Diyalog; felsefi söylem biçiminin ortaya çıkmasına imkân tanıyan bir tarzdır. Bu tarzın kuşkusuz en iyi bilinen örneği, Platon’un diyaloglarıdır. Mesnevî ise öncelikle felsefî değil, daha çok edebî bir tarzdır. Bu tarzda meta.forik anlatım ön plandadır. Şiirin ve düz yazının bir bileşkesi gibidir.. Düz yazı gibi bir öyküyü, bir konuyu anlatır, ama anlatımını şiirsel tarzda, şiir formunda yapar. Anlattığı hikâyeler, getirdiği mesellerle, anlattığının ötesinde bir anlama işaret eder, ifade güçlüğü olan kimi konuları varoluş evreninden sunduğu fragmanlarla örnekler. Bununla birlikte metafora, öykülemeye, örneklemeye uygun bir tarz olduğundan felsefi söylemin oluşumuna da imkân tanır, hatta yalın ve anlaşılabilir anlatımıyla, Mevlâna’nın Mesnevî’sinde olduğu gibi, felsefi söylem içinde bir zenginlik oluşturduğu bile söylenebilir. Leylâ ve Mecnun mesnevî olarak, öncelikle bir sanat eseridir. Bir öyküyü anlatır. Pek çok söz sanatını ve söyleyiş güzelliğini kendi içinde barındırır. Öykü etrafında şekillenen metaforik söylem, ona felsefi bir derinlik kazandırarak düşüncenin, zengin, çağrışımı bol ve sanatsal bir tarzda ifadesine imkan tanır. Felsefi içeriği bu edebî kurgu içinde varlık kazanır. Leylâ ve Mecnun, sanatsal bir yapıt olduğu için, içinde tek tek güzellikler, tek tek varlıklar, olaylar ve nesneler anlatılır. Şölen diyaloğunda ise güzellik, bir kişinin güzelliği olarak, tek tek varlıkların güzelliği olarak değil, kavramsal olarak, güzelliğin kendisi olarak irdelenir.. Güzellik ve sevginin felsefe ve sanat tarihindeki iki zirve örneği Platon’un Symposion diyaloğu ve Fuzûlî’nin Leylâ ve Mecnun mesnevîsi temelinde güzellik ve sevgi teması vardır. Symposion ile Leylâ ve Mecnun örneklerinde insanın yeryüzündeki güzellik ve sevgi deneyimi felsefi bir dille anlatılmıştır.. #edebiyat

