KifidiaKifidia
ZA2734

ZA2734

@zeynelabidin

{ قُل لِّلَّذِینَ كَفَرُوا۟ سَتُغۡلَبُونَ وَتُحۡشَرُونَ إِلَىٰ جَهَنَّمَۖ وَبِئۡسَ ٱلۡمِهَادُ } [Âl-i İmrân suresi: 12] O kafirlere de ki: Mağlup olacaksınız ve Cehenneme toplanacaksınız... O ne kötü bir varacak yerdir

Şubat 2026 tarihinde katıldı
50 Takip
20 Takipçi
0 İnceleme
31 Gönderi
248 Puan
ZA2734
RİYAZUSSALİHİN'DEN HADİSLER... 55.Bâb[Dünyaya Meyletmemek (Zühd)] ‮﴿‬‮يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّ وَعْدَ ‬‮اللّٰهِ ‬‮حَقٌّ فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَاࣞ وَلَا يَغُرَّنَّكُمْ ‬‮بِاللّٰهِ ‬‮الْغَرُورُ‬‮﴾‬ Ey insanlar! Şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. Sakın çok aldatan (Şeytan) sizi Allah (affeder avuntusu) ile aldatmasın.(Fâtır, 35/5) ‮﴿‬‮وَمَا هٰذِهِ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا لَهْوٌ وَلَعِبٌؕ وَاِنَّ الدَّارَ الْاٰخِرَةَ لَهِيَ الْحَيَوَانُۘ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ‬‮﴾‬ Bu dünya hayatı ancak bir eğlence ve oyundan ibarettir. Âhiret yurduna gelince, işte gerçek hayat odur. Keşke bilselerdi! (Ankebût, 29/64) 463.Hadis[Dünyaya Meyletmemek (Zühd)] ‮وَعَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ ‬‮اللّٰهِ ‬‮صَلَّى ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «يُؤْتَى بِأَنْعَمِ أَهْلِ الدُّنْيَا مِنْ أَهْلِ النَّارِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ، فَيُصْبَغُ فِي النَّارِ صَبْغَةً ثُمَّ يُقَالُ: يَا ابْنَ آدَمَ هَلْ رَأَيْتَ خَيْراً قَطُّ؟ هَلْ مَرَّ بِكَ نَعٖيمٌ قَطُّ؟ فيَقُولُ: لاَ وَ‬‮اللّٰهِ ‬‮يَارَبِّ. وَيُؤْتَي بِأَشَدِّ النَّاسِ بُؤْساً فِي الدُّنْيَا مِنْ أَهْلِ الْجَنَّةِ فَيُصْبَغُ صَبْغَةً فِي الْجَنَّةِ، فَيُقَالُ لَهُ: يَا ابْنَ آدَمَ هَلْ رَأَيْتَ بُؤْساً قَطُّ؟ هَلْ مَرَّ بِكَ شِدَّةٌ قَطُّ؟ فَيَقُولُ: لاَ، وَ‬‮اللّٰهِ، ‬‮مَا مَرَّ بٖي بُؤْسٌ قَطُّ، وَلاَ رَأَيْتُ شِدَّةً قَطُّ» رَوَاهُ مُسْلِمٌ.‬ Enes’ten (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Kıyamet günü cehennemliklerden dünyada en müreffeh hayat süren biri getirilir ve cehenneme bir kere daldırılır. Sonra da: –Ey Âdemoğlu, sen hayatında iyi bir gün geçirdin mi, hiç hayırlı gün gördün mü, diye sorulur. –Vallahi görmedim yâ Rabbi, diye cevap verir. Dünyada en fazla şiddet ve ızdıraba uğrayan cennetliklerden biri getirilir ve cennete bir kere daldırılır. Sonra ona da: –Ey Âdemoğlu, sen hayatında hiç sıkıntı çektin mi, hiç şiddete maruz kaldın mı, diye sorulur. –Hayır, vallahi hiç sıkıntı çekmedim, hiç şiddete maruz kalmadım, der.” (M7088 Müslim, Münâfıkîn, 55)
ZA2734
“Ben kimim? Ecdadım kim? Set çekti inkarcılar. Sokaklara dökülmüş, mesnetsiz davacılar... Daha ne kadar akar, isyan kaynaklı pınar, Zonklatıyor beynimi bu cevapsız sorular. Teslim edilmiş ruhlar, zindanın kollarına, Âlem itekleniyor, bir muhal ortamına. Bıçak sapla kalbime, kan çıkmaz aynı inat, Bakmayın gülenlere, hicran dolu kâinat.” Ahmet Günbay YILDIZ
ZA2734
RİYAZUSSALİHİN'DEN HADİSLER... 55.Bâb [Dünyaya Meyletmemek (Zühd)] ‮﴿‬‮زُيِّنَ لِلنَّاسِ حُبُّ الشَّهَوَاتِ مِنَ النِّسَٓاءِ وَالْبَنٖينَ وَالْقَنَاطٖيرِ الْمُقَنْطَرَةِ مِنَ الذَّهَبِ وَالْفِضَّةِ وَالْخَيْلِ الْمُسَوَّمَةِ وَالْاَنْعَامِ وَالْحَرْثِؕ ذٰلِكَ مَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَ‬‮اللّٰهُ ‬‮عِنْدَهُ حُسْنُ الْمَاٰبِ‬‮﴾‬ Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar dünya hayatının geçimliğidir. Oysa asıl varılacak güzel yer ancak Allah’ın katındadır. (Âl-i İmrân, 3/14) 462.Hadis[Dünyaya Meyletmemek (Zühd)] وَعَنْهُ عَنْ رَسُولِ ‬‮اللّٰهِ ‬‮صَلَّى ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «يَتْبَعُ الْمَيِّتَ ثَلاَثَةٌ: أَهْلُهُ وَمَالُهُ وَعَمَلُهُ: فَيَرْجِعُ اثْنَانِ، وَيَبْقَى وَاحِدٌ: يَرْجِعُ أَهْلُهُ وَمَالُهُ وَيَبْقَى عَمَلُهُ» مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ.‬ Yine Enes’ten (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Üç şey ölenin ardından (mezara kadar) gider: Ailesi, malı ve ameli. Bunlardan ikisi döner, birisi kalır. Dönenler ailesi ve malıdır, kalan ise amelidir.” (B6514 Buhârî, Rikâk, 42; M7424 Müslim, Zühd, 5)
2
91
ZA2734
@zeynelabidin2 gün önce
RİYAZUSSALİHİN'DEN HADİSLER 55. Bâb [Dünyaya Meyletmemek (Zühd)] ‮﴿‬‮اِنَّمَا مَثَلُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا كَمَٓاءٍ اَنْزَلْنَاهُ مِنَ السَّمَٓاءِ فَاخْتَلَطَ بِهٖ نَبَاتُ الْاَرْضِ مِمَّا يَأْكُلُ النَّاسُ وَالْاَنْعَامُؕ حَتّٰٓى اِذَٓا اَخَذَتِ الْاَرْضُ زُخْرُفَهَا وَازَّيَّـنَتْ وَظَنَّ اَهْلُهَٓا اَنَّهُمْ قَادِرُونَ عَلَيْهَٓاۙ اَتٰيهَٓا اَمْرُنَا لَيْلاً اَوْ نَهَاراً فَجَعَلْنَاهَا حَصٖيداً كَاَنْ لَمْ تَغْنَ بِالْاَمْسِؕ كَذٰلِكَ نُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ‬‮﴾‬ Dünya hayatının misali, ancak gökten indirdiğimiz yağmurun misali gibidir ki, insanların ve hayvanların yedikleri yeryüzü bitkileri onunla yetişip birbirine karışmıştır. Nihayet yeryüzü (o bitkilerle) bütün zinet ve güzelliklerini alıp süslendiği ve sahipleri de onun üzerine (her türlü tasarrufa) kadir olduklarını sandıkları bir sırada, geceleyin veya güpegündüz ansızın ona emrimiz (afetimiz) geliverir de, bunları, sanki dün yerinde hiç yokmuş gibi, kökünden yolunmuş bir hâle getiririz. İşte düşünen bir toplum için, âyetleri böyle ayrı ayrı açıklıyoruz. (Yûnus, 10/24) 460.Hadis [Dünyaya Meyletmemek (Zühd)] ‮وَعَنْ أَبٖي سَعٖيدٍ الْخُدْرِيِّ رَضِيَ ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَنْهُ قَالَ: جَلَسَ رَسُولُ ‬‮اللّٰهِ ‬‮صَلَّى ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَلَى الْمِنْبَرِ، وَجَلَسْنَا حَوْلَهُ فَقَالَ: «إِنَّ مِمَّا أَخَافُ عَلَيْكُمْ مِنْ بَعْدٖي مَا يُفْتَحُ عَلَيْكُمْ مِنْ زَهْرَةِ الدُّنْيَا وَزٖينَتِهَا» مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ.‬ Ebû Saîd el-Hudrî (ra) şöyle demiştir: Resûlullah (sav) minbere oturdu. Biz de etrafına oturduk ve o: “Benden sonra, dünya nimetlerinin ve zinetlerinin size açılmasından (ve onlara gönlünüzü kaptırmanızdan) endişe ediyorum” buyurdu. (B1465 Buhârî, Zekât, 47; M2423 Müslim, Zekât, 123)
ZA2734
@zeynelabidin2 gün önce
RİYAZUSSALİHİN'DEN HADİSLER... 457.Hadis [Allah Korkusuyla Ağlamak] ‮وَعَنْ أَبٖي أُمَامَةَ صُدَيِّ بْنِ عَجْلاَنَ الْبَاهِليِّ رَضِيَ ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَنْهُ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «لَيْسَ شَيْءٌ أَحَبَّ إِلَى ‬‮اللّٰهِ ‬‮تَعَالَى مِنْ قَطْرَتَيْنِ. وَأَثَرَيْنِ: قَطْرَةُ دُمُوعٍ مِنْ خَشْيَةِ ‬‮اللّٰهِ ‬‮وَقَطْرَةُ دَمٍ تُهْرَاقُ فٖي سَبٖيلِ ‬‮اللّٰهِ، ‬‮وَأَمَّا الْأَثَرَانِ فَأَثَرٌ فٖي سَبٖيلِ ‬‮اللّٰهِ ‬‮تَعَالَى وَأَثَرٌ فٖي فَرٖيضَةٍ مِنْ فَرَائِضِ ‬‮اللّٰهِ ‬‮تَعَالَى» رَوَاهُ التِّرْمِذِيُّ وَقَالَ: حَدٖيثٌ حَسَنٌ. وَفِي الْبَابِ أَحَادٖيثُ كَثٖيرَةٌ، مِنْهَا: حَدٖيثُ الْعِرْبَاضِ بْنِ سَارِيَةَ رَضِيَ ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَنْهُ، قَالَ: وَعَظَنَا رَسُولُ ‬‮اللّٰهِ ‬‮صَلَّى ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مَوْعِظَةً وَجِلَتْ مِنْهَا الْقُلُوبُ، وَذَرِفَتْ مِنْهَا الْعُيُونُ» وَقَدْ سَبَقَ فٖي بَابِ النَّهْيِ عَنِ الْبِدَعِ.‬ Ebû Ümâme Sudey b. Aclân el-Bâhilî’den (ra) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: “Allah katında iki damla ve iki izden daha sevimli bir şey yoktur: Allah korkusundan dolayı akan gözyaşı ve Allah yolunda dökülen kan damlası. İki ize gelince: Allah yolunda alınan yara izleriyle ve Allah’ın farzlarından biri olan namazdaki secdeden dolayı oluşan izlerdir.” (T1669 Tirmizî, Fedâilü’l-cihâd, 26)
ZA2734
@zeynelabidin3 gün önce
RİYAZUSSALİHİN'DEN HADİSLER... 451. Hadis[Allah Korkusuyla Ağlamak] ‮وَعَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ ‬‮اللّٰهِ ‬‮صَلَّى ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «سَبْعَةٌ يُظِلُّهُمُ ‬‮اللّٰهُ ‬‮فٖي ظِلِّهٖ يَوْمَ لاَ ظِلَّ إلاَّ ظِلُّهُ: إِمَامٌ عَادِلٌ، وَشَابٌّ نَشَأَ فٖي عِبَادَةِ ‬‮اللّٰهِ ‬‮تَعَالَى. وَرَجُلٌ قَلْبُهُ مُعَلَّقٌ بِالْمَسَاجِدِ. وَرَجُلاَنِ تَحَابَّا فِي ‬‮اللّٰهِ، ‬‮اجْتَمَعَا عَلَيْهِ. وَتَفَرَّقَا عَلَيهِ، وَرَجَلٌ دَعَتْهُ اِمْرَأَةٌ ذَاتُ مَنْصِبٍ وَجَمَالٍ. فَقَالَ: إِنّٖي أَخافُ ‬‮اللّٰهَ. ‬‮وَرَجُلٌ تَصَدَّقَ بِصَدَقَةٍ فَأَخْفَاهَا حَتّٰى لاَتَعْلَمَ شِمَالُهُ مَا تُنْفِقُ يَمٖينُهُ. وَرَجُلٌ ذَكَرَ ‬‮اللّٰهَ ‬‮خَالِيًا فَفَاضَتْ عَيْنَاهُ» مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ.‬ Ebû Hüreyre’den (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Yedi sınıf insan vardır ki Allah Teâlâ onları hiçbir gölgenin (himayenin) bulunmadığı günde, Arş’ın gölgesinde gölgelendirir (yani onları himaye eder): • Adaletli devlet başkanı, • Allah’a ibadet ederek yetişen genç, • Gönlü mescitlere bağlı olan kimse, • Allah için birbirini seven ve bu şekilde biraraya gelip, bu sevgi ile ayrılan iki dost, • Mevki sahibi güzel bir kadının birlikte olma isteğine “Ben Allah’tan korkarım.” cevabını veren kimse, • Sağ elinin verdiği sadakayı, sol eli bilmeyecek kadar gizli veren kimse, • Tenha yerlerde Allah’ı zikrederek gözleri yaşla dolup taşan kimse.” (B1423 Buhârî, Zekât, 16; M2380 Müslim, Zekât, 91)
ZA2734
@zeynelabidin3 gün önce
RİYAZUSSALİHİN'DEN HADİSLER... 450. Hadis[Allah Korkusuyla Ağlamak] ‮وَعَنْ أَبٖي هُرَيْرَةَ رَضِيَ ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَنْهُ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ ‬‮اللّٰهِ ‬‮صَلَّى ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «لاَ يَلِجُ النَّارَ رَجُلٌ بَكَى مِنْ خَشْيَةِ ‬‮اللّٰهِ ‬‮حَتّٰى يَعُودَ اللَّبَنُ فِي الضَّرْعِ وَلاَ يَجْتَمِعُ غُبَارٌ فٖي سَبٖيلِ ‬‮اللّٰهِ ‬‮وَدُخَانُ جَهَنَّمَ» رَوَاهُ التِّرْمِذِيُّ وَقَالَ: حَدٖيثٌ حَسَنٌ صَحٖيحٌ.‬ Ebû Hüreyre’den (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Sağılan süt nasıl memeye (tekrar) girmezse, Allah korkusundan ağlayan kimse de cehenneme girmez. Allah yolunda çarpışırken meydana gelen toz ile cehennemin dumanı bir araya gelmez.” (T1633 Tirmizî, Fedâilü’l-cihâd, 8)
ZA2734
@zeynelabidin4 gün önce
RİYAZUSSALİHİN'DEN HADİSLER 445. Hadis[ Korku ile Ümit Arasında Yaşamak] ‮وَعَنْ أَبٖي هُرَيْرَةَ رَضِيَ ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَنْهُ أَنَّ رَسُولَ ‬‮اللّٰهِ ‬‮صَلَّى ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «لَوْ يَعْلَمُ الْمُؤْمِنُ مَا عِنْدَ ‬‮اللّٰهِ ‬‮مِنَ الْعُقُـوبَةِ مَا طَمِعَ بِجَنَّتِهٖ أَحَدٌ، وَلَوْ يَعْلَمُ الْكَافِرُ مَا عِنْدَ ‬‮اللّٰهِ ‬‮مِنَ الرَّحْمَةِ، مَا قَنَطَ مِنْ جَنَّتِهٖ أَحَدٌ» رَوَاهُ مُسْلِمٌ.‬ Ebû Hüreyre’den (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Mümin, Allah’ın katında ne kadar azap olduğunu bilse, O’nun cennetini ümit etmezdi. Kâfir de Allah’ın rahmetinin ne kadar çok olduğunu bilse, O’nun cennetinden ümit kesmezdi.” (M6979 Müslim, Tevbe, 23) 446. Hadis [Korku ile Ümit Arasında Yaşamak] ‮وَعَنْ أَبٖي سَعٖيدٍ الْخُدْرِيِّ رَضِيَ ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَنْهُ، أَنَّ رَسُولَ ‬‮اللّٰهِ ‬‮صَلَّى ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «إذا وُضِعَتِ الْجَنَازَةُ وَاحْتَمَلَهَا النَّاسُ أَوِ الرِّجَالُ عَلَى أَعْنَاقِهِمْ، فَإِنْ كانَتْ صَالِحَةً قَالَتْ: قَدِّمُونٖي، وَإِنْ كَانَتْ غَيْرَ صَالِحَةٍ، قَالَتْ: يَا وَيْلَهَا، أَيْنَ تَذْهَبُونَ بِهَا؟ يَسْمَعُ صَوْتَهَا كُلُّ شَيْءٍ إلاَّ الْإِنْسَانُ، وَلَوْ سَمِعَهُ صَعِقَ» رَوَاهُ الْبُخَارِيُّ.‬ Ebû Saîd el-Hudrî’den (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Cenaze tabuta konulup da insanlar onu omuzlarına aldığı zaman, ölen kimse salihlerden ise “Beni bir an evvel yerime ulaştırın!” der. Eğer salihlerden değilse “Eyvah, beni nereye götürüyorsunuz?” der ve onun sesini insanlardan başka her şey duyar. Eğer insan bu sesi duysaydı, (dehşetten) bayılıp düşerdi.” (B1314 Buhârî, Cenâiz, 50)
ZA2734
@zeynelabidin5 gün önce
RİYAZUSSALİHİN'DEN HADİSLER... 444. Hadis[Ümitvar Olmanın Sevabı] ‮وَعَنْ أَنَسٍ رَضِيَ ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَنْهُ قَالَ: سَمِعْتُ رَسُولَ ‬‮اللّٰهِ ‬‮صَلَّى ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: «قَالَ ‬‮اللّٰهُ ‬‮تَعَالَى: يَا ابْنَ آدَمَ إِنَّكَ مَا دَعَوْتَنٖي وَرَجَوْتَنٖي غَفَرْتُ لَكَ عَلَى مَا كَانَ مِنْكَ وَلاَ أُبَالٖي يَا ابْنَ آدَمَ، لَوْ بَلغَتْ ذُنُوبُكَ عَنَانَ السَّمَاءِ، ثُمَّ اسْتَغْفَرْتَنٖي غَفَرْتُ لَكَ، يَا ابْنَ آدَمَ، إِنَّكَ لَوْ أَتَيْتَنٖي بِقُرَابِ الْأَرْضِ خَطَايَا، ثُمَّ لَقٖيتَنٖي لاَ تُشْرِكُ بٖي شَيْئاً، لَأَتَيْتُكَ بِقُرَابِهَا مَغْفِرَةً» رَوَاهُ التِّرْمِذِيُّ. وَقَالَ: حَدٖيثٌ حَسَنٌ.‬ Enes’in (ra) Resûlullah’tan (sav) şöyle işittiği nakledilmiştir: “Allah Teâlâ şöyle buyurdu: “Ey Âdemoğlu, sen bana dua edip ricada bulunduğun müddetçe, ne kadar olduğuna bakmadan günahlarını bağışlarım. Ey Âdemoğlu, günahların yerle gökleri dolduracak kadar olsa da bana istiğfar edersen, onları bağışlarım. Ey Âdemoğlu, yeryüzü dolusu günahla huzuruma gelsen, şirk koşmadığın sürece, ben de seni yeryüzü dolusu mağfiretle bağışlarım.”” (T3540 Tirmizi, Deavât, 98)
ZA2734
@zeynelabidin5 gün önce
اللهم صل على محمد وعلى آل محمد كما صليت على ابراهيم وعلى ال ابراهيم انك حمید مجید اللهم بارك على محمد وعلى آل محمد كما باركت على ابراهيم وعلى ال ابراهيم انك حمید مجید اللهم صل على محمد وعلى آله وصحبه أجمعين
ZA2734
@zeynelabidin5 gün önce
RİYAZUSSALİHİN'DEN HADİSLER... 1. Bâb [Ümitvar Olmanın Sevabı] ‮﴿‬‮وَاُفَوِّضُ اَمْرٖٓي اِلَى ‬‮اللّٰهِؕ ‬‮اِنَّ ‬‮اللّٰهَ ‬‮بَصٖيرٌ بِالْعِبَادِ ‮‮‬‮۝‬‮‬‬ فَوَقٰيهُ ‬‮اللّٰهُ ‬‮سَيِّـَٔاتِ مَا مَكَرُوا‬‮﴾‬ ...Ben işimi Allah’a havale ediyorum. Şüphesiz Allah kullarını hakkıyla görendir.” Allah onu, onların hilelerinin kötülüklerinden korudu. (Mü’min, 40/44-45) 2. Hadis [Ümitvar Olmanın Sevabı] ‮وَعَنْ أَبٖي هُرَيْرَةَ رَضِيَ ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَنْهُ، عَنْ رَسُولِ ‬‮اللّٰهِ ‬‮صَلَّى ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَنَّهُ قَالَ: «قَالَ ‬‮اللّٰهُ، ‬‮عَزَّ وَجَلَّ، أَنَا عِنْدَ ظَنِّ عَبْدٖي بٖي، وَأَنَا مَعَهُ حَيْثُ يَذْكُرُنٖي، وَ‬‮اللّٰهِ لَلَّهُ ‬‮أَفْرَحُ بِتَوْبَةِ عَبْدِهٖ مِنْ أَحَدِكُمْ يَجِدُ ضَالَّتَهُ بِالْفَلاَةِ، وَمَنْ تَقَرَّبَ إِلَيَّ شِبْراً، تَقرَّبْتُ إِلَيْهِ ذِرَاعاً، وَمَنْ تَقَرَّبَ إِلَيَّ ذِرَاعاً، تَقَرَّبْتُ إِلَيْهِ بَاعاً، وَإِذَا أَقْبَلَ إِلَيَّ يَمْشٖي، أَقْبَلْتُ إِلَيْهِ أُهَرْوِلُ» مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ، وَهٰذَا لَفْظُ إِحْدَى رِوَايَاتِ مُسْلِمٍ وَتَقَدَّمَ شَرْحُهُ فِى الْبَابِ قَبْلَهُ. وَرُوِىَ فِى الصَّحٖيحَيْنِ: (وَأَنَا مَعَهُ حٖينَ يَذْكُرُنِى) بِالنُّونِ وَفِى هٰذِه الرِوَايَةِ (حَيْثُ) بِالثَّاءِ وَكِلاَهُمَا صَحٖيحٌ.‬ Ebû Hüreyre’den (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: Aziz ve Celil olan Allah buyuruyor ki: Ben, kulumun hakkımdaki tasavvuru nasılsa öyleyim; beni zikrettiği yerde onunlayım (rahmetim, tevfik ve inayetim onunla beraberdir). Allah’a yemin ederim ki, kulunun tövbesinden dolayı, Allah Teâlâ’nın hoşnutluğu, sizden birinizin ıssız çölde kaybettiği devesini bulduğu zamanki sevincinden daha büyüktür. Bana bir karış yaklaşana ben bir arşın yaklaşırım; bir arşın yaklaşana da bir kulaç yaklaşırım; bana yürüyerek gelene, ben koşarak gelirim.{Dipnot} (M6952 Müslim, Tevbe, 1) Bu, Müslim’in rivayetinden birisinin metni olup bundan evvelki babda geçmiştir. Buhârî ve Müslim’de “Kulum beni zikrettiği vakit onunla beraberim.” meâlinde rivayet edilmiş, bu rivayette ise “beni zikrettiği yerde” şeklinde yer almıştır. İkisi de sahihtir. (M6805 Müslim, Zikir, 2; bkz. B7405 Buhârî, Tevhîd, 15)
ZA2734
@zeynelabidin6 gün önce
RİYAZUSSALİHİN'DEN HADİSLER... 438.Hadis [Allah’tan Yana Ümitvar Olmak (Recâ)] ‮وَعَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ ‬‮اللّٰهِ ‬‮صَلَّى ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «إِنَّ ‬‮اللّٰهَ ‬‮لَيَرْضَى عَنِ الْعَبْدِ أَنْ يَأْكُلَ الْأَكْلَةَ، فَيَحْمَدَهُ عَلَيْهَا، أَوْ يَشْرَبَ الشَّرْبَةَ، فَيَحْمَدَهُ عَلَيْهَا» رَوَاهُ مُسْلِمٌ.‬ Yine Enes’ten (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Allah, yeyip içtikten sonra kendisine hamd eden kulundan razı olur.” (M6932 Müslim, Zikir, 99) 439.Hadis [Allah’tan Yana Ümitvar Olmak (Recâ)] ‮وَعَنْ أَبٖي مُوسَى رَضِيَ ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَنْهُ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، قَالَ: «إِنَّ ‬‮اللّٰهَ ‬‮تَعَالَى، يَبسُطُ يَدَهُ بِاللَّيْلِ لِيَتُوبَ مُسيِءُ النَّهَارِ، وَيَبْسُطُ يَدَهُ بِالنَّهَارِ لِيَتُوَب مُسٖيءُ اللَّيْلِ حَتّٰى تَطْلُعَ الشَّمْسُ مِنْ مَغْرِبِهَا» رَوَاهُ مُسْلِمٌ.‬ Ebû Mûsâ’dan (ra) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: “Allah Teâlâ, gündüz günah işleyenlerin tövbe etmesi için gece mağfiret elini uzatır. Gece günah işleyenlerin tövbe etmesi için de gündüz mağfiret elini uzatır. Güneş batıdan doğuncaya (kıyamet kopuncaya) kadar bu böyle devam eder.” (M6989 Müslim, Tevbe, 31)
ZA2734
@zeynelabidin6 gün önce
عن عبدِ اللَّهِ بنِ عمرٍو قالَ أربعُ خلالٍ إذا أعطيتَهنَّ فلا يضرُّكَ ما عُزلَ عنكَ من الدُّنيا حسنُ خليقةٍ وعفافُ طعمةٍ وصدقُ حديثٍ وحفظُ أمانةٍ. الراوي: سعيد بن جبير • الألباني، صحيح الأدب المفرد (٢٢١) • صحيح موقوفا وصح مرفوعا 288. Abdullah ibni Amr ibni Âs radıyallahu anhümâ şöyle dedi: "Şayet sana dört özellik ve güzellik verilmişse, başka şeylere sahip olmamak, senin için bir kayıp sayılmaz. Bu dört özellik şunlardır: Güzel ahlâk, helâl kazanç, doğru sözlülük ve emânete riâyet." EDEBÜL MÜFRED Hadis no: 288
ZA2734
@zeynelabidin6 gün önce
RİYAZUSSALİHİN'DEN HADİSLER... 436. Hadis[Allah’tan Yana Ümitvar Olmak (Recâ)] ‮وَعَنِ ابْنِ مَسْعُودٍ رَضِيَ ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَنْهُ أَنَّ رَجُلاً أَصَابَ مِنِ امْرَأَةٍ قُبْلَةً، فَأَتَى النَّبِيَّ صَلَّى ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَأَخْبَرَهُ، فَأَنْزَلَ ‬‮اللّٰهُ ‬‮تَعَالَى: (وَأَقِمِ الصَّلاَةَ طَرَفَيِ النَّهَارِ وَزُلَفاً مِنَ الَّليْلِ إِنَّ الْحَسَنَاتِ يُذْهِبْنَ السَّيِّئَاتِ) فَقَالَ الرَّجُلُ: أَلٖي هٰذَا يَا رَسُولَ ‬‮اللّٰهِ؟ ‬‮قَالَ: «لِجَمٖيعِ أُمَّتٖي كُلِّهِمْ» مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ.‬ İbn Mes’ûd (ra) anlatıyor: Bir adam bir kadını öpmüştü. Peygamber’e (sav) gelerek olayı anlattı. Bunun üzerine Allah Teâlâ, “(Ey Muhammed) gündüzün iki tarafında ve gecenin gündüze yakın vakitlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri giderir.”{Hûd, 11/114.} meâlindeki âyeti indirdi. Adam: –Yâ Resûlallah (sav), bu hüküm yalnız benim için mi geçerli, deyince, Resûlullah (sav): –Ümmetimin tamamı için geçerlidir, buyurdu. (B526 Buhârî, Mevâkît, 4; M7001 Müslim, Tevbe, 39) 437. Hadis[Allah’tan Yana Ümitvar Olmak (Recâ)] ‮وَعَنْ أَنَسٍ رَضِيَ ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَنْهُ، قَالَ: جَاءَ رَجُلٌ إِلَى النَّبِيِّ صَلَّى ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَقَالَ: يَا رَسُولَ ‬‮اللّٰهِ ‬‮أَصَبْتُ حَدًّا، فَأَقِمْهُ عَلَيَّ، وَحَضَرَتِ الصَّلاَةُ فَصَلَّى مَعَ رَسُولِ ‬‮اللّٰهِ ‬‮صَلَّى ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَلَمَّا قَضَى الصَّلاَةَ قَالَ: يَا رَسُولَ ‬‮اللّٰهِ ‬‮إِنّٖي أَصَبْتُ حَدًّا، فَأَقِمْ فِيَّ كِتَابَ ‬‮اللّٰهِ، ‬‮قَالَ: «هَلْ حَضَرْتَ مَعَنَا الصَّلاَةَ؟» قَالَ: نَعَمْ: قَالَ«قَدْ غُفِرَ لَكَ» مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ.‬ Enes (ra) anlatıyor: Bir adam Peygamber’e (sav) gelip: –Yâ Resûlallah (sav), ben ceza gerektiren bir harekette bulundum, cezam neyse bana onu ver, diye arz etti. O sırada namaz vakti gelmişti. Adam Resûlullah’la (sav) beraber namaz kıldı. Namaz bitince: –Yâ Resûlallah (sav), ben ceza gerektiren bir suç işledim. Allah’ın Kitabı’nda bildirilen cezayı bana tatbik buyur, dedi. Resûlullah (sav): –Bizimle namazda bulundun mu, diye sordu. –Evet, cevabını verdi. –Öyle ise bağışlanmışsındır, dedi.{Dipnot} (M7006 Müslim, Tevbe, 44; B6823 Buhârî, Hudûd, 27) Dipnot: Bu zatın işlediği günahın başkalarının hukukunu ilgilendiren ve dinen cezalandırılması gerekli suçlardan olmayıp, namazla silinebilecek günahlardan olduğu anlaşılmaktadır.
3
86
ZA2734
@zeynelabidin7 gün önce
435. Hadis [Allah`tan Yana Ümitvar Olmak (Recâ)] ﻮݝنابن غمرزضى لﮥ ݝئڜتا قاڷ:سمغٿﹶڷ ﷲ عﴼللﷲ ݝليه وسڷﷴ يﭭوڷ؞۲ݧڐﯹاڵمۇم يوماڵقێامة مݫ ڗݓه ﺣݨ ﯾضﻊﯕݖڦۀݝڵݔ؞، ﭰﮃﭱڗڑ٠ﮨﮇٺﻮٻږ، ﭰێﭭوڷ؛أثﻐرڦ ڏﭠب ؐگذا؟ٲٿݞرف ڏﭠب ؐگذا؟ﭰێڨوڷ؞ڗټ ٲݟرفﹳڦﺎڵ ۇﺈݩ ڦﮇ ؐسﭥݫٿڮ علئك في الذݩا، ﹶﴽٽﺎأݟݥﹸها ڷڭ۱ڵݠوﻡ فيغط صحيفة حساته، مٿفڐ ݝيه. İbn Ömer (ra). Resâlullah'ın (sav) söyle dediğini isittiðini nakletmistir: "Kıyamet günü mümin, Rabbine (lütuf ve inayetine) o kadar vaklasır ki, Allah onu rahmetivle kusatır ve günahlarını ikrar ettirir, sonra da söyle der: -Şu günahı biliyor musun? $u günahı biliyor musun? -Yâ Rab, bilivorum, der. Allah Teâlâ: -Ben bu günahı dünvada gizlemistim, bugün de bağıslıyorum, buyurur. Bunun üzerine o kimseye iviliklerinin vazıldığı defter verilir." (B2441 Buhârf. Mezâlim. 2: M7015 Müslim. Tevbe. 52)
ZA2734
@zeynelabidin7 gün önce
RİYAZUSSALİHİN'DEN HADİSLER 433. Hadis[Allah’tan Yana Ümitvar Olmak (Recâ)] ‮وَعَنِ ابْنِ مَسْعُودٍ رَضِيَ ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَنْهُ، قَالَ: كُنَّا مَعَ رَسُولِ ‬‮اللّٰهِ ‬‮صَلَّى ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فٖي قُبَّةٍ نَحْواً مِنْ أَرَبعٖينَ، فَقَالَ: «أَتَرْضَوْنَ أَنْ تَكُونُوا رُبُعَ أَهْلِ الْجَنَّةِ؟» قُلْنَا: نَعَمْ، قَالَ: «أَتَرْضَوْنَ أَنْ تَكُونُوا ثُلُثَ أَهْلِ الْجَنَّةِ؟» قُلْنَا: نَعَمْ، قَالَ: «وَالَّذٖي نَفْسُ مُحَمَّدٍ بِيَدِهٖ إِنّٖي لَأَرْجُو أَنْ تَكُونُوا نِصْفَ أَهْلِ الْجَنَّة، وَذٰلِكَ أَنَّ الْجَنَّةَ لاَ يَدْخُلُهَا إِلاَّ نَفْسٌ مُسْلِمَةٌ، وَمَا أَنتُمْ فٖي أَهْلِ الشِّرْكِ إِلاَّ كَالشَّعْرَةِ الْبَيْضَاءِ فٖي جِلْدِ الثَّوْرِ الْأَسْوَدِ، أَوْ كَالشَّعْرَةِ السَّوْدَاءِ فٖي جِلْدِ الثَّوْرِ الْأَحْمَرِ» مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ.‬ İbn Mes’ûd (ra) anlatıyor: Bir defasında Resûlullah (sav) ile birlikte kırk kadar kişi ile beraber bir çadırda bulunuyorduk. Peygamber (sav): –Siz cennet halkının dörtte biri olmaya razı mısınız, buyurdu. Biz: –Evet, dedik. Resûlullah (sav): –Cennet ehlinin üçte biri olmaya razı mısınız, dedi. –Evet, dedik. Bunun üzerine Peygamberimiz (sav): –Muhammed’in canını teninde tutan Allah’a yemin ederim ki, cennet halkının yarısı olacağınızı umarım; çünkü Müslüman olanlardan başkası cennete giremez. Hâlbuki siz, müşriklere nispetle siyah sığırın derisindeki beyaz benek veya kızıl sığırın üzerindeki siyah benek gibisiniz, buyurdu.(M530 Müslim, Îmân, 377; B6528 Buhârî, Rikâk, 45)
ZA2734
@zeynelabidin8 gün önce
431. Hadis[Allah’tan Yana Ümitvar Olmak (Recâ)] ‮وَعَنْ جَابِرٍ رَضِيَ ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ ‬‮اللّٰهِ ‬‮صَلَّى ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَثَلُ الصَّلَوَاتِ الْخَمْسِ كَمَثَلِ نَهَرٍ جَارٍ غَمْرٍ عَلَى بَابِ أَحَدِكُمْ يَغْتَسِلُ مِنْهُ كُلَّ يَوْمٍ خَمْسَ مَرَّاتٍ» رَوَاهُ مُسْلِمٌ.‬ Câbir’den (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Beş vakit namaz, birinizin kapısı önünde akan ve içinde her gün beş kere yıkandığı suyu bol bir nehir gibidir.” (M1523 Müslim, Mesâcid, 284) 432. Hadis[Allah’tan Yana Ümitvar Olmak (Recâ)] ‮وَعَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَنْهُمَا، قَالَ: سَمِعْتُ رَسُولَ ‬‮اللّٰهِ ‬‮صَلَّى ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: «مَا مِنْ رَجُلٍ مُسْلِمٍ يَمُوتُ فَيَقُومُ عَلَى جَنَازَتِهٖ أَرْبَعُونَ رَجُلاً لاَ يُشرِكُونَ ‬‮بِاللّٰهِ ‬‮شَيْئاً إِلاَّ شَفَّعَهُمُ ‬‮اللّٰهُ ‬‮فٖيهِ» رَوَاهُ مُسْلِمٌ.‬ İbn Abbâs’ın (ra) Resûlullah’tan (sav) şöyle işittiği nakledilmiştir: “Bir Müslüman ölür de Allah’a ortak koşmayan kırk kişi onun cenaze namazını kılarsa, Allah onların (bu şahitlikleri sebebiyle) (onun hakkındaki) şefaatlerini kabul eder.” (M2199 Müslim, Cenâiz, 59)
ZA2734
@zeynelabidin8 gün önce
RİYAZUSSALİHİN'DEN HADİSLER 430. Hadis[Allah’tan Yana Ümitvar Olmak (Recâ)] ‮وَعَنْ أَنَسٍ رَضِيَ ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَنْهُ عَنْ رَسُولِ ‬‮اللّٰهِ ‬‮صَلَّى ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «إِنَّ الكَافِرَ إِذَا عَمِلَ حَسَنَةً، أُطْعِمَ بِهَا طُعْمَةً مِنَ الدُّنْيَا، وَأَمَّا الْمُؤْمِنُ، فَإِنَّ ‬‮اللّٰهَ ‬‮تَعَالَى يَدَّخِرُ لَهُ حَسَنَاتِهٖ فِي الْآخِرَةِ، وَيُعْقِبُهُ رِزْقاً فِي الدُّنْيَا عَلَى طَاعَتِهِ». وَفٖي رِوَايَةٍ: «إِنَّ ‬‮اللّٰهَ ‬‮لاَ يَظْلِمُ مُؤْمِنًا حَسَنَةً يُعْطَى بِهَا فِي الدُّنْيَا، وَيُجْزَى بِهَا فِي الْآخِرَةِ، وَأَمَّا الْكَافِرُ، فَيُطْعَمُ بِحَسَنَاتِ مَا عَمِلَ ‬‮لِلّٰهِ ‬‮تَعَالَى، فِي الدُّنْيَا حَتّٰى إِذَا أَفْضَى إِلَى الْآخِرَةِ، لَمْ يَكُنْ لَهُ حَسَنَةٌ يُجْزَى بِهَا» رَوَاهُ مُسْلِمٌ.‬ Enes’ten (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle demiştir: “İnkârcı biri, bir iyilik yaptığı zaman ona iyiliği karşılığında dünyalık verilir. İnanana gelince, Allah Teâlâ onun iyiliklerini âhirete saklar, dünyada da itaatine göre rızık verir.” (M7090 Müslim, Münâfıkîn, 57) Bu konuda bir başka rivayet ise şu şekildedir: “Allah, bir müminin iyiliklerini mükâfatsız bırakmaz, ona dünyada iken (karşılığını) verdiği gibi âhirette de iyiliğinin sevabını verir. Kâfire gelince, yaptığı iyiliklere karşılık dünyada kendisine rızık verilir. Âhirete geldiğinde, orada kendisine mükâfat verilecek bir iyiliği yoktur.” (M7089 Müslim, Münâfıkîn, 56)
ZA2734
@zeynelabidin9 gün önce
RİYAZUSSALİHİN'DEN HADİSLER 428. Hadis[Allah’tan Yana Ümitvar Olmak (Recâ)] ‮وَعَنْ مُعَاذِ بْنِ جَبَلٍ رَضِيَ ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَنْهُ، قَالَ كُنْتُ رِدْفَ النَّبِيِّ صَلَّى ‬‮اللّٰهُ ‬‮عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَلَى حِمَارٍ فَقَالَ: «يَا مُعَاذُ هَلْ تَدْرٖي مَا حَقُّ ‬‮اللّٰهِ ‬‮عَلَى عِبَادِهِ، وَمَا حَقُّ الْعِبادِ عَلَى ‬‮اللّٰهِ؟ ‬‮قُلْتُ: ‬‮اَللّٰهُ ‬‮وَرَسُولُهُ أَعْلَمُ. قَالَ: «فَإِنَّ حَقَّ ‬‮اللّٰهِ ‬‮عَلَى الْعِبَادِ أَنْ يَعْبُدُوهُ، وَلاَ يُشْرِكُوا بِهٖ شَيْئاً، وَحَقَّ الْعِبَادِ عَلَى ‬‮اللّٰهِ ‬‮أَنْ لاَ يُعَذِّبَ مَنْ لاَ يُشرِكُ بِهٖ شَيْئاً، فَقُلْتُ : يَا رَسُولَ ‬‮اللّٰهِ ‬‮أَفَلاَ أُبَشِّرُ النَّاسَ؟ قَالَ: «لاَ تُبَشِّرْهُمْ فَيَتَّكِلُوا» مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ.‬ Muâz b. Cebel (ra) anlatıyor: Bir gün, ben bir merkep üzerinde Peygamber’in (sav) arkasında bulunuyordum. Resûlullah (sav): –Ey Muâz, Allah’ın kulları üzerindeki hakkını ve kulların Allah üzerindeki hakkını biliyor musun, buyurdu. –Allah ve Resûlü (sav) daha iyi bilir, dedim. Resûlullah (sav): –Allah’ın kulları üzerindeki hakkı, onların Allah’a ibadet etmeleri ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmamalarıdır. Kulların da Allah üzerindeki hakkı, Allah’ın kendisine ortak koşmayan kimseye azap etmemesidir, buyurdu. Bunun üzerine: –Ey Allah’ın Resûlü (sav), halka bunu müjdeleyeyim mi, dedim. –Onlara bunu müjdeleme, çünkü onlar buna güvenirler (ve ibadet ve taatta gevşek davranabilirler), buyurdu. (B2856 Buhârî, Cihâd, 46; M144 Müslim, Îmân, 48)