@gizemdindaroglu•134 gün önce
Sana susuzluğu bağışladığı için hayata şükret.
Yorum yap
77

Cibran'ın en sevilen yapıtı Ermiş'in devamı olan Ermişin Bahçesi, yazarın ölümünden sonra, 1933'te yayımlandı. Ermiş'in sonunda on iki yılını geçirdiği Orphalese kentinden ayrılarak denize açılan El Mustafa, doğduğu adaya, annesiyle babasının ebedi uykularına daldıkları bahçeye döner. Uzun bir aradan sonra müritleriyle yeniden bir araya gelmiştir. Onlara ayrılıktan, yalnızlıktan, zamandan, insanla insanı, insanla doğayı birleştiren bağlardan söz eder. Sözlerinde mutlu ve aydınlık bir hayatın sırları gizlidir yine.(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı: 56Baskı Yılı: 2016Dili: TürkçeYayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Sana susuzluğu bağışladığı için hayata şükret.
Dostum, kim seni konuksever olmamakla suçlayabilir, evinin önünden geçip de kapını çalmıyorsa? Kim seni sağır ve dikkatsiz yerine koyabilir, senin anlamdığın bir dille sana sesleniyorsa? Senin çirkinlik dediğin şey, senin hiçbir zaman ulaşmaya çabalamadığın şey değil midir, senin hiçbir zaman girmek istemediğin yürek değil midir? Eğer çirkinlik varsa, gerçekte, gözlerimizi kapatan kabuklardan ve kulaklarımızı tıkayan balmumundan başka bir şey olmaz. Bir ruhun kendi hatıraları karşısında duyduğu korkudan başka hiçbir şeye, dostum, çirkin deme!
Ölüm değiştirmez hiçbir şeyi yüzümüzü örten maskelerden başka.
Yolunuzda şarkılar söyleyerek yürüyün, ama her şarkınız kısa olsun, çünkü sadece dudaklarınızda genç ölen o şarkılar yaşayacak insanların kalplerinde.
Ruhum kendi olgun meyveleriyle yüklü, Ruhum bükülüyor meyvelerinin ağırlığı altında.
Her insanın amacına ortak olmanızı isterim, çünkü kendi amacınızı ancak böylece gerçekleştirmeyi umabilirsiniz.
Güzelliğin olmadığı yerde sadece hiçlik vardır.
Daha filizlenmemiş dallarınızda dört rüzgârın korosunu saklarsınız.
Genellikle Tanrı'yı çok fazla şakıyorsunuz, oysa gerçekte bu şarkıyı duymuyorsunuz.
Sabah güneşinin bir çiy damlasındaki imgesi güneşin kendisinden daha az değildir. Hayatın ruhunuzdaki yansıması da hayatın kendisinden daha az değildir. Çiy damlası ışıkla bir olduğu için yansıtır ışığı; siz ve hayat bir olduğunuz için hayatı yansıtırsınız. Karanlıklar üstünüze çöktüğünde, şöyle deyin: 'Bu karanlıklar henüz doğmamış şafaktır; her ne kadar gecenin doğum sancıları içime dolsa da, tepelere doğan şafak bana da doğacaktır.
Gecedir hayatın hazinesini sakladığı yere sizi götüren.
Bütün insanlara bilge demedikçe bana bilge demeyin. Ben sadece ham bir meyveyim hâlâ dalına tutunan; dün de bir çiçekten başka bir şey değildim.