KifidiaKifidia
Geri

Nürnberg Davası

Stanley Kramer
Yıl: 2025Süre: 186
TMDB4.2/ 10
Henüz puanlanmamış
4 paylaşım
Alıntı Ekle İnceleme Yaz

Nürnberg Davası, İkinci Dünya Savaşı sırasında yaşanan gerçek olaylara odaklanıyor. Film hükümet tarafından işlenen suçlara alet edilen vatandaşları konu alır. Nazi rejimi döneminde yaptıkları insanlık suçlarının görüşülmesi için mahkemeye çıkan dört hakim, dönemin meşhur kurumu Nürnberg Mahkemeleri’nde yargılanmaktadır. Mahkeme esnasında ortaya çıkan kirli çamaşırlar hem kurumların hem de insanların güvenirliğini sarsacak cinstendir. Son derece başarılı bir mahkeme filmi olan yapıt, özellikle oyuncu kadrosunun kusursuzluğuyla dikkat çekiyor. Usta yönetmen Stanley Kramer tarafından yönetilen film ayrıca, en iyi uyarlama senaryo da dahil iki dalda Oscar kazanmıştır.

Bu filmi:1 kişi izledi
h̷i̷ç̷ ོ
h̷i̷ç̷ ོ

Nürnberg.. Savaş suçları davasında yargılanacak üst düzey Nazi tutuklularının akıl sağlıklarını değerlendirmek ve gözetmekle görevlendirilen bir ABD Ordusu psikiyatristinin bakış açısından aktarılan film, meseleyi uluslararası hukuk açısından da ele alıyor. Yargılaması yapılan Nazilerden en üst düzey olanı ve Adolf Hitler’den sonra ikinci sırada olan Hermann Göring rolünde Russel Crowe’un olağanüstü performansını izliyoruz.. Film mahkemeden önce Nazi yüksek komite üyelerini mental açıdan değerlendiren bir psikiyatristin öyküsü üzerinde yuvarlanıyormuş gibi gözükse de psikiyatristin Nazizm’in ikinci adamı Herman Göring ile kurduğu saplantılı, kişisel bağı ve bu bağın aslında onun dengesini bozup, görevine son vermeye kadar giden bir yolu açtığını anlatıyor. Vanderbilt'in filmi yaklaşık iki buçuk saat sürüyor ve dava filmin ortalarında başlıyor, filmin ilk yarısı yavaş ve temposuz ilerliyor. Müttefikler Almanya’ya girerken Nazi Yüksek Komutanlığının son kalan üyeleri de teslimiyet bayrağı çekiyor, müttefik komuta kademesindeki birçok isim Nazi esirlerinin bir an önce öldürülmesini istiyor. ABD Yüksek Mahkeme yargıcı Robert H. Jackson ise oldukça farklı ve radikal bir karar ortaya atıyor: Nazileri savaş suçlusu olarak mahkemede yargılamak! Göring her ne kadar farklı baksa da (savaş suçlusu olduğunu düşünmüyor) savaş suçları ve işlenen vahşetten sorumlu olduklarını kabul etmelerini sağlayacak uluslararası bir mahkeme kurulması fikri oldukça ikna edici. Göring Hitler’le birlikte savaştan çıkmış, güçlü bir Almanya’yı inşa etmek düşüncesinde olduklarını sonuna kadar savunuyor, arka planda yaşanan kıyımlardan haberdar olmadığını söyleyecek kadar kör gözlü bir vatansever olduğunu da iddia ediyor. Sürecin ilerlemesini sağlamak için çağrılan ABD ordusu psikiyatristi Yarbay Douglas Kelley’in görevi Nazi esirlerini değerlendirmek ve onları intihar etmeden yargılanma sürecine hazırlamaktır. Oysa Rami Malek tarafından biraz şaşkınca ve biraz da komik canlandırılan Kelley’in amacı ise bu süreci kendisine itibar kazandıracak bir kitap projesi için malzeme yapmak. O yüzden davanın seyrini Göring’i anlamak, kötülüğü psikolojik çerçevede ele almak ve böyle bir vahşetin bir daha tekrar etmemesi için yapılacakları gözden geçireceği bir fırsat olarak görüyor. Kelley kibirli, kendinden emin duruşuyla Hermann Göring’in karşısında ilgi çekici bir karşıt figür olmayı başarıyor. Russel Crowe’un kurnazlık ve otoriteyi buluşturarak en iyi performanslarından birine imza attığı Göring, Kelley’in sihirbazlık numaralarından aldığı ilhamla ters köşe bir son yaratıyor kendisine, yargılayanlara ve Kelley’e… Kelley gelecekte kendisine şöhret kazandıracak bir kitabın sarhoşluğuyla kitabın sayfaları arasında gezinirken, Göring onu hamlesiyle gölgede bırakmayı başarıyor. Bu filmin işe yarayan fikirlerinden biri, sihirbazın el çabukluğu klişesinin filme kattığı yaratıcı sonuç! Crowe; Göring’e karizmatik bir hava katmış, (üst perdeden baktığı anlarda değil de karmaşık duygularıyla davrandığı anlarda performansı daha iyi) Göring gerçekte de böyle muhtemelen, yani insanları etkisi altına almaya vakıf biri. Yoksa bu dava bu kadar kapsayıcı ve uzun soluklu olmazdı. O yüzden filmin bazen ne için çekildiği duygusuyla baş etmeniz gerekiyor, zira sonuçta Göring intihar ediyor ama film onun karizmasını korumaya değer bir havada, hatta bu uğurda Kelley’i bile harcıyor gibi hissettiriyor kısa kısa anlarda! Burada hemen Nazi ve Psikiyatrist kitabına bakmak lazım. Kitabın büyük kısmı yargılama stratejileri üzerine, pratik ve ahlaki yönünü incelemeye alan detaylar içeriyor. Hataya pay bırakmayan bir yargılama olması şart, en ufak bir tereddüt duygusu Göring’e sempati toplaması için gereken koşulları sağlayabilir. Göring’in istediği de buydu, kamuoyunda aklanmak! Ama işler istediği gibi gitmediği, ailesi dağıldığı ve kamp görüntüleri basına ve mahkemeye sunulduğu için geriye tek bir seçenek kalıyor. Film bu süreçleri titizlikle, bazen tekrarlı bir anlatımla sunuyor, sonucunu zaten bildiğimiz bir vakayı kimi zaman gerilimli bir sürece sokmayı başarıyor. Gerçek görüntülerin yer aldığı, siyah beyaza düşen görüntülerle gerçeklik algısının yaratıldığı çekim anları da var. Sonuçta film tarihin karanlık bir sürecine olabildiğince objektif bakma taraftarı olsa da genelde iç mekanlarda geçen filmde kurgular biraz zorlama, hikayeler yarım ve sönük kalıyor. Başta Kelley olmak üzere kilit rol oynayan birçok karakterin arka plana çekilmesi de biraz tuhaf kaçıyor. Kelley’in duruşmadan sonraki yalnız yıllarını anlatan bölümler ise fazla kısa kalıyor, dışlanmış bir karakterin hikayesi daha fazlasını hak ediyor. Aslında Göring de tüm hukuki zekası ve demagoji yeteneğine rağmen kaba şekilde oluşturulmuş bir karakter gibi duruyor ve yıkımı da kolay oluyor! Rami Melek’in kimi zaman dozu kaçmış gibi hissettiren performansıyla müttefikler ve Naziler arasında mekik dokurken, bizi ulaştırmak istediği nokta şu sanki; Nazilerin normal, yani akıl sağlığı yerinde oldukları sonucu. Film, bunu yalanlayan bir bakış açısıyla yaklaşıyor. Derdi sonucu kutlamaktan çok uyarı niteliği taşıyor. Dünyanın kapıları vahşet içeren duygulara kapatılmalı uyarısı alıyoruz çoğu zaman perdeden. Ama yine de dünyanın geldiği noktada bu uyarıların önemi yokmuş gibi hissetmiyor muyuz? Bir de başta İngilizceyi anlamıyormuş gibi davranan Göring Kelley’e "Bunun neden olduğunu bilmek ister misin?" diye soruyor. Kelley "Neden?" diye sorduğunda "insanlar olmasına izin verdi." diyerek önemli ve çarpıcı bir gözlemini ortaya koyuyor. Son söz olarak; zihinlerin çatışmasını konu alan filmde trajik sonun geçiştirilmesi, psikolojik derinliği ve inançlarını savunma cesareti gösteren kişiler için kaçırılmış bir fırsat! Nürnberg 2025 Dram Tarih Biyografi

Reklam