Yürüyordu Baba Erenler refiki ile bir sırr-ı müstakim’de ve tefekkür eyliyorlardı birbirlerindeki kendileriyle. Mucize görmeden imana ve de imam’a gelmişlerdi. Tane tane dizilmişlerdi tesbih gibi ve de serdeki imameyi tesbih ediyorlardı amma bizler onların tesbihini anlayamıyorduk bir türlü. Yola düştüklerinde kadem basmışlardı turaba. Âdemi bir kademdi demleri. Cevelan eder iken aynı anda sücûd ediyorlardı Turab’daki Rabb’a. Harab düşer iken azamet-i rabb`da, yetişmiş idi o vakit Ebu Turab da imdada. Yezdani bir şiir dökülüvermişti dehan-ı fiir-i Yezdan’dan. Amma kıpırtısızdı, tevhid idi lebleri. Lakin dürülü ve de bükülü sedası sığmıştı kalplerine Baba Erenler ile Refik’inin. Bir acaib seyrana dûçar olmuşlardı. Sedasından seyrana oradan seyr-i an’a iktida olmuşlardı. İptidası idi intiha bu iktidanın. Seyr, ana sırdan nüzul etmişti Turab’daki Ebu’ya erenlere. Ol sebeple Ebu’ya erenlere, Baba Erenler denildi. Baba’nın çocuğuydu bu erenler ve babanın sırrıydı, çocuk..
Okuyucuların Hisleri
Kitap Künyesi
- Yayınevi
- Dharma Yayinlari
- Basım Yılı
- 2010
- Sayfa Sayısı
- 96
- Kapak Türü
- Karton Kapak
- Kağıt Türü
- Kitap Kağıdı
- Boyut
- 13.5 x 21 cm
- Dil
- Türkçe
- ISBN
- 9786055598198
Tahmini Okuma Süresi
Toplam ~2 Saat 24 Dakika96 sayfa · ortalama okuma hızına göre tahmini.

