"Aşkla aran nasıl? Hâlâ kadınlarla düşüp kalkıyor musun?" Sophokes: "Bırak canım sen de," dedi, "bu işten kurtulduğuma bilsen ne kadar seviniyorum. Deli ve belalı bir efendinin elinden kurtulmuş gibiyim."
Bugünün insanı pek çok bakımdan barbarlık çağı insanından daha üstün görüşlü olduğu halde, aklın bilginin gösterdiği yoldan gitmeye bir türlü alışamamıştır.
Vicdan, içimizde hissettiğimiz belirli arzu uyarımlarını reddettiğimizin içsel algısıdır; fakat burada vurgulanan, bu reddedişin, kendinden başka bir şeye dayanmaması, kendinden emin olmasıdır. Suçluluk bilincinde, yani belirli arzu uyarımlarını gerçekleştirdiğimiz edimleri kendi içimizde yargılayışımızın algısında bu daha da belirgindir. Burada herhangi bir gerekçeye gerek yoktur; vicdan sahibi olan herkes vardığı yargının haklılığını gerçekleştirilen edimi kınadığını kendi içinde hisseder.
Anla beni, sana âşık olduğum günden beri benim için her şey değişti. Benim için tek bir şey var, senin aşkın. Eğer bu aşk benim ise kendini öyle yükseklerde, öyle sağlam hissederim ki, hiçbir şey benim için aşağılayıcı olamaz. Durumumdan gurur duyarım
Mahvolmak istemeyen insan kurtarılabilir; ama eğer ahlakı, ölümü kurtuluş olarak görecek kadar bozulmuşsa ne yapılabilir?





