KifidiaKifidia
Geri

Türk Düşüncesinde Halkçılık ve Atatürk

Cezmi Eraslan
Henüz puanlanmamış
0 paylaşım

Halkın yararını her sahada en önde ve vazgeçilmez saymak şeklinde ifade edebileceğimiz halkçılık, Rusya'dan, Kuzey ve Latin Amerika'ya, Doğu Avrupa'dan Afrika'ya görüldüğü farklı coğrafya ve toplumlarda birbirinden ayrı insan gruplarınca ortaya atılıp, değişik çözüm yolları ve yöntemlerini kullanmıştır. Halkçılık, halk adına konuşmak ve onun iyiliğini istemek, mekanda yaygınlık kadar zamanda da derinlik özelliğine, dolayısıyla tarihi bir mahiyete sahiptir. Bazen siyasi elitler bazen sömürge idarecileri halk'a, iyiliklerinin nerede olduğunu ondan daha iyi bildiklerini söylemişlerdir. O kadar ki, halkın kendi adına düşünüp konuşabileceğini söylemek anormal karşılanır bir yaklaşım olmuştur. İşin ilginç yanı ise hemen her zaman halkın kendine layık görülen rolü sessizce kabullenmesi olmuştur. "30 Ağustos sevk ve idare ettiğim muharebe, Türk milletinin yanımda bulunduğu halde, idare ettiğim ilk ve son muharebedir" Kemal Atatürk. Büyük Zafer Hakkında 30 Ağustos 1928'de basın temsilcilerine demeç, ASD III, ss. 122.

Okuyucuların Hisleri

Bu eser için ilk hissi sen ekle.

Kitap Künyesi

Basım Yılı
2003
Sayfa Sayısı
327
Kapak Türü
Karton Kapak
Kağıt Türü
2. Hm. Kağıt
Boyut
13.5 x 21 cm
Dil
Türkçe
ISBN
9789758691296

Tahmini Okuma Süresi

Toplam ~8 Saat 11 Dakika
Günde 30 dk
17 gün
Günde 1 saat
9 gün
Günde 2 saat
5 gün

327 sayfa · ortalama okuma hızına göre tahmini.

Reklam