Ayten'in başından başarısız bir evlilik geçer ama aşka ve sevgiye dair açlığı sürdüğünden daha sonra bir başka sevdiği, Bedri'nin peşi sıra, ailesinden bağımsız, hayatta yol almak için Trabzon'a gider. Bedri ile yaşadığı aşk, Bedri'nin pembe başörtülü bir işçi kıza döktüğü ağza Ayten'in şahit olmasıyla akamete uğrar. Trabzon'dan gerisin geri İstanbul'a dönen Ayten, kendisine her zaman destek olan ablası ve eniştesinin evine döner. Her ne kadar erkeklerin sadakatsizliği ve ihanetlerini kanıksamış olsa da bir yanlış anlaşılma sonucu bu sefer kendisinden yaşlı Kazım Bey'in teklifini olumlamış olur. Zamanla Kazım Bey'in bile centilmen ve kibar, olgun tavırlı görünmesine rağmen önceki sevgilileri gibi çıkması, Ayten için genç yaşında aşktan yüz çevirmeyi gerektirse de artık son kez Doktor Macit'in sevgisiyle kendinden geçip gebe kaldığında yine aynı kaderi yaşayacaktır. Macit'ten sonra erkeklerden ilgisini tamamen kesen ve kendini çocuğuna vakfetmek isteyen Ayten, bebeğine Hicran adını koyar ve bundan sonra çocuğu kendisinin dünyası olacaktır. Kitap kadın karakter merkezli bir anlatıma sahip ve karakterin kendi hislerini incelemesi ve yorumlaması, erkek yazarın bir kadının duygularını böylesine bir şekilde, başarılı kaleme alması büyük takdir toplamalı. Kitabı bir kadın yazar yazmış olsaydı hemen hemen aynı duygulanımları okuyor olurduk. Karakterimiz Ayten her seferinde aşkı bulmak için çabalarken en sonunda kendi ayakları üstünde durmak için bir terzihane açıyor ve işinde çok başarılı oluyor. Dönemin güçlü kadın imajına yapılan bu vurgu kitabın sonlarına doğru okunuyor. Romanın dili akıcı ancak Ayten'in aşk ve sevgi, sadakate dair yorumları ve düşünceleri bazen sayfalarca sürdüğünden sıkıcı olabiliyor. Herkese iyi okumalar...
Selim Kaya
@selimkya453
Sv.1 · Çaylak Yeni Üye
Bilim kurgu ve fantastik edebiyat hayranı. Gece okumaları vazgeçilmezim 🌌🪐
Çanakkale, Türkiye Doğum 7 Ocak Temmuz 2026 tarihinde katıldı
@selimkya453•6 saat önce
@selimkya453•18 saat önce
@selimkya453•20 saat önce






