KifidiaKifidia
Geri

Dil Belası - Dilin Afetleri

İmam Gazali
Yıl: 2024Sayfa: 176Yayınevi: Nesil YayınlarıTür: Din TasavvufISBN: 9786051837550
5.0puan
3 paylaşım
Alıntı Ekle İnceleme Yaz

'İnsanın, dilini kullandığında övüleceği veya kınanacağı hususları bilmesi çok zor bir meseledir. Dilin yaratılış gayesine göre hareket etmeyi bilen kişiye ise bu şartlara uymak çok ağır gelir.İnsana en çok karşı koyan azası dilidir. Çünkü dil yorulmak bilmez, kullanmak için cephaneye ihtiyaç duymaz, insanlar ise çoğu kez dilin zararlarından ve tuzaklarından sakınmakta dikkatsiz davranmışlardır. Hâlbuki şeytanın insanı yoldan çıkarmak için en büyük kozu dildir.Allah’ın izniyle dilin bütün bu afetlerini detaylı bir şekilde izah edeceğiz. Bütün bu afetlerin tek tek zararlarını, sınırlarını ve sebeplerini anlatacağız. Yine bu afetlerden sakınabilme yollarını tanıtıp, dilin bu yönünü kınayan bütün hadis ve haberleri burada sizlerle paylaşacağız.'Asrının müceddidi Hüccetü’l-İslam İmam Gazalî bu kitabında 'dilin afetlerini, malayani, boş ve faydasız konuşmanın insana zararlarını' merkeze alıyor. Bu konuların mahiyetini, özelliğini, kime ve neye nasıl yönlendirilmesi gerektiğini açıklıyor.   (Tanıtım Bülteninden)  

PaylaşımlarİncelemelerAlıntılar
Seyyid
@seyyid9 gün önce

Hamd Allah'a mahsustur. Ey gönlüm, bundan sonra bilmiş ol ki; dil, Allahu Teâlâ'nın en büyük ni'metlerinden ve O'nun ince san'atlarının en mühimlerindendir. Cirmi küçük, fakat cürmü büyüktür. Dilini salıverip, dizginlerine sâhip olmazsan, şeytân seni her sâhada oynatır. Her âzânın farklı bir ilmî vardır yüce Allah'ın sonsuz kudreti ile. Lâkin dil en çetinidir. İnsânı aldatmakta şeytânın en büyük âletlerinden biri dildir. Sağlam dur, şeytân seni aldatmasın. Dili hangi mevzûlarda salıvermenin makbûl veya merdûd olduğunu bilmek zordur, bildin artık ey gönlüm. Geriye âmil olmak kalıyor. O sebeple bu incelemenin ulaştığı kitleye bu kitabı kesinlikle tavsiye et! Bu kitabı okuduktan sonra sustun değil mi gönlüm? Susarsın tabii. Susman lazım. Şems-i Tebrizî misâli "Sus gönlüm. Çok dile getirme. Sen dile getirdikçe gönlün daha da coşuyor, daha meraklanıyor ve beklemek daha da zorlaşıyor. Sus gönlüm. Çok laf etme. Az söyle ki işimiz olgunlaşsın. Az söyle ki Hakka karşı yanlış kelam çıkmasın. Sus gönlüm. Bir elif miktârı sus. Az kaldı bahara. Dayan gönlüm. Denizin içinde meydana gelen… Görünmeyen dalgalar gibi yüreğin, biliyorum. Beklemekten başka çare olsaydı, seni durdurmazdım… İnan bana… Ama yok. Başka çare yok. Unutma ki ilaç bile beklemeden te'sir etmez, çiçek bile vakti gelmeden önce açmaz… Sus gönlüm. Bu kışın bahara dönünceye kadar. Bu gece gündüz oluncaya kadar. Uzak yollar yakınlaşıncaya kadar. Bu sıkıntının ardından ferahlık gelinceye kadar. Ve yüzümüz vuslat gözyaşlarıyla ıslanıncaya kadar sus…!" Dil Belâları nedir, lisanımızın âfetleri nelerdir? Sorusunu belki de en nezih ve kapsamlı biçimde anlatan sözde küçük(188.syf), özde büyük o eser aslında İhyâ'u Ulmû'id-Din eserinin 3.cildinde yer alan Rub'u-l Muhlikat'ta bulunan Kitâbu'-Âfeti'l Lisan'dır. Yani Hüccetü'l-İslâm Ebû Hâmid Muhammed bin Muhammed bin Ahmed el-Gazzâlî et-Tûsî`nin büyük eserinden bir kısımdır yalnızca. Durumu elverişli olup da vakti olanlara büyük boyunu tek seferde okumalarını tavsiye ederim. Ha, yok bizim gibi tembel talebe falansanız, vaktiniz olmuyorsa bu şekil küçük kitapçıkları alıp faydalanabilirsiniz. Faydalı ilim içün Allah'ın lûtf u kereminden yardım ve hüsn-i tevfik dileriz.

3
109
Seyyid
@seyyid9 gün önce
Hasan-ı Basrî'den yapılan bir rivâyette, adamın biri Hasan'a: - Ya Hasan falanca seni gıybet etti, deyince, Hasan: - O adama bir tabak hurma göndererek, işittiğime göre, sen bana amelinden bir miktar hediye ettin, ben de bu hurma ile mukabelede bulunabildim, beni mâzur gör ve hediyemi kabûl eyle, dedi.
3
79