Büyük avlusunda bir çınar, etrafında sıra sıra dükkânlar… Bir zamanlar tahıl ve pirinç satılan Pirinç Hanı, o günlerde artık adını taşıyan bir hayatı sürmüyordu. Hana deri girer, ayakkabı çıkardı. Dökümcülerde; yanma, patlayan madenden kör olma, hanın günlük olağan işlerindendi. Demirciler demir döver, ortalık çın çın çınlardı. Marangozlardan hızar sesi, somyacıdan gıcırtı eksik olmazdı. Herkesin işi çok ağır, şartları çok zordu… Ve Mezeci İsmail Hakkı'nın küçücük dükkânı… Önünde kocaman bir üç tekerlekli, camekânlı araba… Ve de yoksulluğun, garipliğin, aşk acısının, çaresizliğin sessiz tanığı, ücretsiz iş gücü; Mezeci Çırağı… Çok kuru döktü, çok askı devirdi, çok azar işitti, çok dayak yedi… Ama o küçük yaşında, Pirinç Hanı'nın 70’li yıllarının hem gözü hem kulağı oldu… Artık meydandaki çınarın gölgesinde, kahvenizi yudumlarken; Bir mezeci çırağı olmanız işten değil…
Okuyucuların Hisleri
Kitap Künyesi
- Yayınevi
- Uçurtma
- Basım Yılı
- 2016
- Sayfa Sayısı
- 120
- Kapak Türü
- Karton Kapak
- Kağıt Türü
- 1. Hm. Kağıt
- Boyut
- 12.5 x 19.5 cm
- Dil
- Türkçe
- ISBN
- 9786058494107
Tahmini Okuma Süresi
Toplam ~3 Saat120 sayfa · ortalama okuma hızına göre tahmini.

