İslam hukukunda insan haklan adalet prensibinden hareketle ele alınmıştır. Adalet, eşitliği göz önünde bulundurduğu kadar, farklılığı da göz önünde bulundurmak zorundadır. Kadın ve erkeğin mutlak eşitliği fikri, diğer deyimle kadının erkek olma arzusu, onu insanî boyutlarından koparıp kötürümleştirecektir. Zorunlu eşitlik alanlarının dışında kadın ve erkeğin birbirini tamamlayıcılığı fikrinin esas alınması gerekir. Kabul etmek gerekir ki, kadınlar fiziki ve psikolojik olarak farklı yaratılmışlardır. Fakat bu farklılık, noksanlık veya fazlalığa değil, görev farklılığına dönük işaretler olarak anlaşılmalıdır. Aslında, farklı sorunların, niteliklerinin doğası gereği farklı şekilde çözümlenmesi gerekeceğinden bazen farklı uygulamalar ayrımcılık değil, tam tersine adalete uygun sonuçlar da verebilir. Bu nedenle önemli olan, somut bir olayda farklı uygulamayı haklı gösterecek objektif sebepler bulunup bulunmadığının belirlenmesidir. İslam hukukunda, kadın ve erkeğe dönük bazı farklı hükümler, farklılığı haklı kılacak adil ve objektif gerekçelere dayanmaktadır. Bu sebeple bu farklılıklar hakiki anlamda, ayrımcılık sayılamazlar.
Okuyucuların Hisleri
Kitap Künyesi
- Yayınevi
- Gündönümü Yayinlari
- Basım Yılı
- 2010
- Sayfa Sayısı
- 248
- Kapak Türü
- Karton Kapak
- Kağıt Türü
- Kitap Kağıdı
- Boyut
- 13.5 x 21 cm
- Dil
- Türkçe
- ISBN
- 9786054243167
Tahmini Okuma Süresi
Toplam ~6 Saat 12 Dakika248 sayfa · ortalama okuma hızına göre tahmini.

