“İnsan en çok sessiz kaldığında yorulur.”

Eserleriyle dünya edebiyatında en fazla tanınan yazarlardan olan Cengiz Aytmatov, bu kısa hikâyesinde her zamanki berrak ve sade üslûbunu bu defa tabiat tasvirleri için kullanmıştır. Onun eserlerini okurken, tasvir ettiği yerlere ayak basmış, o yerleri karış karış gezmiş gibi hissedersiniz. Deve Gözü isimli bu hikâye de işte o eserlerden biridir. Aytmatov’un halk ile aydınlar arasındaki çatışmaya da yer verdiği bu hikâyesi, kısalığına rağmen okuyucuda iz bırakır. Bunda hikâyenin muhtevası kadar Aytmatov’un üslubunun da tesiri olduğu muhakkaktır. (Tanıtım Bülteninden)
“Doğa sessizdir ama her şeyi anlatır.”
“Bazı acılar konuşulmaz, sadece taşınır.”
“Devenin gözlerinde sabrın derinliği vardı.”
Deve Gözü, Aytmatov’un kısa ama derin anlamlar taşıyan öykülerinden biridir. Bu hikâye, insanın doğayla kurduğu ilişkiyi ve özellikle emek, sadakat ve yaşam mücadelesini anlatır. Hikâyede deve, sadece bir hayvan değildir. O: sabrın dayanıklılığın sessiz fedakârlığın sembolüdür. Aytmatov’un anlatımında doğa her zaman canlıdır. Deve de bu doğanın bir parçası olarak insanla birlikte acı çeker, yorulur ama devam eder. Bu öyküde asıl vurucu nokta şudur: İnsan çoğu zaman kendi yükünü değil, başkalarının yükünü taşır. Devenin gözleri, bu sessiz acının aynasıdır. Temalar Emek ve sabır İnsan-doğa ilişkisi Sessiz acı Dayanıklılık

