KifidiaKifidia
Geri

Dünyayı Değiştiren Sinema

Nevin Arvas
Yıl: 2023Sayfa: 103Yayınevi: Son Sayfa YayınlarıTür: Sanat TasarımISBN: 9786057239501
Henüz puanlanmamış
11 paylaşım
Alıntı Ekle İnceleme Yaz

'Sinema görsel-işitsel alanının en kullanışlı aygıtı olarak televizyon ve diğer medya araçlarına göre ulusal kültür öğelerinin taşıyıcısı konumundadır. Bir sanat uğraşı olan sinema, üretildiği ülkeye ilişkin bazı amaçlar yüklenir. Örneğin İran sineması yönetmenlerinden Abbas Kiarostami’nin filmlerinde, İran’a ilişkin ulusal vurguları görmezden gelmek imkânsızdır. Bundan dolayı sinema sanatının, içinden çıktığı ülkenin ulusal ve kültürel değerlerini içeren bir anlatım dili olduğunu söylersek yanlış olmaz. Çünkü tüm ürünlerin çıkış noktası insan ve toplumdur. İnsan ve toplumu ele alan sinema bu yüzden evrenselliğe ulaşmada diğer araçlara göre daha hızlıdır.' 'Yazar Nevin Arvas derin sinema bilgisini, birikimini, sosyoloji ve siyasetle harmanladığı keyifli bir üslupla yedinci sanatın dünyayı değiştiren etkilerine ışık tutuyor. Arvas’ın odağında yıllar boyu hem sinemasever hem akademisyen olarak izlediği, sevdiği, etkilendiği filmler var. Görselden fikirsele, sinematografiden senaryoya, uyarlamalardan pastişlere, sembollerden göndermelere uzanan farklı bakış açıları ve ilginç analizlerle sinema perdesine düşen hikâyeleri, çocukları, kadınları, mültecileri, insanın var olma mücadelesini, kimlik sorunlarını, aşklarını ve umutlarını aktarıyor bize. Yolculuğumuz bazen Hollywood’un klişelerine, bazen Fransız Yeni Dalgası’nın diline, bazen Ortadoğulu filmlerin büyüsüne, bazen de Türk Sineması’nın son dönem ürünlerine denk düşüyor. Welles, Cassavetes, Melville gibi usta yönetmenlere saygı duruşunda bulunurken, Kafka, Austen gibi yazarlarla edebiyatın sinemaya ilham veren sihrine göz kırpıyor. Nevin Arvas’ın fark yaratan sinema tutkusu ve kavrayışıyla kaleme aldığı bu ilgi, bilgi ve sevgi dolu, edebi satırların gücü, Dünyayı Değiştiren Sinema’yı tüm sinemaseverler için başucu kitabı olmaya aday bir kaynak olarak okurlarla buluşturuyor.'Derya Erkenci   (Tanıtım Bülteninden)  

PaylaşımlarİncelemelerAlıntılar
h̷i̷ç̷ ོ
ihtiyaç duyulan ritüel ortadan kalktığında ideolojinin barındırdığı tahakküm içeren söylem de tarihe karışır. Wittgenstein'in dil oyunları teorisi üzerine derinlemesine düşündüğümüzde, sinemanın kitleleri ideolojik söylemlerle ikna etmek için kullandığı dil oyunlarının altını çizmek gerekir. Sinema görsel-işitsel alanının en kullanışlı aygıtı olarak televizyon ve diğer medya araçlarına göre ulusal kültür öğelerinin taşıyıcısı konumundadır. Bir sanat uğraşı olan sinema, üretildiği ülkeye ilişkin bazı amaçlar yüklenir.. Dünyayı Değiştiren Sinema
h̷i̷ç̷ ོ
ideoloji kendini haklı görmek isteyen egemen oluşuma yardım eder. Althusser'in dediği gibi, ideolojilerin kendileri değil taşıyıcıları olan ritüeller, gelenek görenekler, iletişim araçları süreklilik arz eder. ideoloji bu tarz ritüllere yüklenmiştir ve bu adetler yaşadığı müddetçe ideolojiler hayatta kalır. ideolojinin gizlendiği, günümüzün en önemli ritüel yaygınlaştırıcıları kuşkusuz iletişim aygıtlarıdır. iletişimin her öğesinde kendine yer edinen egemen söylem, kendini sinema alanında da göstermiş, temsiller yoluyla kitleleri ele geçirmiştir.. Dünyayı Değiştiren Sinema
h̷i̷ç̷ ོ
iktidara karşı koyuşun toplumsal bir ifadesi olan sanat, özünde muhaliftir. Ancak sanat kitle kültürüne dönüştürüldüğünde, egemen söylemin denetimine girer ve onun ideolojisini savunan bir unsur haline gelir.. Dünyayı Değiştiren Sinema
h̷i̷ç̷ ོ
Dil aracılığı ile sadece iletişim kurulmaz, düşünceler üretilir. Bir toplumun dili, o toplumun kültürünün en önemli parçasıdır. Bir ulusun varlığını kanıtlayabilmesi, sürdürebilmesi ve düşüncelerini paylaşabilmesi için ortak bir dile ihtiyacı vardır. Ünlü düşünür Ludwid Wittgenstein "Dilin sınırları, dünyanın sınırlarıdır" derken, dil ile dünya arasında kurulan bağın, dilin dünyanın sınırları içerisinde yer almasından kaynaklandığını vurgular. Kullanılan dil, olguların sınırlarını belirlerken içinde bulunduğumuz dünyanın da sınırlarını çizmiş olur. Wittgenstein'in Tractatus adlı kitabında ele aldığı dil sorunu aslında dilin mantıksal yapısının ne olduğu ile ilgilidir. Tractatus'ta Wittgenstein, dile getirdiği “Dil içinde ifade edilen, dil ile ifade edilmez" formülünden hareketle, sözün de ötesine giden bir düşünüm geliştirir.. Wittgenstein'in dil oyunu kavramının özünde anlatmak istediği şey aslında sözün işlevselliğidir.. Dünyayı Değiştiren Sinema
h̷i̷ç̷ ོ
Dil, varlığın kendi var oluşunu anlatması bakımından hayatımızdaki olmazsa olmaz unsurlardan biri. Dil, seslerin kelimelerin ve cümle gruplarının anlam ve ahenk oluşturarak bir araya gelmesi olarak tanımlansa da aslında bunun çok ötesinde ulusların varlığına işaret eden çok önemli bir algılama biçimi. Bir halkın yaşayışı, kültürü, kimliği, tarihi, gelenek ve görenekleri ancak dilin kullanılmasıyla anlam bulmakta.. Dünyayı Değiştiren Sinema
h̷i̷ç̷ ོ
Piyano filmi için İngilizlerin egemenliğindeki İskoçların, beyazların egemenliğindeki Yeni Zelanda yerlileri Maori'lerin, erkeklerin egemenliğindeki kadınların, ebeveynlerin egemenliğindeki çocukların ve tüm bu ötekilerin, egemen olanın elindeki baltayla törpülenmesinin öyküsüdür diyebiliriz. Birçok konunun bir arada işlendiği filmde en çok güç-iktidar meselesi ön planda yer almakta; kadın bireyleştirilirken diğerleri sanki biraz göz ardı edilmekte.. Dünyayı Değiştiren Sinema
h̷i̷ç̷ ོ
Çağdaş Uygarlık Düzeyi Modernizmin temeli, bize hem kendimizin hem başkalarının geçmişteki kökeninin yansıra gelecekte varacağı hedefi de gösteren, "ötekiler" de dâhil olmak üzere kimseyi kapsamı dışına çıkarmayan evrensellik savına dayanmakta. Bu Avrupalı aydınlanmacı söylemin bizim ve başkalarının konumlarını saptama noktasında ölçüt alınan çağdaş uygarlık düzeyini belirleyen birçok yöntem bulunuyor. "...sömürgeciliklerini anlaşılır kılmak ve haklı çıkarmak için sömürgeleştirdikleri ötekileri aslında adam ettiklerini, uygarlaştırdıklarını, kalkındırdıklarını, tarihin rayına oturttuklarını savunurken başvurdukları beyaz adamın yükümlülüğü' açıklaması bunun bir örneği.. ötekini asimile etmek, evcilleştirmek, öteki olarak dışlamak, yok etmek var. Onun için modern olmak demek, sömürgeleştirmeye konumlanmış olmak demek de aynı zamanda ve bu bakınmadan modernleşme tarihinin aynı zamanda bir emperyalizm ve sömürgecilik tarihi olmasında hiçbir şaşırtıcı anormallik yok.." Dünyayı Değiştiren Sinema
h̷i̷ç̷ ོ
öteki, tarih boyunca iktidarlar tarafından şekillendirilmiştir.. öteki, perspektif olarak negatiftir. Doğu toplumlarında aranmaya çalışılan Batı perspektifinin, sağlıksız insan ilişkilerinin bir tezahürü olarak ortaya çıkmıştır.. Dünyayı Değiştiren Sinema