KifidiaKifidia
Geri

Dicle'nin Yakarışı

Mehmed Uzun
Henüz puanlanmamış
0 paylaşım

Dicle bir çocuğun gözlerinde yansıyor. Bu çocuk, 1870'li yıllarda bugünkü Cizre'de yaşamış tarihi bir kişilik olan Kürt Beyi Mir Bedirhan'ın on altı yaşındayken tahta çıkışını da gören Bıro'dur. Çocuk Bıro, bilgi'ye aşık, sesler'e tutkundur. Yanında yöresinde duyduğu ve duymadığı bütün seslerin ardına düşer, onları ruhunda hissetmek ister. Bu isteği, onu bir sala bindirecek, Dicle'nin deli dalgalarıyla boğuşturacak, görmediği diyarlara götürecek... Bıro böylece dengbej olur. "Dicle'nin Yakarışı" sesler üzerine kurulmuş bir romandır. Unutulmuşların, unutulmuş sesleri üzerine. "Siz istediniz, ben de anlatacağım. O vakit, kandili yakın ve unutulmuşların sesine kulak verin." "Dicle'nin Yakarışı"nın kilit cümlesidir belki de bu cümle. Bir gece meclisi kurulmuştur, divanhane ağzına kadar doludur. Bıro anlatır; Musul, Ninova, Yezidilerin yurdu Lalis, Bağdat, İstanbul, Girit, Şam... Mezopotamya'nın kadim halkları; Süryaniler, Keldaniler, Kürtler, Yakubiler, Yahudiler, Ermeniler, Türkmenler... Bu romanda olağanüstü bir tarihiçi gezi var; bizden önceki medeniyetlerin, Babil'in, Ninova'nın, Asur'un; Medlerin ülkesinden geçiyoruz ve kitabı okuyup bitirdiğimizde, Biz nasıl da zengin bir kültür yatağında oturuyormuşuz da haberimiz yokmuş' duygusunu yaşıyoruz.

Okuyucuların Hisleri

Bu eser için ilk hissi sen ekle.

Kitap Künyesi

Basım Yılı
2002
Sayfa Sayısı
334
Kapak Türü
Karton Kapak
Kağıt Türü
Kitap Kağıdı
Boyut
13.5 x 19.5 cm
Dil
Türkçe
ISBN
9789753083904

Tahmini Okuma Süresi

Toplam ~8 Saat 21 Dakika
Günde 30 dk
17 gün
Günde 1 saat
9 gün
Günde 2 saat
5 gün

334 sayfa · ortalama okuma hızına göre tahmini.

Reklam