
Gelibolu
John MasefieldMuharebelerle ilgili olarak kendi askerinin kudretini anlatmaya çalıştığında onun büyüklüğünü ifade edip, kendince, tam ve doğru olarak anlatabilmek için vuruştuğu düşmanın (Türk’lerin) gücünün ihtişamını belirtmek zorunda kalmıştır: 'Onların (Türk’lerin) aralarında ne teslim olmaktan söz ediliyordu, ne de böyle bir şey akıllarına geliyordu; böyle yiğit ve kahraman bir orduda böyle bir şey olamazdı.' 'Türk’ler çok iyi savaşçıydılar: taarruzda gözü dönmüş, savunmada metanet sahibi yiğittiler; fakat onların düşünce özellikleri arasında kumandanlarımızı bilmece gibi şaşkınlığa düşüren bir takım şeyler vardı: onların akılları Avrupalı’lara çok acayip gelen bir tarzda çalışıyordu.' 'Sürgünleriyle siperlerimize daldılar önlerindeki şeyi süpürüp götürdüler.' 'Hiddetli ve şiddetli bir düşman.' 'Taarruzumuz bozulup yarıldı,ondan sonra tam nelerin olup bittiğini anlatmak o kadar zor ki.' 'Bu muharebe için hiçbir şey söylenemez, onu ne kelimeler tasvir edebilir, ne de bir zihin hayal edebilir.' 'Cesur ve kararlı Türk saldırılarını savmanın endişesi ve korkusuyla

