Güven çok zor kazanılan lakin kolayca harcanılan bir duygu...

Yaralasar 3
KolektifVe ben bugün biraz daha ölmüştüm fakat hiç ağlamamıştım. O, sırtıma dört kırbaç vurduğunda bile tek bir damla gözyaşı dökmemiştim. Gözlerim doluyor ama gözyaşlarım gözlerimin çukurundan akmıyordu. Her darbeyle gözyaşlarım kuruyup kalıyordu. Hayır, ben ağlayamıyordum. Alaz Altuğ Sipahi beni bu adamın insafına bıraktığı gece ben ağlamayı bırakmıştım. Damgacının kimliği ortaya çıkmıştır. Ettiği türlü işkenceler sonucunda hayatta kalmayı başarabilen Yarasalar artık damgacıdan iki kere alacaklıdır. Ama kaçırılmalarının yaralarını sarmaya çalışırken darmadağın olmuşlardır. Peki Sedef, Naz, Kuzey ve Yiğit son olanlardan sonra hayatta kalmayı başarabilmiş midir? Alaz Altuğ Sipahi’nin hem Yarasalar hem de damgacı için yeni planları vardır. Damgacı artık köşeye sıkışmıştır. Ya sonsuza kadar kaçacak ya da ölüme razı olacaktır. Ancak bunun kararını verecek olan kendisi değildir. Yüzleşme henüz başlamamıştır ve damgacı, yaşayacaklarından haberdar değildir. (Tanıtım Bülteninden)
Perde arkasına itilen her sorun gelecekte büyük bir yıkım demekti.
Kişilik haklarıma dayanarak yeni bir gezegen talep ediyorum, bu dünya ve içindekiler beni anlamıyor.
Tendeki kirden kurtulmak kolaydı, bunun için bir kova su yeterdi. Ya ruhtaki kir ne olacaktı? Bunun için kaç kova gerekliydi?
Yapamıyorum! Gece başımı yastığa koyduğumda sen, sabah gözlerimi açtığımda sen, gün arası baktığım her yerde yine sen varsın! Seni ne düşüncelerimden çıkarabiliyorum ne yüreğimden! Şu halime bak, çıldırma noktasına geldim!
bir kitabı okudu.
bir kitabı okudu.
bir kitabı okudu.

