KifidiaKifidia
Geri

Huzursuzluğun Kitabı

Fernando Pessoa
Yıl: 2006Sayfa: 675Yayınevi: Can YayınlarıTür: EdebiyatISBN: 9789750736865
Henüz puanlanmamış
14 paylaşım
Alıntı Ekle İnceleme Yaz

Huzursuzluğun KitabıPortekiz edebiyatının gelmiş geçmiş en büyük isimleri arasında anılan Fernando Pessoa, ölümünden çok sonra basılan Huzursuzluğun Kitabı ile kitleleri peşinden sürüklemeye devam ediyor. 1888 Lizbon doğumlu yazar, 1913 yılında başladığı bu eseri tüm yaşamının bir ürünü olarak ortaya koyuyor.Yazarın uzun yıllar parça parça yazdığı ve vefatından sonra sandığından çıkarılarak derlenen roman, hayali bir karakter üzerinden kurgulanmış olsa da Pessoa’nın yaşamına dair önemli izler taşıyor. Kitabını 'hiç hayatı olmamış bir adamın biyografisi' olarak tanımlayan yazar, olaylardan çok başkahramanın kendi yaşamına dair sorgulamalarla ilerliyor. Unutulmaz bir yazarın hayata dair benzersiz tutumuna ve kaleminin gücüne tanıklık etmek için Huzursuzluğun Kitabı’nı mutlaka okumalısınız.Huzursuz Bir Adamın Gizli Günlüğüİlk baskısı 1982 yılında yapılan Huzursuzluğun Kitabı, sonraki süreçte bulunan yeni el yazmaları ve düzeltmelerle bugünkü haline kavuşuyor. Kitabın başkahramanı olarak okurun karşısına, bir kumaş mağazasında muhasebecilik yapan Bernardo Soares adlı bir adam çıkıyor. Yazar, okuruna kendi düşüncelerini bir dış-kimlik olarak yarattığı Soares’in günlüğünden aktarıyor. Ait olmadığı işinden ve geçmişinden sıyrılmak adına sürekli yazı yazan başkahraman, yaşamına ait huzursuzluk duyduğu tüm olguları bir bir kağıda döküyor. Ve böylece ortaya Huzursuzluğun Kitabı çıkıyor.Dönemine göre kendini çok iyi yetiştirmiş, ancak öğrendikleri karşısında hayata belirli bir anlam yükleyemeyecek kadar boşluğa düşmüş bir adam olan Bernardo Soares; gece saatlerini tüm düşüncelerini ve sorgulamalarını yazarak geçiriyor. Bazen kendisini tüm insanlardan farklı ve üstün gören yazar-kahraman, bazen de oldukça yalnız ve ümitsiz bir adam oluveriyor. Bu yönüyle Suares, iyisiyle kötüsüyle bilge insanın içten bir tasvirini oluşturuyor. Bu ilginç adamın düşüncelerini okurken, ona karşı ne hissedeceğiniz konusunda karar veremeyeceksiniz. Ancak bu eşsiz eseri bitirdiğinizde, Soares sizin için unutulmaz bir dost; kitap ise huzur bulduğunuz bir yuvaya dönüşecek.En Sevilen Kitaplara Hemen Şimdi Sahip Olun!Dünya edebiyatının en sıra dışı ve değerli eserlerinden olan Huzursuzluğun Kitabı’nı hala okumadıysanız, daha fazla geç kalmayın. Kitaplığınızın baş köşesinde yer almasını isteyeceğiniz bu kıymetli yapıta avantajlı fiyatlarla sahip olmak için hemen şimdi sipariş verin!

PaylaşımlarİncelemelerAlıntılar
Doğruya doğru; her ne olursa olsun hiçbir şey, hiçbir şeyi değiştirmiyor ve söyleyebileceklerimiz, yapabileceklerimiz dağların doruğuna şöyle bir değip geçiyor, oysa vadilerde neler neler uyuyor...
60 gösterim
60
Sürekli unutuyorum, hatırladığımdan çok daha fazlası gidiyor aklımdan. Yarı saydam, havai kalbim varlıkların kendini beğenmişliğiyle doluyor, ben de baktıkça usulca seviniyorum. Bedensiz bir görüntüden başka bir şey olmadım hiç, günün birinde gelmiş olan, görmesini bilen belirsiz bir meltem dışında bir ruhum da yoktu.
54 gösterim
54
Başaramadım, biliyorum. Kendisini dört duvar arasına hapseden ateşe paha biçemeyen tükenmiş bir hasta gibi, başarısızlıktan anlaşılmaz bir lezzet alıyorum. Dostluğa az da olsa yeteneğim vardı, ama hiç dostum olmadı, ya beni hayal kırıklığına uğrattılar ya da dostluk kavramı, düşlerimin bir hatasıydı. Hep insanlardan uzak yaşadım, yalnızlığım arttıkça da kendimi daha iyi keşfettim.
74 gösterim
74
Bugün, başarısız olduğumu açıkça görüyorum ve bazen, sadece, başarısızlığı sezememiş olmama şaşırıyorum. Zafere inanacak neyin vardı? Ne galip gelenlerin gözü kör kuvvetine sahiptim, ne de delilerin delici bakışlarına... Soğuk bir gün gibi bilinçli ve hüzünlüydüm hep.
45 gösterim
45
...bağırıp çağırmadık, kendi kendimize yaşadık, içimize, en azından hayat tarzımıza kapandık, odamızın dört duvarının ve hareket etmekten acizliğimizin dört suru arasında hapistik hep.
39 gösterim
39
Düşündüğümde her şey saçma geliyor; hissettiğimde her şey tuhaf geliyor; istek duyduğumda, isteyen, derinlerimdeki tuhaf bir şey. Ne zaman içimde bir devinim olsa, devinenin ben olmadığımı fark ediyorum. Hayal kurarken, bir başkasının kaleminden dökülüyormuş gibi oluyorum. Hissettiğimde, sanki beni boyuyorlar; istek duyduğumda, nakledilecek bir mal gibi bir arabaya tıkı-yorlar beni, galiba bilerek bir yere yolluyorlar, ben ise, ancak oraya vardıktan sonra gerçekten istemiş oluyorum gitmeyi. Amma karışık işler! Görmek düşünmekten katbekat iyidir, okumak ise yazmaktan! Gördüğüm beni yanıltabilir, ama bir parçam değildir. Okuduğum hoşuma gitmeyebilir, ama onu yazmış olmaktan pişmanlık duyma-ma gerek yoktur. Her şey ne kadar da acı geliyor eksiksiz bir düşünme bilinciyle düşününce, tinsel varlıklar olarak, bilincin ikinci parçasını bilerek düşünürüz, ki bildiğimizi bilmemiz de onun sayesindedir! Hava bugün muhteşem, ama kendimi düşüncelerden alamıyorum... Düşünmek ya da hissetmek, o da değilse, kenara itilmiş dekorların arasında yatan başka ne? Alacakaranlıkların, özensiz kıyafetlerin, kapalı duran yelpazelerin sıkıntısı; ve yaşamaya mecbur kalmış olmanın bıkkınlığı...
50 gösterim
50
Umutsuzluğu dokuyanlar olarak, sadece kefenler dokuyalım - hiç görmediğimiz düşler için beyaz kefenler, kendimizde öldüğümüz günler için kara kefenler, sadece hayalini kurduğumuz eylemler için kül rengi kefenler, yararsız duygularımız için imparatorların mor renginde kefenler.
79 gösterim
79
Özgürlük, yalnız kalabilmeye denir. İnsanlardan uzaklaşabiliyorsan, onlara hiçbir muhtaçlığın, paraya ihtiyacın, sürüye uyma içgüdün, aşka, şana şöhrete hevesin ya da merakın yoksa özgürsündür, bunların hepsi sadece yalnızlıktan ve sessizlikten beslenir. Yalnız yaşayamıyorsan, doğuştan kölesin demektir.
63 gösterim
63
İnsanların çoğu hiç üzerinde düşünmeksizin kimseye ait olmayan, sahte hayatlar yaşıyor. Oscar Wilde, "İnsanların çoğu aslında başka insanlardır," demiş ve haklıymış. Kimi hayatını arzu bile etmediği bir şeylerin peşinde harcar; kimi ömür boyu istediği, ama hiçbir işine yaramayacak bir şeyleri arar durur; kimileri de kendini kaybeder [...]
45 gösterim
45