@maximusbumbada•20 gün önce
“Namuslu bir insanım diye övünülür mü hiç? Herkes namuslu olmak zorunda değil midir?”
Yorum yap
59

Dostoyevski (1821-1881): Gerek 1840 ortalarından itibaren yayımlamaya başladığı Beyaz Geceler ve Öteki gibi uzun öykü-kısa romanlarıyla, gerekse ilkini elinizde tuttuğunuz Suç ve Ceza, Budala ve Karamazov Kardeşler gibi Sibirya sürgünü sonrası büyük romanlarıyla Dostoyevski, insanın karanlık yakasını kendinden sonraki bütün romancıları derinden etkileyecek biçimde dile getirmiş büyük bir 19. yüzyıl ustasıdır. Mazlum Beyhan (1944); Yayımlamış olduğu Dostoyevski’den Suç ve Ceza ve Budala, Tolstoy’dan Çocukluğum, İlkgençliğim, Gençliğim ve Gogol’dan Arabeskler benzeri çalışmalar düşünüldüğünde, Beyhan, hiç tartışmasız son 35 yılın en önemli Rus edebiyatı çevirmenlerinden biridir.
“Namuslu bir insanım diye övünülür mü hiç? Herkes namuslu olmak zorunda değil midir?”
En iyisi hiçbir şey düşünmemek!!
-Bence bir insana ağlaması için ortada bir neden bulunmadığı açıkça anlatılır ve bu durum kendisine mantık yoluyla kanıtlanırsa, artık ağlamaz olur...Öyle değil mi? +O zaman yaşamak çok kolay olurdu.
Her şeyi, ama her şeyi biliyordu; her şeyden haberi vardı, ama hiçbir şeyi anlamıyordu.
bir kitabı okudu.
Her şeyi, ama her şeyi biliyordu; her şeyden haberi vardı, ama hiçbir şeyi anlamıyordu.
Madem gidecektin, ne halt etmeye geldin?
İnsan bazen öyle bir sınıra gelir ki, onu aşamaz mutsuz olur ;aşar bu kez belki daha mutsuz olur
bir kitabı okudu.
Hiçbir şey anlamıyorsunuz! Ve ne kadar uzaksınız böyle şeyleri anlamaktan!
bir kitabı okudu.