Ünlü Alman arkeolog Heinrich Obermann’ın hayatta en büyük amacı, Anadolu’nun Ege kıyılarındaki Hisarlık’ın Homeros’un Troya’sı olduğunu, İlyada’da anlatılanların doğru olduğunu ispatlamaktır. "Arkeoloji bir bilim değil, bir sanattır," diyen Obermann bu sanatta tam bir virtüozdur. Hatta belki de gereğinden fazla iyidir... Takıntılı, içgüdüleriyle hareket eden, romantik bir hayalperesttir. Onun için tek gerçek Troya’dır. Kazılarda ona eşlik etmesi için Homeros’u orijinalinden okuyabilen, tarihe ilgi duyan bir eş arayışında karşısına bu koşulları yerine getiren genç bir Yunanlı kadın, Sophia Chrysanthis çıkar. Sophia kısa bir süre sonra kendisini kocasının yanında toprağı kazıp geçmişin üzerindeki örtüyü kaldırmaya çalışırken bulur. Eserlerinde mekân duygusu uyandırmak konusunda büyük bir usta olan Peter Ackroyd, Troya’nın Düşüşü’nde bu şehri kanlı canlı gözlerimizin önüne getiriyor. Troya’nın Düşüşü, Obermann’ın hayran olduğu kadim metinler gibi: hem gerçek, hem kurmaca... Kahramanların doğumlarını ve ölümlerini, gerçek ve kurmaca, doğru ve yalan arasındaki sınırları bulanıklaştıran hikâyeleri, insanoğlunun kusurlarını, hatalarını ve hatalarının üzerini örtmek için işlenen günahları anlatıyor...
Okuyucuların Hisleri
Kitap Künyesi
- Yayınevi
- Yapi Kredi̇ Yayinlari
- Basım Yılı
- 2008
- Sayfa Sayısı
- 208
- Kapak Türü
- Karton Kapak
- Kağıt Türü
- Kitap Kağıdı
- Boyut
- 13.5 x 21 cm
- Dil
- Türkçe
- ISBN
- 9789750813825
Tahmini Okuma Süresi
Toplam ~5 Saat 12 Dakika208 sayfa · ortalama okuma hızına göre tahmini.

