@firar•34 gün önce
Dün sabaha karşı kendimle konuştum Ben hep kendime çıkan bir yokuştum Yokuşun başında bir düşman vardı Onu vurmaya gittim kendimle vuruştum
Yorum yap
66
Dün sabaha karşı kendimle konuştum Ben hep kendime çıkan bir yokuştum Yokuşun başında bir düşman vardı Onu vurmaya gittim kendimle vuruştum
Şimdi şiir bence senin yüzündür, Şimdi benim tahtım senin dizindir.
Bazen geceye de arz etmeli insan yükünü ki zaten gecenin de sahibi değil midir yükünü hafifletecek olan.
Bir gün baksam ki gelmişsin.. Bir güvercin gibi yorgun uzaklardan yar. Gözlerinde bir bitmez,bir tükenmez güzellik Saçlarında ilkbahar.. Bir gün baksam ki gelmişsin... Gülüşünde taze serin bir rüzgar Ellerin yine eskisi kadar güzel Çiçek açmış dokunduğun bütün kapılar... #Yavuz #Bülent #Bakiler
Dervişin de dediği gibi; Millet seni beğense ne olacak, beğenmese ne olacak? Kimsenin cenneti yok ki seni cennetine koysun. Sen cennetin sahibine bak.
Dudaklarımda tebessüm, gözlerimde bir neşe. Adımlarım meçhule doğru ve içimde bin huzur. Veda ettim gölgelerle dolu o kederli geçmişe. Bu benim en güzel yolculuğum, bu Firar-ı Mesrur.
Herkes kötü hissettiği bir dönem yaşıyor. Onlar kötü hissettiği için sen iyi olmak zorundasın çünkü biri bunu yapmalı gibi geliyor. Sonra bir bakıyorsun kötü hissetme sırası sana hiç gelmiyor.
“İkinci kez yaşıyormuş ve ilkinde yanlış davranmışsınız gibi yaşayın.” — Viktor Frankl
“Kurulsa pazarın, hiçe gidersin. Zâtını âlemde cevher mi sandın? ”
Ey kısıtlanmış hürriyetim, Her işe besmelem, oruca niyetim, Ey Aşk'ın sahiplendiği yetim, Şimdi nerelerdesin? Ey adı Aşk, Aşk'ı Hak olan, Aşk'ı gökteki yıldızlar kadar ak olan, Ey insan, gözünü kıpırdatmadan bak ona ve deki; Şimdi nerelerdesin?
Biraz yorgunum, kavgaları birikiyor insanın! Her uzvundan ayrı ayrı taşıyor acısı zamanla! Yaşımdan yorgun, yaşımdan telaşlıyım bugünlerde! Kaç yaşındayım sahi saymadım, bilmiyorum! Belki kırklarımdayım belki otuzlarımda! Belki de doksan sene yuvarlandım bu dünyanın sırtında! Hiç bilmiyorum! Hayat taviz vermediği hızı ve kavgasıyla akıp gidiyor! Baharın rahiyasından akıp coşan çiçeklerle hatırlıyorum lise yıllarımızı! Kimimize kış, kimimize bahar olup canıyla değen babalarımızı! Bu memlekette insanlar belki de en çok baba sancısıyla inliyor, en çok baba deyince aklımıza gelir çocukluğumuz! Mazinin araladığı perdeden sızıyor eski günler! Onlarla kavgalı onlarla sevdalı olduğumuz! En çok baba yokluğunun hüsranıyla kazıyormuş zaman ayrılığın yarasını! İnsan baba olunca anlıyormuş en çok babasını! #Adil #Erdem #Bayazıt
Sarmışlar sımsıkı beni Hep adanmışım gibi Yerine gelecek ne bana göre Kurbana göre mi bu adak? Başıboş bir kamaya saplanmışım gibi Çizilmiş bir yaşama atanmışım gibi Kaskatı bir esirliğe çöktürülmüşüm gibi Yüreğim böğürmek üzere gibi Ayaklarım baltayla kesilmiş gibi #Cahit Zarifoğlu
bir kitabı okuyacaklarına ekledi.
Kötü günde senin için mücadele etmiş bir insana iyi günde vefasızlık etme.
bir kitabı okuyacaklarına ekledi.
İnsanın en büyük yarası Dünya'dır. Merhemi ölüm olan yaralar da kolay iyileşmez.
Az önce bir kabristanın önünden geçtim ama böyle yavaş yavaş gözlerimi toprağa dike dike ve aklıma şu söz geldi. " Seni tanıyan son insanda öldüğünde hiç yaşamamış gibi olacaksın." düşününce çok garip geldi.
Dinde olduğu gibi sevdim seni dünde...
Beşer, küre-i arza uğrayan bir seyyah...
Firar-ı Mesrur Kifidia'ya üye oldu