Ölümün eşiğinde bir masa var. Üç sandalye… ikisi dolu, biri ısrarla boş. O boşluk bazen Tanrı’nın bakışı, bazen vicdanın keskin sesi, bazen de hiçliğin soğuk susuşu. Selim, bir “kaza” diye geçiştirilen hayatının içinden çekilip bu odada yargılanmaya değil, çıplak bırakılmaya çağrılıyor: “Ölüm anında insanı kim yargılar?” Dostoyevski’nin karanlık merhametiyle Camus’nün güneş altında bile üşüten dürüstlüğü çarpışırken, okur bir mahkeme izlemiyor—kendi içindeki mahkemenin kapısını aralıyor. Bu kısa roman/uzun novella, teselli dağıtmıyor; sizi “haklı” seçmeye zorlamıyor. Onun yerine daha zor bir şey teklif ediyor: bedeli görmeyi. Gerekçelerin soyulduğu, soruların büyüdüğü, bir imzanın bir ömür ettiği yerde şu sızı kalıyor: Yargı bir ceza mıdır, yoksa kaçmayı bıraktığımız an başlayan bir uyanış mı? Son sayfayı kapattığınızda cevap almayacaksınız—ama içinizde, uzun süre susmayacak tek bir soru kalacak: Bakılmak mı daha ağır, bakmak mı… yoksa artık kimsenin bakmaması mı?
Okuyucuların Hisleri
Kitap Künyesi
- Yayınevi
- Serüven Ki̇tap
- Basım Yılı
- 2025
- Sayfa Sayısı
- 72
- Kapak Türü
- Karton Kapak
- Kağıt Türü
- Kitap Kağıdı
- Boyut
- 13.5 x 21 cm
- Dil
- Türkçe
- ISBN
- 9786255749833
Tahmini Okuma Süresi
Toplam ~1 Saat 48 Dakika72 sayfa · ortalama okuma hızına göre tahmini.

