KifidiaKifidia
Geri

Ön-Sokratikler ve Sokrates

Frederick Copleston
Henüz puanlanmamış
0 paylaşım

Homo saplens ilkin Bilmeyi bilmeyen, ama bilmesi gereken varlıktır. Özdeksel Doğadan daha çoğudur, Düşüncedir, Tindir. Kendinde Bilme, henüz bilmeyen Bilme Meraktır. Düşüncenin bu gizilliğionun açınma, edimselleşme, gelişme zorunluğu altında olmasıdır. Bu yeti özgür bırakıldığı zaman — örneğin bütün bir Antik Çağda ilkin yal­nızca İyonya'da olduğu gibi —, hiçbir dışsal kaygı ile sınırlanmak-sızın kendini özgür devimine bırakabildiği zaman yalnızca bilme­yecek, Bilmeyi de bilmeyi isteyecek, Kavram kendi doğasını da kav­rayacaktır. O zaman Düşünce kendini Felsefe olarak bilinen o ussal etkinliğe yükseltecektir. Bu yüzden denebilir ki, Felsefenin biricik tarihsel öngereği düşünceye koşulsuz Özgürlük olanağını verecek olan ortamdır. İlk düşünürler Gerçeği hiçbirşey karşısında ikincil ya da koşullu görmediler, eksiksiz bir düşünsel yüreklilikle dünya­larını kendi Uslarında anlamaya çalıştılar — Doğanın ve Realitenin gözlemini kendi Kavramlarıyla belirleyerek. Doğuş, özellikle Felse-feninki ise, Ereğine doğru olgunlaşmak için zorunlu mantıksal adım­ların atılmasını gerektirir. Kestirmeler olanaksızdır ve Usun kavram­sal açınımı tüm kıpılarından geçmelidir. Kendiliğindendir, verili bir gizliliğin kendini açındırmasıdır — ve Felsefe durumunda bu geli­şim ilkin henüz Kavramın imgelerle örtülü devimidir: Su, Hava, Ateş, Toprak — ama gene de böyle fiziksel/özdeksel şeyler olarak değil, düşünsel birer ilke olarak. Düşünce henüz kendini nesne aldığının, nesnesinde kendi kendisi ile karşılaştığının bilinci değildir, ve bu yüzden kendi dışında iken kendi içinde de olduğunun bilinci değil­dir. Yaptığı şey yalnızca bir Doğa Bilimidir — İyonya Evrenbilimi. Genç Felsefe daha sonra şu ya da bu tasarımın öne çıkmasıyla ve her zaman bu tekil öğede taşkınlığa varan bir vurguyla gelişi­mini sergiledi, herşeyi tek bir özsel Arkeye indirgerken gene de duyusal olan bu Arkeyi Kavramın kendisine doğru anlaştırdı. Ve Anaxagoras evrenin özü olarak Nousu ileri sürdüğü zaman, Felsefe Gerçeği düşüncede arama etkinliği olarak kendinin bilincini kavradı. Gerçeği, Anlamı Doğada aradılar. Ama burada Us kendini tü-ketemez — doğal bilgelikten tinsel bilgeliğe yükselmenin zorun­luğu. Sokrates İyi ve Doğru olarak Gerçekliği insanın Duyuncunda aradı. Atina duyuncunu, onun yetersizliği üzerine kurulu yerleşik törelliği ve inancı sorguladı. Ayrım öldürücüydü. Felsefenin doğuşu ona eşlik eden inanılmaz düşlem gücüne, gün ışığına çıkışın ilk güçsüzlüğüne karşın görkemlidir, çünkü salt kendi içinden doğmuş olmanın coşkusu, salt kendi öz açınımını belir­lemenin güzelliği olarak varoluş öğesini bulduğu yer Özgürlüğün

Okuyucuların Hisleri

Bu eser için ilk hissi sen ekle.

Kitap Künyesi

Basım Yılı
2008
Sayfa Sayısı
132
Kapak Türü
Karton Kapak
Kağıt Türü
Kitap Kağıdı
Boyut
11 x 19 cm
Dil
Türkçe
ISBN
9789753970099

Tahmini Okuma Süresi

Toplam ~3 Saat 18 Dakika
Günde 30 dk
7 gün
Günde 1 saat
4 gün
Günde 2 saat
2 gün

132 sayfa · ortalama okuma hızına göre tahmini.

Reklam