“Ben, insanın alın yazısı kadar karayken; sen, Tanrı’nın el yazısı kadar beyazsın.” 1994’te köyü yakılan Kuzgun, cansız düşen annesini, canından edilen babasını, ceviz ağacını, battaniyesini, toprağını bırakıp, İstanbul’a göçer. Peşinden gelen çocukluğu, Kuzgun’a Emek Sineması’nın Bahtiyar’ını, Beyoğlu’nu, gençliğini, gökyüzünü, sinemayı,Lâl Devran’ın sahafını,Çiçek Pasajı’nı, rüzgârı, dostluğu, denizi, İstanbul’u, Can Edipsever’i, İzmir Palas’ı, yalnızlığını, en çok da Zambak’ı, aşkı bahşeder. En Güzel Günlerini Demek Bensiz Yaşadın adlı ilk romanının ardından Can Gürses, ikinci romanında zengin Türkçesi, sersemletici üslubuyla, renkler üstünden, Kuzgun ile Zambak’ın masalsı aşkını, diğer bir deyişle beyaz ile beyazın kara sevdasını anlatıyor. “Hayat ne kurnaz. Kitabın birine gözün takılıyor, açıyorsun, bir de bakıyorsun ki içinde hayatın duruyor.”
Okuyucuların Hisleri
Kitap Künyesi
- Yayınevi
- Doğan Ki̇tap
- Basım Yılı
- 2015
- Sayfa Sayısı
- 288
- Kapak Türü
- Karton Kapak
- Kağıt Türü
- Kitap Kağıdı
- Boyut
- 13.5 x 19.5 cm
- Dil
- Türkçe
- ISBN
- 9786050925630
Tahmini Okuma Süresi
Toplam ~7 Saat 12 Dakika288 sayfa · ortalama okuma hızına göre tahmini.

