@zeynelabidin•4 gün önce
RİYAZUSSALİHİN'DEN HADİSLER 445. Hadis[ Korku ile Ümit Arasında Yaşamak] وَعَنْ أَبٖي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُ أَنَّ رَسُولَ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «لَوْ يَعْلَمُ الْمُؤْمِنُ مَا عِنْدَ اللّٰهِ مِنَ الْعُقُـوبَةِ مَا طَمِعَ بِجَنَّتِهٖ أَحَدٌ، وَلَوْ يَعْلَمُ الْكَافِرُ مَا عِنْدَ اللّٰهِ مِنَ الرَّحْمَةِ، مَا قَنَطَ مِنْ جَنَّتِهٖ أَحَدٌ» رَوَاهُ مُسْلِمٌ. Ebû Hüreyre’den (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Mümin, Allah’ın katında ne kadar azap olduğunu bilse, O’nun cennetini ümit etmezdi. Kâfir de Allah’ın rahmetinin ne kadar çok olduğunu bilse, O’nun cennetinden ümit kesmezdi.” (M6979 Müslim, Tevbe, 23) 446. Hadis [Korku ile Ümit Arasında Yaşamak] وَعَنْ أَبٖي سَعٖيدٍ الْخُدْرِيِّ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُ، أَنَّ رَسُولَ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «إذا وُضِعَتِ الْجَنَازَةُ وَاحْتَمَلَهَا النَّاسُ أَوِ الرِّجَالُ عَلَى أَعْنَاقِهِمْ، فَإِنْ كانَتْ صَالِحَةً قَالَتْ: قَدِّمُونٖي، وَإِنْ كَانَتْ غَيْرَ صَالِحَةٍ، قَالَتْ: يَا وَيْلَهَا، أَيْنَ تَذْهَبُونَ بِهَا؟ يَسْمَعُ صَوْتَهَا كُلُّ شَيْءٍ إلاَّ الْإِنْسَانُ، وَلَوْ سَمِعَهُ صَعِقَ» رَوَاهُ الْبُخَارِيُّ. Ebû Saîd el-Hudrî’den (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Cenaze tabuta konulup da insanlar onu omuzlarına aldığı zaman, ölen kimse salihlerden ise “Beni bir an evvel yerime ulaştırın!” der. Eğer salihlerden değilse “Eyvah, beni nereye götürüyorsunuz?” der ve onun sesini insanlardan başka her şey duyar. Eğer insan bu sesi duysaydı, (dehşetten) bayılıp düşerdi.” (B1314 Buhârî, Cenâiz, 50)
Yorum yap
57

