KifidiaKifidia
Geri

Üç Bin Yılın Destanı

Serdar Can
Henüz puanlanmamış
0 paylaşım

Halklar kendi tarihlerini kendileri yazarlar. Kendilerini ipe çeken ve onurlandıranlar da onlardır. Tarihin hem öznesi, hem nesnesidir onlar: yani i n s a n. . . Tarih toplumların zamanıdır. Toplumlar gelişmeseydi tarih de olmazdı. Ben de olmazdım sen de... Tıpkı kütle/enerji olmasaydı zamanın olmayacağı gibi... Kendisini tarih ve toplumuyla özdeş gören bu üç bin yaşındaki ozanın destanına kulak verin. Geçmişine ağlayan, yalvarıp-yakaran bir ihtiyar değil: Üç Bin Yaşında Bir Delikanlı O… Şu milyonluk ağaçların, milyarlık dağların yamacında üç bin yıl ne ki? Çok açık bir gerçek var: toplumlar, tarih bilinciyle donandıkça gençleşirler. Yani akılları başlarına geldikçe… Hafızası olmayan toplumlar ya ölür ya köle kalır… Serdar CAN’ın dillendirdiği “Üç bin Yılın Destanı”, tarihimizi estetik değerler katında yorumlayacak kadar özümsemeye başladığımızın güzel bir kanıtıdır. Serdar CAN bu destanı Diyarbekir zindanında yazdı. Zulmün, bilinçleri köreltemeyeceğinin ve güzellikleri karartamayacağının bir belgesi bu destan. Tıpkı anlattıkları gibi, yaşanarak yazıldı. Yaşanarak da okunacağına, inanıyoruz. Çünkü siz, hepiniz bu destanın kahramanısınız!

Okuyucuların Hisleri

Bu eser için ilk hissi sen ekle.

Kitap Künyesi

Basım Yılı
2017
Sayfa Sayısı
158
Kapak Türü
Karton Kapak
Kağıt Türü
Kitap Kağıdı
Boyut
13.5 x 19.5 cm
Dil
Türkçe
ISBN
9786056668081

Tahmini Okuma Süresi

Toplam ~3 Saat 57 Dakika
Günde 30 dk
8 gün
Günde 1 saat
4 gün
Günde 2 saat
2 gün

158 sayfa · ortalama okuma hızına göre tahmini.

Reklam