📖 OKUDUM – BİTTİ | Gianrico Carofiglio, Sabahın Üçü Kitap Adı : GECENİN ÜÇÜ Yazar Adı : GIANRICO CAROFIGLIO Sayfa Sayısı : 152 Kitap Puanım : 10 / 10 Kitap İncelemem : 👇 “Ruhun gerçekten karanlıklar içine düştüğü gecede saat daima sabahın üçüdür.” İşte bu cümleyle başlıyor her şey. Fitzgerald’ın o meşhur satırından alıyor adını Sabahın Üçü. Ama anlattığı şey aslında bir baba ve oğulun 48 saatlik uykusuzluk maratonunda, Marsilya’nın tekinsiz sokaklarında birbirini yeniden keşfedişi. Sadece bu mu? Değil tabii. 152 sayfa boyunca Carofiglio öyle bir akış kurmuş ki, farkına varmadan hem o puslu, yağmurlu Akdeniz sabahını soluyorsunuz hem de bir gencin epilepsiyle, boşanmış bir ailenin ortasında büyümenin getirdiği o garip yalnızlıkla nasıl yüzleştiğine tanıklık ediyorsunuz. Babasının ona eşlik ettiği bu zorunlu uyanıklık hali, aralarındaki mesafeyi yavaş yavaş kaldırıyor zaten. Beni en çok sarsan anlardan biri, doktorun Antonio’ya saydığı o dâhiler listesiydi: Dostoyevski, Van Gogh, Newton, Pascal… Epilepsiyi bir kusur değil de bir tür “seçilmişlik” gibi hissettiren o an, çocuğun kendine bakışını baştan yazıyor. Çünkü bazen bir hastalık değil, ona yüklediğimiz anlam belirliyor bizi. Bir de piyano var. Boşanmayla birlikte evde kalan piyano, babanın eve dönme umudu gibi orada duruyor. Marsilya’da bir barda, gece yarısı çaldığında Antonio onu ilk kez sadece “babası” olarak değil, bir müzisyen, bir adam olarak görüyor. İşte o an kitabın kalbi atıyor. Altını çizmeden edemediğim çok cümle oldu. Ama en çok şu aklımda kaldı: “Zaman öldürmek ne aptalca bir tabir. Zamanın öldürülmeye falan ihtiyacı yok. O zaten bize ihtiyaç duymadan geçip gidiyor.” Bittiğinde elimde buruk bir kahve tadı kaldı. Kitap biterken Antonio’nun babasına dair son sözleriyle birlikte büyük matematikçi John von Neumann’ın şu cümlesini bırakıyor: “Eğer insanlar matematiğin basitliğine inanmıyorsa bunun tek nedeni hayatın ne kadar karmaşık olduğunun farkına varmamalarıdır.” Sabahın Üçü sadece bir baba-oğul romanı değil işte. Bir büyüme, bir anlama, bir “fark etme” hikâyesi. 152 sayfaya koskoca bir ömür sığmış sanki. 📌 Şunu da ekleyeyim: Sadece akıcı bir kitap arıyorsanız onu da bulursunuz. Ama 80’ler Marsilya’sının dokusu, caz, matematik ve edebiyatla örülü bir anlatı arıyorsanız, burası tam size göre. Eren Cendey’in çevirisiyle, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan çıkmış. Naif, derin ve bir o kadar da yürek burkan bir kitap. Herkese değil, doğru okura gelsin derim. Siz de bir gece yarısı, uykusuz bir saatte elinize alın. Belki o zaman “sabahın üçü” size de başka türlü görünür. #SabahınÜçü #GianricoCarofiglio #KitapYorumu #OkudumBitti #BabaOğul #Marsilya #Edebiyat #İşBankasıKültürYayınları #BurukBirHikaye #OkumaNotlarım 📚☕️

Sabahın Üçü
Gianrico CarofiglioAnne ve babası o henüz çocukken ayrılan genç Antonio, bir gün sebebi belirsiz krizler yaşamaya başlar; konan teşhise göre epilepsi hastasıdır. Marsilya’da alanında uzman bir doktorun methini duyan aile, soluğu turistlerce tekinsiz bulunan bu eski liman şehrinde alır. Muayeneden sonra durumun geçici olduğunu öğrenirler fakat emin olabilmek için son bir test yapılmalıdır: Antonio normal hayatına devam edeceği iki gün iki gece boyunca uykusuz kalmalıdır, krizler buna rağmen tetiklenmezse tamamen iyileşmiş sayılacak, bu zaman zarfında uykuya dalmadığından emin olmak için babası da ona eşlik edecektir. Ve böylece baba oğulun kırk sekiz saat boyunca müzik, aşk, matematik, felsefe kısaca hayat üzerine sohbet ederek şehrin sokaklarını arşınladığı ve birbirlerini belki de ilk kez tanıdığı bir yolculuk başlar…İtalya’nın en çok okunan yazarlarından olan Carofiglio, 80’ler Marsilya’sının ana karakterlerden biri olduğu bu hikâyede sade bir anlatımla derin anlamların peşine düşerken hayatta en çok kıymet verileceklerin altını zarafetle çiziyor.'Yürüyerek çıkılan bir yolculuk; kanlı canlı fakat yine de sessizce yas tutan bir öykü.'Kirkus Reviews'Antonio’nun samimiyetle aktarılan, acı tatlı deneyimlerinde baş döndürücü bir büyüme öyküsü gizli.'Publishers Weekly'Son sayfalara yaklaştığınızı fark edince üzüldüğünüz, bitmesin diye okumayı yavaşlattığınız romanlardan.'il Fatto Quotidiano'Şefkatli, çarpıcı, yürek ısıtan bir hikâye.'Seattle Times (Tanıtım Bülteninden)

