"...yüzyıllardır çözülemeyen acayip bir bilmeceydi insan."

Ben Bir Gürgen Dalıyım
Hasan Ali ToptaşHasan Ali Toptaş 'çocuk aklı'nın hikmet dolu bilincini bir gürgen dalına tercüme ediyor ve insanlığımıza onun gözüyle bakmamızı sağlıyor. Ben Bir Gürgen Dalıyım; yemyeşil umutların, horgörülen ufukların, kaybedilen zamanların, bitmeyen zulüm çarklarının, ama asla sönmeyen bir inancın hikâyesi… 'Herhâlde beni tuhaf bir kuşa benzetmişlerdi. Belki de onların gözünde, masallardan çıkıp gelmiştim ben, ne yapacağımı kestiremeden, köyün üstünde öylece, kendi hızımın içinde kaybolmuşçasına uçup duruyordum. Ola ki başka bir masala gidecektim ama, henüz o masal yaratılmamıştı. Bu yüzden, oralarda oyalanıp vakit geçiriyordum. Hiç kuşkusuz, beni anlatacak olan masal söylenir söylenmez uçup gidecektim.' (Tanıtım Bülteninden) İnce Kapak: Sayfa Sayısı: 160 Baskı Yılı: 2016 Ciltli: Sayfa Sayısı: 160 Baskı Yılı: 2016 Dili: Türkçe Yayınevi: Everest Yayınları
İnsan bir savaş alanıydı. Ceket, gömlek, pantolon ya da etek giymiş, kravat takmış, tıraş olmuş, kokular sürmüş bir savaş alanı. Gülümseyen bir savaş alanı. Öpen hatta, okşayan, konuşan, susan, çiçekler alıp çiçekler veren bir savaş alanı... Peki, bir barış bahçesi olamaz mıydı aynı insan? Şöyle, güllerin kuş cıvıltılarına, kuş cıvıltılarının güllere karıştığı, mutlu yüzlerle dolu rengarenk bir barış bahçesi?
Savaş denen şey, yeryüzünün herhangi bir noktasında başlayıp herhangi bir noktasında bitmezdi. Her şey gibi, o da insanda başlayıp insanda biterdi.
Ben de bilmem nice olur hallerim.
İnsanlığın zalimliğine ağaçlarla kuşlar, böceklerle otlar,hayvanlarla taşlar değil, ancan insan karşı koyabilirdi.
İnsan denen canlı türünden fena halde korkuyordum.
Hiçbir şey hayal edildiği kadar güzel olamıyormuş.
İnsanların büyük bölümü, birçok güzelliği göremezdi. Büyük bölümü, birçok güzelliğe dokunamazdı.
Yüzyıllardır çözülemeyen acayip bir bilmeceydi insan.
Keşke insanlar dünyayı sevmeyi öğrense; yaşadıkları topraklarda birer misafir olduklarını anlayıncaya ve çocuklarına daha yeşil bir gelecek hazırlamanın bilincine erişinceye kadar, ne yazık ki katliam böylece sürüp gidecek!
İnsanların gözünden uzaklaşmak ve sonsuza dek kaybolup gitmek istiyordum ama, ne yazık ki bunu bir türlü başaramıyordum.

