`Ezanı her gün duyuyoruz. Ama şunu kaç kişi fark etti?` Müezzin “Hayye ale's-salâh” (Haydin namaza) derken sağa döner. “Hayye ale'l-felâh” (Haydin kurtuluşa) derken ise sola döner. Peki neden aynı yöne dönmez? Önce Şunu Anlamak Gerekir. Ezan bizi iki şeye davet eder: • “Hayye ale's-salâh” → Haydin namaza. • “Hayye ale'l-felâh” → Haydin kurtuluşa. `Peki bunlar aynı şey midir?` “Felah” kelimesinin köküne indiğimizde beklenmedik bir anlamla karşılaşırız: Yarmak. Toprağı yarıp süren çiftçiye Arapçada “fellâh” denir. Yani felah; önündeki engelleri yararak, aşarak gerçek hedefe ulaşmak demektir. Bu nedenle felah, sadece bir kurtuluş değil; zorlukları sabırla aşarak elde edilen gerçek başarı ve kurtuluştur. `Namaz ve Felah Arasındaki Bağ` Biz topraktan yaratıldık. Susuz kalan toprak zamanla sertleşir; ne tohumu kabul eder ne de hayat verir. İşte namaz, içimizde kuruyan toprağı her gün beş defa sulayan ilahî bir pınardır. Felah ise o sertliği yarıp açan kuvvettir. Böylece kalbe ekilen iyilikler, dualar ve güzellikler yeşermeye başlar. Gerçekten de beş vakit namazla sulanan, felahla yarılan bir kalp nasıl yeşermesin? `Ezanın Daveti` Günün ortasında insan bazen daralır, yorulur ve tıkanır. İşte o anda ezan yükselir: “Hayye ale'l-felâh.” Yani: “Gel, bu engelleri birlikte aşalım.” Hayatındaki engeller tamamen yok olmayabilir; fakat namaz sana onların içinden geçebilecek gücü kazandırır. `Kur’an’da Felah` Mü’minûn Suresi müminlerin felaha erdiğini bildirerek başlar. Ardından bunun sebeplerini sıralar: • Namazlarını huşû ile kılarlar. • Boş ve faydasız işlerden uzak dururlar. • Emanete riayet ederler. Demek ki felah, bir anda elde edilen bir sonuç değil; güzel bir karakter inşasının neticesidir. Ezan da her gün bize bunu hatırlatır: Namazla yürüdüğümüz yolun gayesi felaha ulaşmaktır. Bugünden sonra ezanı dinlerken onu farklı bir gözle dinlemeye çalış. Unutma ki kurtuluşun çağrısı oradadır ve o yolda sana en büyük yol arkadaşı namazdır.
3
99

