Mevlana ve Schopenhauer'da İnsan Doğu ve Batı Düşüncesinde Benzer Bir Yürüyüş
Bir dairenin farklı yarıçaplarının aynı merkeze uzanması gibi Mevlana ve Schopenhauer; çokluğu, zıtlığı ve nedenselliği bu dünyadaki zihinlerin perdesi olarak görürler. İnsan bu perdeyi kaldırdığında Hint felsefesinin Vedenta öğretisinde ifade edilen mayanın peçesini yırtan sezişe yani tat twam asi (bu sensin) hakikatine ulaşır. Bu hakikatin idraki insanın dönüşümüne bağlıdır. İnsanın dönüşümünü Mevlana, nefs'in bilinmesinde; Schopenhauer ise istemenin idrak ile aydınlatılmış insanında görür. Mevlana'da, benliğinden kurtularak vahdet yani birliği Aşk hâliyle yaşayan insan kâmil insandır. Schopenhauer ise evrendeki birliği kavrayan insanı, istemesini susturan ulu insan ya da aziz olarak nitelendirir. Schopenhauer için iki tip insan vardır: Biri kör istemenin emrinde olan insan, diğeri de istemesini susturan ulu insandır. Mevlana'da da iki tip insan vardır: Biri nefs-i emmare'nin (emreden nefs) kölesi olan insan; diğeri de kendi ahlakının sırrına ermiş arif ya da insan-ı kâmildir. Bu düşüncelerden hareketle bu kitap, insan olmanın imkânlarını yeniden düşünmek isteyen okurlara karşılaştırmalı olarak biri Doğu diğeri Batı külliyatından derinlikli bir okuma sunmayı hedeflemektedir.
Okuyucuların Hisleri
Kitap Künyesi
- Yayınevi
- Nobel Bi̇li̇msel
- Basım Yılı
- 2026
- Sayfa Sayısı
- 208
- Kapak Türü
- Karton Kapak
- Kağıt Türü
- 1. Hm. Kağıt
- Boyut
- 13.5 x 21.5 cm
- Dil
- Türkçe
- ISBN
- 9786253640736
Tahmini Okuma Süresi
Toplam ~5 Saat 12 Dakika208 sayfa · ortalama okuma hızına göre tahmini.

