Her yağmurda mutlaka buluşur, kendimizi sokaklara vururduk. Hiç acelemiz olmaz, ağır ağır yürürdük. Yetişmek zorunda olduğumuz bir yer yoktu. Baban uzaklarda çalışır, annen ise benimle olduğunu bilirdi. Yağmur taneleri, buğday gibi sıralanırdı alnında. Avuçlarımla yüzünü siler, parmaklarımla saçlarını tarardım. Köşe dönemeçlerinde sımsıkı kucaklaşırdık. Mis gibi yağmur kokardı saçların. Islak ıslak yürürdük yan yana. Yolun sonu tek gözlü evime çıkardı. Sen ıslak giysilerini çıkarırken, ben pencereyi açardım yağmur kokusu dolsun diye odamıza. Önce ipek gömleğini çıkarırdın. Ardından bluzunu, çoraplarını.. Mini eteğinin fermuarını indirirken aşağıya, "Arkanı dön, utanıyorum, bakma." derdin. Arkamı dönmez, ellerimle yüzümü kapatır, gözlerimi yumardım. "Gördüm, boşuna endişe etme, parmaklarım aralıktı." derdim. Gülümserdin. Yalan söylerdim. Yalan söylediğimi bilirdin. Güvenirdin bana. Parmaklarım aralık değildi. Bir yaprak gibidir insan. Tohum çatlar, gül açar, yaprak yeşerir. Zaman geçer, mevsim döner.. Kesilince yaşam suyu sonbaharda Düşer dalından yaprak... Daldan düşmektir ölmek de Ve hepimiz bir yaprak değil miyiz?
Okuyucuların Hisleri
Kitap Künyesi
- Yayınevi
- Emre Yayinlari
- Basım Yılı
- 2006
- Sayfa Sayısı
- 205
- Kapak Türü
- Karton Kapak
- Kağıt Türü
- Kitap Kağıdı
- Boyut
- 13.5 x 19.5 cm
- Dil
- Türkçe
- ISBN
- 9789944334105
Tahmini Okuma Süresi
Toplam ~5 Saat 8 Dakika205 sayfa · ortalama okuma hızına göre tahmini.

