"Diyarbakır'da Hoyrat, İstanbul'da Martı Sesleri" romanında, hem katmansal hem de dairesel olarak içi içe girmiş yaşantılar anlatılıyor. Görünürde bir aşk hikâyesi var; İlhami ile Buket'in aşkı. Fakat romanın birincil kahramanı ne bu aşk, ne de bu aşkı yaşayanlar. Asıl kahraman Ahsen Bey. Ahsen Bey, son otuz yılda toplumumuzda gençlere sahip çıkan, onların ahlaki değerlerle yetişmesini isteyen, ruhu gerçek beslenme kaynaklarına yönlendiren 'ağabey' tipini örnekliyor. Romanın gerçek kahramanı olmasına rağmen onun hayatı doğrudan anlatılmıyor kitapta. Kendi yaptıklarına zaman zaman dönülse de daha çok bunların sonuçları anlatılıyor. Bu tavır, bu tip 'ağabey'lerin güzel şeyleri yaptıktan sonra, 'meyve toplama mevsiminde ortadan kaybolmaları' ahlakıyla da örtüşüyor. Hatice Sarıkamış, "Diyarbakır'da Hoyrat, İstanbul'da Martı Sesleri" romanında gerçekçi bir tavır ortaya koymuş. Romanda yer alan olaylar, kahramanlar, çevre ve zaman, gerçeğe uygun tarzda tasarlanmış.Dönemin olaylarının aktarılmasında, gerçekçiliğin içine sindirilmiş bir romantizm, doğrusu hiç de rahatsız edici bir tarz değil. Romantizmle süslenmiş bir gerçekçiliğe kim itiraz edebilir ki?
Okuyucuların Hisleri
Kitap Künyesi
- Yayınevi
- Kaynak Ki̇tapliği
- Basım Yılı
- 2010
- Sayfa Sayısı
- 549
- Kapak Türü
- Karton Kapak
- Kağıt Türü
- Kitap Kağıdı
- Boyut
- 13.5 x 21 cm
- Dil
- Türkçe
- ISBN
- 9789758775859
Tahmini Okuma Süresi
Toplam ~13 Saat 44 Dakika549 sayfa · ortalama okuma hızına göre tahmini.

