@gizemdindaroglu•146 gün önce
Hüzün ilk günahın şiiridir...
Yorum yap
280

NEREDE tükettin ömrünü? Bir hareketin hatırası, bir tutkunun işareti, bir maceranın parıltısı, güzel ve firari bir cinnet-geçmişinde bunların hiçbiri yok;hiçbir sayıklama senin ismini taşımıyor, seni hiçbir zaaf onurlandırmıyor. İz bırakmadan kayıp gittin; senin rüyan neydi peki?Kökeninde aldatıcı ve yıkıma mahkum olmayan hiçbir 'yeni' hayat görmedim şimdiye kadar. Her insanın zaman içinde ilerleyip bunaltılı bir geviş getirmeyle kendini tecrit ettiğini, yenilenme niyetine de ümitlerinin beklenmedik yüz buruşturmasıyla karşılaşıp kendi içine düştüğünü gördüm...Sayfa Sayısı: 168Baskı Yılı: 2016Dili: TürkçeYayınevi: Metis Yayıncılık
Hüzün ilk günahın şiiridir...
Şiir, ele geçirilemeyenin özünü ifade eder; nihaî anlamı her tür “güncelliğin” imkânsızlığıdır. Neşe şiirsel bir duygu değildir.
Eğer her kederlendiğimizde ağlayarak kurtulma imkânımız olsaydı, teşhissiz hastalıklar ve şiir ortadan kalkardı.
Yüzeysel olmayan şey kirlidir.
Zevkin doruklarına varılan yer bir yatağın içi değildir.
Ya bana başka bir evren sunulsun ya da pes ediyorum.
Ümitlerimiz de ölülerimiz gibi toprak altında.
Hayat’ın keşfi, hayatı yok eder.
İnsanlık da böyle ilerler: birkaç zenginle, birkaç dilenciyle ve bütün yoksullarıyla...
Herkes -elinden geldiğince- kendine bir sürü köle arar ya da bir tanesiyle yetinir. Hiç kimse kendine yetmez: En mütevazısı bile, otorite düşünü hayata geçirebilmek için daima bir arkadaş ya da bir refika bulacaktır. İtaat eden sırası geldiğinde kendine itaat ettirir: Kurbanken cellat olur; herkesin en yüksek arzusudur bu. Sadece dilenciler ve bilgeler bunu hiç hissetmezler-belki de onların oyunları daha incedir...
Melankoli egoizmin düş halidir.
Hepimiz sahtekâr olduğumuz için birbirimize tahammül ederiz.