek parçalardan oluşmaz ki, tek bir parçası çıkarılıp yerine başka bir şey konulabilsin.