Tertemiz geldik yokluktan kirlendik; Sevinçle geldik dünyaya, dertlendik. Ağladık, sızlandık, yandık, yakındık; Yele verdik ömrü, toz olup gittik.

Dörtlükler - Hasan Ali Yücel Klasikleri
Ömer HayyamÖmer Hayyam: doğum ve ölüm tarihleri çeşitli kaynaklara göre farklılık gösterse de, II. yüzyılın ortalarında doğduğu, 12. yüzyılın ilk çeyreği civarında öldüğü kabul edilen İranlı şair, felsefeci ve bilim adamı. Günümüzde ise, daha çok 'rubai' türünün yaratıcısı olarak kabul gören Hayyam'ın dörtlükleri, Türkçe'ye Yahya Kemal ve Abdülbaki Gölpınarlı başta olmak üzere pek çok kez çevrildi. Sabahattin Eyüboğlu'nun çevirisi de, bunlar arasında en sevilenlerinden biri.Sabahattin Eyüboğlu (1908-1973), Hasan Âli Yücel'in kurduğu Tercüme Bürosu'nun başkan yardımcısı ve Cumhuriyet döneminin en önemli kültür insanlarından biriydi. Tek başına ya da 'imece' birlikteliğiyle yaptığı çeviriler, Hayyam'dan Montaigne'e, Platon'dan Shekespeare'e hep, dünya kültürünün doruk adlarındandı.Ciltli: Sayfa Sayısı: 212Baskı Yılı: 2006İnce Kapak: Sayfa Sayısı: 216Baskı Yılı: 2016e-Kitap: Sayfa Sayısı: 50Baskı Yılı: 2006Dili: TürkçeYayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Can o güzel yüzüne vurgun, neyleyim; Gönül tatlı diline tutkun, neyleyim; Can da, gönül de sır incileriyle dolu; Ama dile kilit vurmuşsun, neyleyim.
Bu kanlı yola ben sokmadım kendimi; Kendiliğimden var olmuş sanma beni; Bir gerçek varlık beni var etmiş olan; Yoksa kimdim ben, nerdeydim, neydim ki.
Dünya, yıldıramazsın beni ne yapsan; Ölümden de korkmam, er geç ölür insan. Ölmemek elimizde değil ki bizim: İyi yaşamamak beni tek korkutan.
Yerin dibinden yıldızlara dek, Ermediğimiz sır kalmadı pek, Her düğümü çözmüş insanoğlu; Ecel düğümünü var mı çözecek?
Bir kez gerçekten sevdin mi dünyada Cennetin, cehennemin üstündesin.
Bir yürek ki yanmaz, yürek denir mi ona? Sevmek haram, yüreğinde ateş olmayana. Bir gününü sevgisiz geçirdinse, yazık: En boş geçen günün o gündür, inan bana.
Er geç sonu yokluk madem bu dünyanın, Yok say kendini, bak, var olmak ne hoş!
Yüreğim, kimselerden ihsan dileme; Bu amansız felekten aman dileme; Bil ki, derman aradıkça artar derdin: Derdinle haldaş ol, derman dileme.
bir kitabı okudu.
Gül verme istersen, diken yeter bize. Işık da vermezsen, ateş yeter bize.
Dünya ne verdi sana?Hep dert, hep dert! Güzel canın da bir gün uçar elbet.

