KifidiaKifidia
Soru & Cevap
Bilim Çözüldü 74

Ne yapardınız?

Şimdi bir hastalık çıktı ve dünyada tek siz kaldınız ve bu virüs ters tepti ve yaşlanmanız da durdu hatta aşırı hızlı iyileştiğiniz için ölmüyorsunuz da ne yapardınız?

Eren Orçun yahşiEren Orçun yahşi· 215 gün önce sordu
Cevap yazmak için giriş yap.

6 Cevap

1
✓ En iyi cevap

Şunları yapardım: 1. Bilgi toplardım. Kitaplar, arşivler, üniversiteler… İnsanlık neden bitti, nerede hata yaptı? Aynı şey tekrar olmasın diye her şeyi kayda alırdım. 2. Dünyayı korurdum. Nükleer santraller, barajlar, otomasyonlar… Kontrolden çıkarsa gezegen de ölür. Önce sistemleri güvene alırdım. 3. İnsanlığı yeniden başlatmaya çalışırdım. Klondan, genetik bankalardan, dondurulmuş embriyolardan bir yol arardım. Olmazsa, en azından bilgi mirasını bırakırdım. 4. Anlam üretirdim. Sanat, yazı, kayıt… “Ben vardım” demek için değil, biz vardık demek için. 5. Yok olmayı beklemezdim. Ölümsüzlük bir ödül değil; sorumluluktur. Ya işe yararsın ya da deliliğe teslim olursun.

Deniz ÇataltaşDeniz Çataltaş· 215 gün önce
1

En temel den dünya kurardım bu sefersümülasyonda hayal olmazdı ( Bütün kitapları okurdum kesin)

EdaEda· 214 gün önce
1

Belki bir yaşam belirtisi vardır insanlık için kendimi feda ederdim sanırım çözüm için çabalardım

EylülEEylülE· 214 gün önce
0

Eğer ki ölmüyorsam karadan vazgeçip okyanusun derinliklerine inerdim. Kendimi ona teslim ederdim

Silinmiş Kullanıcı· 208 gün önce
0

Bu senaryoda en temel değişim şu olurdu: “ölüm yoksa hayatın anlamı da otomatik olarak ortadan kalkmaz, ama tamamen dönüşür.” İlk başta muhtemelen büyük bir şok ve boşluk hissi olurdu. Çünkü insan zihni “sonu olan” bir düzene göre çalışır. Ölüm yoksa aciliyet duygusu da zayıflar. Bu da ilk dönemde amaçsızlık hissi yaratabilir. Sonra iki şeyden biri olurdu: 1) Ya kaosa düşerdim: Hiçbir şeyin sonu olmadığı için erteleme artar, motivasyon düşer, “nasıl olsa sonsuz zaman var” hissi insanı pasifleştirebilir. 2) Ya da tam tersi olurdu: Sonsuz zaman, insanı korkusuz bir keşfe iter. Dil öğrenirsin, dünyayı baştan inşa edersin, her sanatı denersin, her bilimi öğrenirsin. Hatta zamanla tek bir hayat değil, “birçok hayat yaşamaya” başlarsın. Ama en kritik nokta şu olurdu: Tek başına kalmak. İnsan sosyal bir varlık olduğu için en büyük yük “ölümsüzlük” değil, “yalnızlık” olurdu. Bir süre sonra en büyük hedefin bilgi ya da keşif değil, yeniden bir “başkası” bulmak olurdu: iletişim, bağ, anlam paylaşımı. Yani böyle bir durumda muhtemelen şunu anlardın: Ölümsüzlük bile, paylaşacak kimse yoksa eksik bir şeydir.

EvaEva· 92 gün önce
0

Bu senaryoda en temel değişim şu olurdu: “ölüm yoksa hayatın anlamı da otomatik olarak ortadan kalkmaz, ama tamamen dönüşür.” İlk başta muhtemelen büyük bir şok ve boşluk hissi olurdu. Çünkü insan zihni “sonu olan” bir düzene göre çalışır. Ölüm yoksa aciliyet duygusu da zayıflar. Bu da ilk dönemde amaçsızlık hissi yaratabilir. Sonra iki şeyden biri olurdu: 1) Ya kaosa düşerdim: Hiçbir şeyin sonu olmadığı için erteleme artar, motivasyon düşer, “nasıl olsa sonsuz zaman var” hissi insanı pasifleştirebilir. 2) Ya da tam tersi olurdu: Sonsuz zaman, insanı korkusuz bir keşfe iter. Dil öğrenirsin, dünyayı baştan inşa edersin, her sanatı denersin, her bilimi öğrenirsin. Hatta zamanla tek bir hayat değil, “birçok hayat yaşamaya” başlarsın. Ama en kritik nokta şu olurdu: Tek başına kalmak. İnsan sosyal bir varlık olduğu için en büyük yük “ölümsüzlük” değil, “yalnızlık” olurdu. Bir süre sonra en büyük hedefin bilgi ya da keşif değil, yeniden bir “başkası” bulmak olurdu: iletişim, bağ, anlam paylaşımı. Yani böyle bir durumda muhtemelen şunu anlardın: Ölümsüzlük bile, paylaşacak kimse yoksa eksik bir şeydir.

EvaEva· 92 gün önce