Can sıkıntısından kaçarız. İçimizin bize söyleyecekleri vardır. Bize derdini açacaktır. Kaygının bize anlatacakları vardır. Bizi kendi hikayemize çağıracaktır. Oysa biz kaçarız. İçimizin inlemesini, ağlamasını duymayacağımız kadar “gürültü”ye kaçarız. “Gürültü”yü kendimiz çıkarmak pahasına yaparız bunu. Acımızı hissetmemizi engellediği için kaçmayı bir iyileşme sanarız. Kargaşanın içinde yaramızdan saklanırız. Kendimize ve özgürlüğümüze giden yoldaki “yapabilme olasılığının dehşeti” bizi en çok kendi olasılıklarımızdan ve kendimizden kaçırır. Oysa insan kaygısına ve acısına bakarak buluşur kendisiyle. Kaçtıkça küçülen, yaklaştıkça büyüyen “öz”ünü kaygısında keşfeder. Yüzleşmemek ve kaçmayı seçmek “olma”nın biraz da korkulu görkeminden kaçıp “olmama”yı seçmektir. Senin kendinle konuşman lazım. Dert ettiklerini fark etmen lazım. Canını yakanları hissetmen lazım. Kendine söylemen lazım. Hastayım zannediyorsun. Değilsin. Kendini hasta ediyorsun. Bütün hücrelerin kulak kesilmiş dinliyor. Yetmiyor, çığlık atıyor. Dinlesen duyacaksın. Konuşsan duyacaksın. Senin kendinle konuşman lazım.
Okuyucuların Hisleri
Kitap Künyesi
- Yayınevi
- Okuyan Us Yayin
- Basım Yılı
- 2020
- Sayfa Sayısı
- 526
- Kapak Türü
- Karton Kapak
- Kağıt Türü
- Kitap Kağıdı
- Boyut
- 13.5 x 19.5 cm
- Dil
- Türkçe
- ISBN
- 9786059318778
Tahmini Okuma Süresi
Toplam ~13 Saat 9 Dakika526 sayfa · ortalama okuma hızına göre tahmini.

