Furuğ’un doğum, Rilke’nin ölüm günü bugün. 🤍 “Eyvah, yaralarım ruhumu hissizleştirdi!” //Furuğ Ferruhzad “Anlamak yalnızlıktır.” //Rainer Maria Rilke
Derya Türkoğlu
biraz hüzün biraz mavi biraz anne biraz çocuk..zün biraz mavi biraz anne biraz çocuk..
Fyodor Mihailoviç Dostoyevski’nin Beyaz Geceler adlı eseri, insan ruhunun en kırılgan hâllerini büyük bir sadelikle anlatır. Dostoyevski, henüz 27 yaşındayken kaleme aldığı bu uzun öyküde yalnızlığı, umudu ve hayal kurmanın incelikli ağırlığını merkezine alır. “Ben hayalperestim.” Bu tek cümle, ismini hiç öğrenemediğimiz anlatıcıyı bütünüyle tanımlar. O, gerçek hayattan çok hayallerde yaşayan; insanlarla değil, duygularıyla yakınlık kuran biridir. Beyaz geceleriyle ünlü St. Petersburg, eserde yalnızca bir arka plan değildir. Gecenin tam kararmadığı, zamanın belirsizleştiği bu şehir, Hayalperest’in iç dünyasının yansımasına dönüşür. Sokaklar, köprüler ve sessizlik; onun yalnızlığına eşlik eder. “Hayaller de yaşanmış bir hayat sayılmaz mı?” Nastenka ile yaşanan kısa yakınlık, şehri ve hayatı bir anlığına aydınlatır. Ancak bu aydınlık kalıcı değildir. Dostoyevski, mutluluğun geçiciliğini ve insanın kendi iç yalnızlığına geri dönüşünü büyük bir incelikle anlatır. Beyaz Geceler, yalnızca bir aşk hikâyesi değil; insanın kendisiyle, hayalleriyle ve yaşadığı şehirle kurduğu derin ilişkinin unutulmaz bir anlatımıdır.
En kötüsünü bilmek, hiçbir şeyi bilmemekten daha iyidir.
Dostluğa hazırım, işte elim… Ama lütfen bana aşık olmayın!
Şehirden uzaklaşıp doğanın koynuna atılır atılmaz, kendimi hep mutlu hissederim.
Gülüyor musunuz? Hoş, ben de sizi eğlendirmek için konuşuyorum ya…
Böylesine güzel bir gökyüzü altında gerçekten kötü insanlar, huysuz ve güvenilmez insanlar nasıl var olabilir?
İster ölüm olsun ister ayrılık İnsan unutur mu var olduğu bedeni. Dünya sözüm, can evim Bir gün ağzından uzak gülerse ağzım Tanrı gökyüzüyle boğsun beni
Eşiksiz evim, penceresiz odam Sevdiğim ne varsa bir bir geliyor ardından Ölüm beni sana hazırlıyor…
Yastığını koklaya koklaya öğrendim İnsan bir kere ölmüyormuş meğer…
İnsanlar ölümü çok yanlış biliyor Arasalar seni, gelseler Öyle çok şey var ki konuşacak.
Yüzüm bir gelecek atlası. Başım önde dönüyorum bütün yürüyüşlerden. Mavilik yitirdi hükmünü. İpi kopmuş bir boncuğum senden sonra. Bedeni olmayan bir zaman, odalarda.
Bazen sana olan özlemim beni altüst ediyor [...] seni düşündüğümde ise çoğu zaman dişlerimi sıkıyorum.
Hayır, seninle yalnız kalmayı senin hayal ettiğin gibi hayal etmemiştim. İmkansızı istiyorsam, onu bütünüyle isterim. Tamamen yalnız, sevgilim, bu dünyada tamamen yalnız olmamızı, gökyüzünün altında tamamen yalnız olmamızı ve hayatımı, senin olan hayatımı, dikkat dağıtıcı unsurlardan uzak ve tam bir konsantrasyonla, sana odaklanarak yaşamayı istedim.
Öğrendiklerimi, okuduklarımı, yaşadıklarımı veya duyduklarımı, insanları veya olayları hatırlamıyorum; hiçbir şey yaşamadığımı, hiçbir şey öğrenmediğimi, aslında ortalama bir okul çocuğundan daha az şey bildiğimi ve bildiklerimin yüzeysel olduğunu, her ikinci sorunun benim için anlaşılmaz olduğunu hissediyorum. Bilinçli düşünme yeteneğim yok; düşüncelerim duvara çarpıyor. Şeylerin özünü tek başına kavrayabiliyorum, ancak tutarlı, kesintisiz düşünme yeteneğim yok. Doğru düzgün bir hikaye bile anlatamıyorum; aslında, neredeyse konuşamıyorum bile.
İnsanları ya oldukları gibi kabul etmek ya da oldukları gibi bırakmak gerekir. Onları değiştiremeyiz, sadece dengelerini bozabiliriz. Sonuçta insan, tek tek parçalardan oluşmaz ki, tek bir parçası çıkarılıp yerine başka bir şey konulabilsin.
Sizi acı çektirmek kesinlikle niyetim değildi, ama yine de acı çektirdim; elbette sizi acı çektirmek asla niyetim olmayacak, ama her zaman acı çektireceğim.
Sen aynı anda kalbimin hem sükuneti hem de karmaşasısın; bu haldeyken kalbimin nasıl attığını bir düşün.
Göğsünün içinde, bu asırlık ağacın kabuğu gibi yarıklar bulunduğunu sandı ve gırtlağına kadar bir ateşin çıktığını hissetti. Aman Yarabbi, ne kadar yalnızdı.
Hakikaten ne yaparsa yapsın, kimlerle arkadaş olursa olsun,alışamıyordu bu şehirlilere vesselam…






