KifidiaKifidia
Siyah Frezya

Siyah Frezya

@siyahfrezya

İnsanın verdiği anlamdan ibarettir her şey....

Kasım 2025 tarihinde katıldı
3 Takip
10 Takipçi
0 İnceleme
96 Gönderi
538 Puan
Siyah Frezya
@siyahfrezya35 gün önce
Bir bahar dalında titreyen son çiğ tanesi gibi seni bekliyorum hâlâ. Ama beklemek artık kanat çırpmıyor içimde, yalnızca ağır ağır kanıyor. Gözlerinle başlayan her cümle şimdi boğazımda yarım kalıyor. Söylediğim kelimeler sana aitti aslında; ben onları sadece ödünç almıştım. Şimdi hepsi yabancı bir dil gibi dökülüyor dudaklarımdan. Aşk dediğin şey birinin sana “sen” demesiyle başlıyor sanıyordum. Meğer en derin yeri, o “sen” kelimesinin çekildiği anmış. Geriye kalan boşluk, kendi yankısını dinleyen bir kuyu gibi dibe doğru büyüyor. Bazen rüyada sana sarılıyorum ve uyanınca yastıkta bıraktığın koku yok. Sadece ter kokusu var ve yenilmişliğin tuzu. Parmak uçlarım hâlâ senin saçlarını arıyor gece yarısı karanlıkta; kör bir piyanist gibi tuşlara dokunuyorlar ama hiçbir nota çıkmıyor. Çünkü sen o müziğin ta kendisiydin. Biliyor musun, sen gidince ben de tam gitmedim aslında. Bir parçam kaldı senin en sevdiğin kafede, masanın kenarındaki çiziklerde, sigara dumanının aldığı son şekillerde ve garsonun her seferinde “aynı yer mi?” diye sormasında. Başka bir parçam kaldı senin en sevdiğin şarkının nakaratında. Her dinleyişte kalbim aynı yerden kırılıyor, aynı cümlede: “Gitme” diyemediğim o anda. En kötüsü ne biliyor musun? Seni özlemek artık yetmiyor. Özlemek hafifletmiyor bile. Sadece bir alışkanlığa dönüşüyor ve bu alışkanlık beni yavaş yavaş sana benzetiyor. Artık ben de senin gibi yağmur yağdığında cam kenarına oturuyorum, aynı dalgınlıkla bakıyorum dışarıya ve aynı soruyu soruyorum kendime: “Acaba o da şimdi bir yerlerde aynı yağmura mı bakıyor?” Aşk, birinin seni terk etmesiyle bitmiyormuş. Asıl o zaman başlıyormuş. Çünkü geriye kalan her şey seninle ilgili oluyor; acı bile senin adını taşıyor. Ve ben hâlâ seninle ilgili acıyı taşıyorum, sanki bir gün geri dönecekmişsin de “Bunu neden sakladın?” diye soracakmışsın gibi. Ama biliyorum. Dönmeyeceksin. Dönüş biletin yok. Ve ben o biletsiz bekleme salonunda hâlâ en ön sıradayım. Seni sevmek, sonsuza kadar yarım kalmayı kabul etmekmiş. Ve ben kabul ettim. Yarımım. Ama hâlâ senin yarımının içindeyim. İşte bu yüzden her gece aynı duayı ediyorum: “Tanrım, eğer onu geri getirmeyeceksen bari beni ondan tamamen kurtar. Ya da hiç değilse onu özlerken bile güzel özlemeyi öğret bana.” Çünkü sen gidince kalan hâlâ çok güzel bir şeydi ve ben o güzelliği yavaş yavaş kaybediyorum. Ama yine de… hâlâ sen. Seni. Hâlâ. Sen
Siyah Frezya
@siyahfrezya175 gün önce
Bir bahar dalında titreyen son çiğ tanesi gibi seni bekliyorum hâlâ. Ama beklemek artık kanat çırpmıyor içimde, yalnızca ağır ağır kanıyor. Gözlerinle başlayan her cümle şimdi boğazımda yarım kalıyor. Söylediğim kelimeler sana aitti aslında; ben onları sadece ödünç almıştım. Şimdi hepsi yabancı bir dil gibi dökülüyor dudaklarımdan. Aşk dediğin şey birinin sana “sen” demesiyle başlıyor sanıyordum. Meğer en derin yeri, o “sen” kelimesinin çekildiği anmış. Geriye kalan boşluk, kendi yankısını dinleyen bir kuyu gibi dibe doğru büyüyor. Bazen rüyada sana sarılıyorum ve uyanınca yastıkta bıraktığın koku yok. Sadece ter kokusu var ve yenilmişliğin tuzu. Parmak uçlarım hâlâ senin saçlarını arıyor gece yarısı karanlıkta; kör bir piyanist gibi tuşlara dokunuyorlar ama hiçbir nota çıkmıyor. Çünkü sen o müziğin ta kendisiydin. Biliyor musun, sen gidince ben de tam gitmedim aslında. Bir parçam kaldı senin en sevdiğin kafede, masanın kenarındaki çiziklerde, sigara dumanının aldığı son şekillerde ve garsonun her seferinde “aynı yer mi?” diye sormasında. Başka bir parçam kaldı senin en sevdiğin şarkının nakaratında. Her dinleyişte kalbim aynı yerden kırılıyor, aynı cümlede: “Gitme” diyemediğim o anda. En kötüsü ne biliyor musun? Seni özlemek artık yetmiyor. Özlemek hafifletmiyor bile. Sadece bir alışkanlığa dönüşüyor ve bu alışkanlık beni yavaş yavaş sana benzetiyor. Artık ben de senin gibi yağmur yağdığında cam kenarına oturuyorum, aynı dalgınlıkla bakıyorum dışarıya ve aynı soruyu soruyorum kendime: “Acaba o da şimdi bir yerlerde aynı yağmura mı bakıyor?” Aşk, birinin seni terk etmesiyle bitmiyormuş. Asıl o zaman başlıyormuş. Çünkü geriye kalan her şey seninle ilgili oluyor; acı bile senin adını taşıyor. Ve ben hâlâ seninle ilgili acıyı taşıyorum, sanki bir gün geri dönecekmişsin de “Bunu neden sakladın?” diye soracakmışsın gibi. Ama biliyorum. Dönmeyeceksin. Dönüş biletin yok. Ve ben o biletsiz bekleme salonunda hâlâ en ön sıradayım. Seni sevmek, sonsuza kadar yarım kalmayı kabul etmekmiş. Ve ben kabul ettim. Yarımım. Ama hâlâ senin yarımının içindeyim. İşte bu yüzden her gece aynı duayı ediyorum: “Tanrım, eğer onu geri getirmeyeceksen bari beni ondan tamamen kurtar. Ya da hiç değilse onu özlerken bile güzel özlemeyi öğret bana.” Çünkü sen gidince kalan hâlâ çok güzel bir şeydi ve ben o güzelliği yavaş yavaş kaybediyorum. Ama yine de… hâlâ sen. Seni. Hâlâ. Sen.
Siyah Frezya
@siyahfrezya175 gün önce
"Zambaklar en ıssız yerlerde açar Ve vardır her vahşi çiçekte gurur Bir mumun ardında bekleyen rüzgâr, Işıksız ruhumu saklar da durur.."
1
234
Siyah Frezya
@siyahfrezya180 gün önce
Allah’ım… Sana sonsuz, dipsiz, taşan hamd ü senâlar olsun. Her bir nefes alışımda Sen’in ihsânın, her uyanışımda yeniden hediye ettiğin o sabahın serinliğinde Sen’in lütfun, içime usulca düşen her umut kırıntısında Sen’in rahmetin, her gözyaşımın ardından gelen o tatlı ferahlıkta Sen’in merhametin gizli. Gözlerimi açtığım her yeni günde, dudaklarımdan dökülen her “Elhamdülillah”ta, kalbimin en kuytu köşesinde yükselen her “Şükürler olsun” fısıltısında… hepsi Sen’den, hepsi Sana ait, hepsi Sen’in sonsuz ikramından. Binlerce kez değil, milyonlarca, trilyonlarca kez, sayısız kez, her zerremle şükürler olsun Sana, ya Rabbi, ya Rahman, ya Rahîm. O en koyu, en ağır umutsuzluk anlarında… Karanlığın boğazımı sıktığı, nefesimin daraldığı, “Artık bitti, Rabbim, dayanamıyorum” diye inlediğim, dizlerimin titrediği, ayağa kalkacak mecalimin kalmadığını sandığım o dipsiz kuyularda, o karanlık dehlizlerde bile… Sen’i hatırladım. Yüzümü Sana çevirdim. Başka kelime bulamadım, sadece “Ya Rabbi” diyebildim. Ve o tek kelime, o küçücük yalvarış yetti. Meğer Sen oradaydın, hep oradaydın, hiç ayrılmamıştın benden. Meğer rahmetin benden bir an olsun yüz çevirmemişti. Meğer umut, en dipte, en karanlıkta bile sönmüyormuş. Meğer ben ne kadar aciz, ne kadar zayıf, ne kadar çaresiz, ne kadar Sana muhtaçmışım… Şimdi daha iyi anlıyorum, ne kadar yanılmışım Rabbim. Her şey sonsuza dek bitmiş sanmışım. Her kapı ebediyen kapanmış sanmışım. Her yol tükenmiş, her ışık sönmüş sanmışım. Oysa Sen’in katında hiçbir şey bitmez. Sen’in izniyle kapılar yeniden aralanır, yollar yeniden doğar, ışıklar yeniden parlar. Meğer güzel günler hep bir adım ötedeymiş. Bazen o adım o kadar yakınmış ki, gözyaşlarımın arasından bile onun sıcaklığını hissedebiliyormuşum. Bazen bir seher vaktinin serinliğinde, bazen bir kuşun nağmesinde, bazen içimdeki o küçücük “biraz daha sabret” sesinde… Sen bana müjdeyi fısıldarmışsın. Ben sadece duymayı, inanmayı, tevekkül etmeyi, sabretmeyi öğreniyormuşum. Kalbim ancak Seni zikretmekle, ancak Sen’in ismini anmakla sükûnete eriyor, ya Erhamer-Râhimîn. Ancak Sen’in adın indiğinde şu fırtınalı göğsüm dinginleşiyor. Ancak Sana yaslandığımda omuzlarım hafifliyor, yüklerim dağılıyor, yaralarım usulca kabuk bağlıyor, kırıklarım onarılıyor. Sana dayandıkça kapılar aralanıyor, tıkanmış yollar düzleşiyor, gönlüm ferahlıyor, içimdeki fırtına dinebiliyor. Sana güvendikçe imkânsızlar mümkün oluyor, karanlıklar aydınlığa dönüyor, ümitsizlik yerini o tatlı umuda bırakıyor. Biliyordum da tam bilmiyordum aslında… İnsanın sahici sığınağı, sahici dostu, sahici dayanağı kendisinden ve Senden başka yokmuş. Gün gelir bütün eller çekilir, bütün sözler havada asılı kalır, bütün vaatler unutulur, bütün maskeler düşer. Geriye sadece Sen kalırsın. Ve Sen kâfi değil misin? Sen her şeye yeter de artarsın bile, ya Kâfî, ya Vekîl, ya Hasîb. Rabbim… Bu aczimi, bu kırılganlığımı, bu bitmeyen Sana muhtaçlığımı hiçbir zaman üzerimden alma, eksik etme. Beni Sana döndüren o zor günleri, o gözyaşı dolu geceleri, o “artık dayanamıyorum” diye yalvardığım anları bana unutturma. Çünkü onlar Sen’in en büyük lütuflarınmış. Onlar sayesinde öğrendim gerçekten Sana sığınmayı, gerçekten Sana yalvarmayı, gerçekten Sana teslim olmayı, gerçekten Sana kul olmayı. Umudu içimde hep yeşert, ya Mübdî, ya Muîd. Her sabah yeniden doğsun o ışık kalbimde. Her zorlukta içime bir “elbet geçecek” fısılda. Güzel günleri yakın eyle, ya Kerîm, ya Vedûd. Şükürden dilimi, hamdden kalbimi, tevekkülden ruhumu, zikirden gönlümü ayırma. Beni Sana kul, Sana âşık, Sana âciz, Sana mütevekkil eyle son nefesime, son bakışımı Sana diktiğim ana kadar. Sonsuz şükürler olsun Sana, Allah’ım… Şimdi de, yarın da, ebediyen, her anımda, her nefesimde, her gözyaşımda, her tebessümümde… Şükürler olsun Sana, hamd olsun Sana, minnet olsun Sana. Âmin, ya Rabbi, âmin.
Siyah Frezya
@siyahfrezya209 gün önce
Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik, Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden. Martılar konuyor omuzlarıma, Gözlerin İstanbul oluyor birden. Akşamlardan, gecelerden, senden uzağım Şiirlerim rüzgardır uzak dağlardan esen Durgun sular gibi azalacağım Bir gün, birdenbire çıkıp gelmesen. Şarkılarla geleceksin, duygulu, ince Yalnız gözlerime bak diyeceksin. Ellerim usulca ellerine değince Kaybolup gideceksin Bir elim seni çizecek bütün pencerelere Bir elim seni silecek. Kalbim: Ebemkuşağı; günde bin kere Senin için yeni baştan can kesilecek. Ne güzel seni bulmak bütün yüzlerde Sonra seni kaybetmek hemen her yerde Ne güzel bineceğim vapurları kaçırmak Yapayalnız kalmak iskelelerde. Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik, Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden. Martılar konuyor omuzlarıma, Gözlerin İstanbul oluyor birden. -Yavuz Bülent Bâkiler
Siyah Frezya
@siyahfrezya209 gün önce
Öyle garip şu dünya, kaçıyorum senden, dörtnala kaçıyorum, tramvaylar geçiyor yanımda, martılar uçuyor üstümden, bir de bakıyorum, karşımda yine sen. Unuttum diyorum, olmuyor. Bir kahvede oturuyorum, çay söylüyorum, garson getiriyor, buharı yükseliyor bardaktan, içinde senin yüzün. Denize bakıyorum, dalga geliyor, dalga gidiyor, bir bakıyorum dalganın köpüğünde sen gülümsüyorsun. Kaçıyorum işte, ne fayda. Bu dünya küçük, Ankara daha küçük, sensiz kalmak imkânsız. Bir sokak arasında, bir simitçinin yanında, bir akşamüstü, yine karşılaşıyoruz. Selam veriyorum, sen selam vermiyorsun, olsun, yine de güzel. Yeni şiirim
Siyah Frezya
@siyahfrezya210 gün önce
Sözüm olsun kendime, Yüreğimin en kuytu köşesinde, sessiz bir dua gibi, Bu yıl takvimde bir rakam değil, Kalbimde bir bahar açacak. Eski yaralarımın üstüne nazlı bir çiçek gibi dokunacağım, Acılarımı sevgiyle saracağım, Çünkü artık biliyorum: En derin iyileşme, kendinden başlar. Kendimi seveceğim, Öyle bir sevgi ki bu, Güneşin toprağa verdiği gibi sıcak, Denizin aya çekildiği gibi derin, Rüzgârın yaprağı okşadığı gibi yumuşak. Kendi gözlerime bakacağım uzun uzun, Orada gördüğüm kız çocuğuna, Genç kadına, yorgun ruha, “Hep buradayım, seni asla bırakmayacağım,” diyeceğim. Kendi sesimle ninni söyleyeceğim gecelere, Kendi ellerimle saçlarımı tarayacağım. Nelerden vazgeçtiğimi unutmayacağım, Her gözyaşı bir tohum gibi düştü toprağa, Her veda bir dal kırıldı içimde. Ama o tohumlar filizlenecek artık, O kırık dallar daha güçlü uzayacak göğe. Hak etmeyene verilen sevgiyi, Boşa harcanan umutları, Birer fener gibi taşıyacağım yolumda, Ki bir daha aynı karanlığa sapmayayım. Bu sefer gözyaşlarım boş yere akmayacak. Her damla kıymetli artık, İçimdeki kutsal nehre katılacak. O nehir taşacak belki bir gün, Ama bu kez bereket olacak, Kurak yüreklere değil, Kendi çiçek açan bahçeme yağmur olacak. Çok severim o sözü, Yüreğimde ince bir sızı, tatlı bir özgürlük gibi: “Ben artık kimsenin hiç kimsesi olmayacağım.” Bu söz yalnızlık değil, Bu söz özgürlük. Kendi hiç kimsem olacağım, Kendi en güzel limanım, Kendi en sıcak evim. Yalnız gecelerde bile, İçimde bir ışık yanacak, Çünkü o ışık benim. Bu yemin, Gökyüzüne yazılmış bir mektup gibi, Her yıldız bir harfi olacak. Her sabah yeniden okuyacağım onu, Her akşam yeniden mühürleyeceğim. Değişeceğim, evet, Ama en çok, Kendime döneceğim. Söz verdim kendime, Bu sözü tutacağım. Çünkü artık anladım ki, Dünyada en güzel aşk, İnsanın kendine duyduğu aşktır. Ve ben, O aşkı hak ediyorum. Sonsuza dek hak edeceğim.
2
122
Siyah Frezya
@siyahfrezya210 gün önce
Bir gün beni fark ettiğinde, beni fark etmenin artık benim için fark etmeyeceğini fark edeceksin. Tehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay
Siyah Frezya
@siyahfrezya211 gün önce
Bütün ayraçları kaldırdın ama unuttuğun Bir şey vardı yine de, çiçekleri sulamadın Gökyüzü sarardı o zaman bulutlar kirlendi Birden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyor Tam da susuşların birbirine eklendiği yerde
Siyah Frezya
@siyahfrezya211 gün önce
Vazgeçtim senden, bu sefer kendimden geçmeden, gönlümü yakmadan senden geçtim. Biliyorum, bir kere daha düşsem o derin uçuruma, bulamam kalbimi aynı ıssız limanda, kırık dökük, yağmurda ıslanmış bir gemi gibi. Geçmiş aşklarım gibi gözyaşı dökmüyorum artık, ama içimde bir deniz hâlâ fırtınalı, dalga dalga acıyla dolup taşıyor. Rüzgâr esse o limanda, adınla ürperse yapraklar, ben yine de demir alıyorum gözlerim yaşlı, yüreğim kanayarak. Bir daha dönmem, ne senin hayalinle yanar gecelerim, ne de kendimi kaybederim o eski, acımasız fırtınada. Vazgeçtim senden, ama bu kez kendimi bulurken hâlâ seni özlüyorum, sessizce, derin bir yarayla.
Siyah Frezya
@siyahfrezya222 gün önce
Bir zamanlar beklediğim o gün nihayet geldi, Artık yollarım sana değil, özgürlüğe açıldı sevgilim. Kışlar dindi, yazlar soldu, ömürden yaprak yaprak eksildi, Ama inan, içimde bir bahar yeşerdi, gönlüm dirildi. Belki şaşarsın, belki inanmazsın bu sözlere, Sana olan sevgim çoktan küle döndü, rüzgârda savruldu. Sen yokken her an, her saniye hayat daha güzel oldu, Güneş içime doğdu, çiçekler açtı, ruhum uyanıp coştu. Geç fark ettim, eyvah ki ne geç, Sen adeta benim ruhumun en derin zehriymişsin. Damarlarıma sızan o acı tat, yavaş yavaş öldürmüş beni, Ama şimdi kurtuldum, zehir aktı gitti, bedenim temizlendi. Artık gökyüzü daha mavi, denizler daha engin, Kalbim özgür, zincirlerinden kurtulmuş bir kuş gibi. Sen bir hatıra oldun, solgun bir gölge gibi, Ben ise yeniden doğdum, aşkın değil, hayatın esiri değilim artık. Sevgilim deme bana, o kelime çoktan yabancılaştı, Yüreğimde senin yerin yok, orası baharlarla doldu taştı. Ömür kısaymış meğer, boşa harcamışım yılları, Şimdi her nefesim özgürlük, her gülüşüm zafer gibi. Git yoluna, ben de kendi yoluma, Zehirden arınmış bir ruhla, sonsuz bir yazın ortasında...
4
96
Siyah Frezya
@siyahfrezya224 gün önce
Sen benim kaç defa uykumu böldün? Kaç gece uykusuz bıraktın beni? Kaç şafak karşıladım seninle, sensiz? Hesap ver. Hesap ver, ayrılığın hesabını bileyim. Çareyi kadehlerde arasam, Alıp başımı dağlara çıksam, Bir daha hiç görmesem seni, Gözlerine bir daha hiç bakmasam, Unutmaya yetecek mi? Hesap ver. Hesap ver, Nerede biter, nerede başlar yalnızlık? Hesap ver, Neden sana kavuşmanın bir adı da ayrılık? Hesap ver...
Siyah Frezya
@siyahfrezya224 gün önce
Adın dilimde kilitli bir şarkı, söylersem bütün sokaklar uyanır, susarsam yalnızca ben duyuyorum ve bu yeterince gürültülü.
5
78
Siyah Frezya
@siyahfrezya224 gün önce
Gözlerin yeşil, ama yeşil kelimesi sana hakaret gibi kalır; sanki iki kere doğmuş orman, içinde vahşi bir ateş yanıyor, ben o ateşe doğru koşuyorum, çıplak ayak, korkusuz. Bir kere bakıyorsun, dizlerim çözülüyor, kalbim göğsümden fırlayıp senin avuçlarına düşüyor; tut, sıkı tut, çünkü artık sadece seninle atıyor. Dudakların… Tanrım, o dudakların günahımın ta kendisi. Öpsem bir kere, bütün ömrümü o tek saniyeye feda ederim. Öpmesen, yine de her nefeste seni yudumluyorum, aç, susuz, deli.
Siyah Frezya
@siyahfrezya225 gün önce
Seneler sürer her günüm Yalnız gitmekten yorgunum; Zannetme sana dargınım, Ben gene sana vurgunum. Sabahattin Ali