Ölmeden Öldüm Ölmeden öldüm ben, Diri diri toprak oldum. Bedenim canlı mezar, Ruhsuz dolaştım bu âlemde. Dostlar beni yaşıyor sansın. Bu âlemde doğruyu söyledim, Ağzımdan çıkmayan yanlışlar duyuldu. Kardeşlerim yürüdü kendi yollarına, Ben istemediğim yollara sürüklendim. Dostlar beni yürüyor bilsin. Mutlu etmiyorsa sözlerim dostlarımı, Değeri yok canımın onların yanında. Gülüyormuş gibi gülemeyen ben, Ellerinde kayıp giden umudum. Dostlar beni kendini ziyan etti bilsin. Mecbur kalmış evetler söyleniyor, Çiçekli günler varken çiçeksiz güne. İstemsizce merhaba dedim acı dolu dünyaya, Elimde değil, karanlık olan yaşam. Dostlar beni aydınlığın içinde sansın. Ben sustukça sözlerim çoğaldı, Ben durdukça yollar uzadı. Herkes beni kendince yaşattı, Bir tek ben kendimi bulamadım. Dostlar beni yaşıyor sansın. Yakup çiçek
Yakup Çiçek
"Şiir yazıyorum. Kitaplar ve müzik, kelimelerime eşlik ediyor."
Yetiş Ya Hak Yardım istedi Müslüman ülkelerden, Müslümanın kardeşi: Filistin. Bir olup gidemedik cihâda, Yardım diliyor kulların senden, Yetiş ya Hak. Gözlerimizin önünde ölüyor insanlar, Filistin toprağının her zerresi, Karış karış yanıyor cehennem gibi. Bitsin bu savaş, zulüm çok orada, Yetiş ya Hak. Açlıktan insanların bedeni zayıfladı, Evladın ölümü anne babayı Yürekten dağladı; ciğer dayanmaz buna. Evlat yetim kaldı, ana babasız, Yetiş ya Hak. Zalimin zulmü bitmiyor Filistin’de, En ağır şekilde vuruyor Gazze’yi. Müslüman kardeşin İsrail malını aldı, Bir kez de o vuruyor Filistin’i, Yetiş ya Hak. Ellerini açmış yalnız semaya, Dua eder Hakk’a yakarış. Hak kullarından davacı, Sen yardım eyle kullarına, Yetiş ya Hak. Kulun Yakup ağlar candan, Gözyaşı dökülür içten. Gece gündüz dua eder, Sensiz bizlerin hâli harap, Yetiş ya Hak. Yakup çiçek
Söz "Eskiye dair esintiler, rüzgarda esmiyorsa; belki de kalmamış..." Yakup çiçek
Yaralı ama sana Aşk ayrı, sevgi başka bir tat Seni görüp sevmek, tanımak Bana can, canıma neşe, umut Senden başka derman istemez Kalbim cız eder sen mutsuz olunca Kendi yaramı unutup sana daldım Ben seni çok sevdim sevgiden öte Sana kapılıp, kendimi bırakıp saldım Seninle her sessizlik bile anlam taşır Bir gülüşünle içimde bahar başlar Adınla yanar gecenin en koyusu Sen varsan, dünya bile bana yoldaş olur Yokluğunla üşür içimin en derini Sensiz her yol kayıp, her sokak çöl gibi Bir sen varsın, gerisi hayal misali Kalbim senle dolu, aşkınla sarhoş gibi Eğer bu bir rüyaysa, uyanmak istemem Kalbim seninle, başka yol seçemem Bir ömür seninle, bir bakış yeter Aşkınla başlar, seninle biter Yakup çiçek
Adımı Fısıldayın Ben bir kadındım, sadece yaşamak istedim, Ne eksik, ne fazla — var olmak istedim. Bir çiçek gibi değil, bir insan gibi, Ama adım düştü haberlere… "Cinayet" diye. “Sevdiği için öldürdü” dediler, Sevgi buysa, ben kimseden sevgi istemem. Bir kez hayır dedim diye, Ömür boyu sustular içimdeki sesi. Kırmızı rujum kan sandılar, Gülüşümü günah. Oysa ben sadece gülmek istemiştim, Sokakta korkmadan yürümek, yaşamak… Artık yokum… Ama sokakta bir kız çocuğu büyüyor, Söyleyin ona: Hayatta kalmak cesaret değil, hak olmalı Yakup çiçek
Bensizliğe Selam Olsun Bensizliğe selam olsun İçimdeki bensizliğe uğurlar olsun Gurbet elde selam olsun Seni arar oldum, nerdesin? Varım yoğum sendin sen Benden kaybolan bensizliğe Bir çift sözüm, bir de sitemim var Başa baş bıraktın beni son durakta Senden ayrılmaz bir beden ruhtu Herkes bırakır, o bırakmaz derdim Ben benden gittim, bir parçamdı o Bensizliğe selam, geri gelecek misin? Sözüm olsun bensizliğe Ben değiştim, farklı biriyim artık Dönmen gerekir gittiğin yerden Hoş gel, ben olan bensizliğim Yakup çiçek
Sana üşürüm Sen ve ben, iki sevgili, Yan yana gelsek diyorum. Belki el ele tutuşuruz, Gözler birbirine bakar saniyelerce. Dudağım al kırmızı dudağa değse, Ruhum bedenimden boşalır, Bedenlerimiz arasında güneş tutulur. Seni uçsuz bucaksız sevmekten Kendimi kaybeder, ne yaptığımı bilemem. O an ellerimiz birbirini ararken, Parmaklarımız vazgeçer dokunmaktan. Belki gözlerin gözlerimde kalır, Ama söyleyecek söz bulamayız birbirimize. Keskin bakışlarımızın arasından Soğuk bir rüzgâr eser delice. İçimizdeki yangın söner bir anlığına Ve ben de sana üşürüm o an. Sen bana yaklaşırken her adımda, Ben biraz daha uzaklaşırım senden. Gece buz kesilir hudutsuz aşkımızdan, Ben seninle tüm mevsimleri yaşıyorum. Ben seninle aşkın içinde yazı yaşarım, Sana her gelişimde içimi ısıtırsın. Her sarılışımızda sevgimiz ateşlenir, Gözlere bakarken yankımız belirir. Uzak olunca birbirimizden kış olurum, Seni özlerken kar yağar bedenime. Yağmur olur gözyaşlarım, sana yağar, Sana olan hasretten yaşlarım titrer. Sonbahar yaşanır onca mevsimden sonra Fırtınalar diner, sessizliğe bırakır yerini Son demleri kalır içimizde o sonbaharın Sonra bahar usulca dokunur ellerimize Ve bizde sessiz, zarif bir aşk filizlenir Yakup çiçek
Son Direniş Gece boyunca seni aradım Sana dair bir iz rastlamak Senden kalan bir toz aradım Kokun sinmiş senden bir parça Gün doğuyor bir an sensiz Gece karanlığa göz kapıyor Benim her zerrem uyku tutmuyor Senden hâlâ iz yok Umut ışığımın zerresi sönmedi Bu şehirde seni farklı kılan gözlerin Beni bu yola düşüren kalbimin aşkı İnatçı olduğumdan yolum sana düşüyor Ey sevgili hangi sokaktasın Orada seni aramak isterim Sessiz gecede seni arıyorum Nefes alış verişini duymak için Çağrımın son direniş sesi Seni beklemenin bitmeyen duruşu Artık senle çağrışmayan Tenimde esen rüzgârın Yakup çiçek
Keşkelerim Dilimde vah kelimesi var Aşk içinde Keşkelerim var Senle olmamanın acı yalnızlığı var Tüm gücümü toplayıp sana gelmek istiyorum Yakup Çiçek
Güzelleme Şiir yazılır birçok; Seni yazarken şiir kıskanır, Bu kadar güzellik Nasıl bir yüze sığar, diye. Geceyi aydınlatan ay kıskanır, Yanında sönük kalır ay; “Kim bu eşsiz sevgili?” Diye kendi kendine sorar. Bahar gelir, çiçek açtırır; Gül solar güzelliğin karşısında, “Nasıl benden güzel olur?” Diye içlenir gül. Su akar berrak, saf; Seni görünce durulur, “Bu kadar temizliğe Nasıl doyar insan?” der. Rüzgâr eser usul usul, Adını duyunca duraklar; “Ben bile taşıyamam Bu kadar ince bir kokuyu,” der. Güneş yükselir gökyüzüne, Sana baktığında ısırır kendi ışığını; “Ben mi aydınlatırım dünyayı, Yoksa o mu beni?” diye utanır. Gece yıldız serper göklere, Parıltısını saklar görünce seni; “Onun gözleri varken Biz niye parlarız ki?” diye fısıldaşır yıldızlar. Ben ise bütün bunları görür, Yüreğimden tek bir söz dökülür: Sen varken dünyada Hiçbir güzellik kendini tam sanamaz. Yakup Çiçek

