KifidiaKifidia
Geri

Uzun Hikaye

Mustafa Kutlu
Yıl: 2000Sayfa: 120Tür: EdebiyatISBN: 9789759953331
4.5puan
9 paylaşım
Alıntı Ekle İnceleme Yaz

Ben o zamanlar on altı yaşındaydım, lise birde. İnce uzun bir oğlan. Saçlarım kirpi gibi dik duruyor; ne yana, ne geriye taranmıyor, beni deli ediyordu.Babam 'İnatsın inat... İnatçı adamın saçı yatmaz. Dedene çekmişsin besbelli. Keşke annene benzeseydin' diyordu.Keşke...Annemin lepiska gibi yumuşacık, sarı saçları vardı. En çok o mavi gözlerini özlüyorum. 'Benim oğlum okuyacak yüksek bir memur olacak' der, sonra da göz ucuyla babama bakardı. Sanki anlaşmışlar gibi babam da ona bakar, dudaklarında muzip bir gülümseme: 'Hıh... Biz okuduk bir şey olduk sanki' diye omuz silkerdi.Sayfa Sayısı: 115Baskı Yılı: 2016Dili: TürkçeYayınevi: Dergah Yayınları

PaylaşımlarİncelemelerAlıntılar
BERAT POLAT

Hayat dediğimiz nedir ki? Kimimize göre kısa, kimimize göre uzun bir hikâye. İçinde acıların, umutların, sevdaların, haksızlıkların, düşmelerin, kalkmaların ve nihayetinde yaşama tutunma çabalarımızın olduğu bir hikâye. Kendimizin yanında, dünyaya geldiğimiz aileden yetiştiğimiz sosyal çevreye; aldığımız eğitimlerden yetiştiğimiz şehirlere kadar birçok yazarı olan bir hikâye. O nedenle herkes, ama kısa ama uzun bir hikâyenin oyuncusu sadece. • • • İşte Mustafa Kutlu Mustafa Kutlu da “ Uzun Hikâye Uzun Hikâye”de Bulgaristan göçmeni Ali’nin hikâyesini oğlunun ağzından anlatıyor bizlere. Onun sevdasını, okuma ve yazma aşkını, dürüstlüğünü, haksızlıklar ve insanların acımasızlığı karşısındaki tavrını, kasabadan kasabaya kaçışını ve yaşama tutunma çabalarını bir bir ortaya koyuyor. Öyle ki Ali Bey ve oğlunun hikâyesi üzerinden bir dönemin, kasabalardaki yaşamın, toplumun zihniyet dünyasının, kadın erkek ilişkilerinin, adaletsizliklerin, sosyal ve siyasi yaşamın adeta resmini çekiyor. • • • Mustafa Kutlu Mustafa Kutlu, yalnızca bununla kalmıyor. Aynı zamanda Ali Bey ve oğlunun hikâyesi üzerinden okuru, kendi hikâyesine doğru bir yolculuğa çıkarıyor. Bunu öyle nahif ve ince bir üslupla yapıyor ki kitabı okurken zaman zaman geçmişinize doğru dalıp gidiyorsunuz. Yetiştiğiniz aile, yaşadığınız mahalle, şehir, arkadaş çevreniz, düşmeleriniz, kalkmalarınız ve yaşama tutunma çabalarınız bir sinema şeridi gibi gözünüzün önünden geçiyor. • • • Doğrusu “ Uzun Hikâye Uzun Hikâye” dili çok sade, betimleme ve tasvirleri çok etkileyici, karakterleri günlük yaşamın içinden, duygusal derinliği ve anlatımındaki yoğunluğu çok yüksek bir eser. O nedenle tatlı tatlı akan bir nehir gibi insanı kendine çekiyor. Okurken yorulmuyor ve bitirene kadar da elinizden bırakmak istemiyorsunuz. Velhasıl, “Uzun hikâye” deyiminin anlamında olduğu gibi, “Pek çok ayrıntıları bulunan, anlatması uzun sürecek, anlatmadan da anlaşılmayacak” bir öykü. Keyifle okuduğum bu eseri tüm okurlara mutlaka okumalarını tavsiye ederim. Aynı eserden uyarlanan filmini de kitabı okuduktan sonra izlemelerini öneririm. Kitapta da ifade edildiği gibi, “Solunan hava, yüzülen su, oturup kalktığımız insanlar, yürüdüğümüz yollar bizi değiştirir.” Bir de okuduğumuz kitaplar. “Hayat kitapla güzel!” diyor…

Deniz Çataltaş
@deniz218 gün önce

Bu güzel alıntıyı en başa yazmak istedim. Çünkü hayat, kişiden kişiye anlamı değişiyor ve bu anlamlar, düşünceler hayatta yaşadıklarımızla değişip farklılaşıyor. Kitaplar ise bizim arkadaşımız, sırdaşımız ve can yoldaşımız. Gerçekten de hayat kitapla güzel :) Kitaptaki bir alıntıyla devam edecek olursak: " Ben ne yazabilirim ki? Yazdığım neye yarar? Olsun, işte besmeleyi çektim, işte yazıyorum." Ben de besmeleyi çektim. İşte yazıyorum:) Bulgaristan göçmeni Ali Bey ve Münire Hanım`ın tanışma öyküsü ve birlikte kaçmaları üzerinden hikayemiz başlıyor. Biz bu hikayeyi tabi Ali Bey`in oğlu vasıtasıyla okuyoruz. O anlatıyor bizlere. Kitap akıcı ve doğal bir dille yazılmış. O kadar doğal ki halktan yani bizlerden birer parçayı içinde bulunduruyor. Aşk, özlem, mutluluk, hüzün hepsi var. Bir kasabada geçen olaylar biz okuyucuları da haliyle o dünyaya çekiyor. Bir sonraki sayfada acaba ne olacak? Diye merak edip duruyorsunuz. Turan, Suna, Feride, sarhoş Selami hepsinin hikayesi sizi etkiliyor. Bu uzun hikayede hepsinin bir etkisi var. Anadolu`yu ve onun gerçeklerini güzel anlatan bir hikaye olmuş. Kitabı okumanızı tavsiye ediyorum. Hatta sonra 2012 yapımı başrolde Kenan İmirzalıoğlu ve birbirinden değerli oyuncuların oynadığı yaklaşık 2 saat olan kitap adıyla aynı isimli Uzun Hikaye filmini de izlemenizi tavsiye ederim :)

2
113